Ankara-Şanlıurfa uçağındaki bomba ihbarı asılsız çıktı
Ankara-Şanlıurfa uçağında bulunan 'patlayıcı var' notu paniğe yol açtı. Tahliye edilen uçakta yapılan aramalar sonucu ihbarın asılsız olduğu anlaşıldı.
Atlas Newsdesk ·

A JET uçağı, Şanlıurfa’da patlayıcı notu üzerine 136 yolcu ve 7 mürettebat tahliye edilerek arandı. Valilik, ihbarın asılsız olduğunu açıkladı.
Uçuştaki not alarmı başlattı
Olay, Ankara’dan Şanlıurfa’ya giden A JET Havayolları’nın 4,2 bin sefer sayılı yolcu uçağında patlayıcı madde bulunduğuna ilişkin bir notun fark edilmesiyle başladı. Uçak saat 19.00’da Ankara’dan hareket etti ve saat 20.05’te Şanlıurfa GAP Havalimanı’na indi.
İnişten sonra uçaktaki 136 yolcu ile 7 mürettebat tahliye edildi. Tahliye, arama yapılmadan önce tamamlandı; böylece uçak güvenlik ekiplerinin kontrolüne bırakıldı.
İhbar üzerine havalimanına çok sayıda polis ekibi yönlendirildi. Havalimanında geniş güvenlik önlemleri alınırken, uçakta patlayıcı madde araması yapıldı.
Valilik patlayıcı bulunmadığını bildirdi
Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, GAP Havaalanı’nda yaptığı açıklamada aramanın tamamlandığını söyledi. Şıldak, “Uçakta yapılan patlayıcı madde araması tamamlanmış, herhangi bir olumsuzluk tespit edilmemiştir. Yapılan değerlendirme sonucunda GAP Havalimanımız hava trafiğine tekrar açılmıştır” dedi.
Valiliğin açıklaması, ihbarın uçuş güvenliğini tehdit eden gerçek bir bulguya dönüşmediğini ortaya koydu. Açıklamada olaydan etkilenen vatandaşlara geçmiş olsun dileği de iletildi.
Yetkililer, notun kim tarafından bırakıldığına veya notun uçuşun hangi aşamasında fark edildiğine ilişkin ek bilgi paylaşmadı. Olayla bağlantılı bir gözaltı ya da adli işlem olup olmadığı konusunda da açıklama yapılmadı.
GAP Havalimanı trafiğe döndü
Aramanın tamamlanmasının ardından Şanlıurfa GAP Havalimanı’nda hava trafiği yeniden başladı. Bu karar, güvenlik kontrolü bitmeden operasyonun normale döndürülmediğini gösterdi.
Bu tür ihbarlarda ilk etki, uçaktaki yolcular ve mürettebat üzerinde ortaya çıkıyor. Yolcuların güvenli alana alınması, bagaj ve kabin kontrolünün tamamlanması ve hava trafiğinin yeniden düzenlenmesi aynı zincirin parçaları olarak yürütülüyor.
A JET açısından olay, 4,2 bin sefer sayılı uçuşun iniş sonrasında güvenlik prosedürüne alınmasıyla sınırlı kaldı. Şirketin diğer seferlerine ilişkin bir iptal veya gecikme bilgisi açıklanmadı.
Havacılık sektörü açısından asılsız ihbarlar, gerçek bir patlayıcı bulunmasa bile güvenlik kapasitesini ve havalimanı operasyon planını etkileyebiliyor. Polis sevki, uçak araması ve hava trafiğinin yeniden açılması, kararların resmi kontrol tamamlandıktan sonra alındığını gösteriyor.
Bundan sonraki resmi bilgi akışı, notun kaynağına ve olayın nasıl değerlendirileceğine ilişkin olabilir. Eğer yetkililer ihbarın kaynağını belirlerse süreç güvenlik soruşturması boyutuna taşınabilir; aksi halde mevcut resmi tablo, aramanın temiz çıkması ve trafiğin yeniden başlamasıyla sınırlı kalıyor.