F-35’in önündeki asıl engel: Türkiye’nin S-400 dosyası

Washington’dan gelen olumlu mesajlar, Ankara’nın talep ettiği savaş uçaklarının önünü henüz açmış değil.

Serdar Cebe ·

F-35’in önündeki asıl engel: Türkiye’nin S-400 dosyası

Serdar Cebe

Türkiye ile ABD arasında savunma ilişkilerinin yeniden şekillenmesi, tek bir pazarlık başlığına indirgenemiyor. Ankara, 40 F-35 savaş uçağı satın almak ve savunma tedarik kurumuna uygulanan ABD yaptırımlarının kaldırılmasını istiyor. Washington’da ise Temmuz ayında uzlaşma ihtimaline işaret eden açıklamalar yapıldı. Ancak siyasi isteklilik, yasal engelleri tek başına ortadan kaldırmıyor.

Kongre Araştırma Servisi’nin 14 Temmuz 2026 tarihli IN12710 sayılı notu, bu ayrımı merkeze alıyor. Türkiye’nin F-35 programından çıkarılması ve yaptırımların uygulanması, Ankara’nın 2019’da Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi almasının ardından geldi. ABD’li yetkililer, sistemin Rusya’ya F-35’in gizlilik özellikleri hakkında istihbarat sağlayabileceği kaygısını dile getirmişti.

CRS’nin aktardığına göre Başkan Donald Trump Temmuz 2026’da yaptırımların kaldırılacağını söylemiş, F-35 satışının da değerlendirilebileceğini belirtmişti. Bu açıklamalar ilişkilerde olası bir yumuşamaya işaret ediyor. Fakat CRS bunları tamamlanmış bir karar olarak sunmuyor: F-35 transferi hala Kongre’nin çıkardığı bir yasadaki şartlara bağlı.

Yaptırımlar ve uçak satışı aynı dosya değil

F-35 transferinin önündeki başlıca yasal engel, 2020 Mali Yılı Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası’nın 1245. bölümü. Bu düzenleme uyarınca ABD yönetimi, Türkiye’nin artık S-400’e sahip olmadığını, sistemi yeniden edinmeyeceğine dair güvenilir güvence verdiğini ve F-35’in güvenliğini riske atabilecek başka Rus savunma ekipmanı almadığını Kongre’ye sertifikalamalı. Yasa, sertifikadan sonra 90 günlük bir süre öngörüyor

CAATSA yaptırımlarının kaldırılması ise ayrı bir hukuki yol izliyor. CRS, başkanın bazı koşullarda yaptırımlardan feragat edebileceğini veya onları sona erdirebileceğini, ancak bunun da faaliyetin durdurulması, doğrulanabilir adımlar ve geleceğe yönelik güvenceler gibi şartlarla bağlantılı olduğunu belirtiyor.

Bu nedenle yaptırımların kaldırılması, F-35’lerin Türkiye’ye transfer edilebileceği anlamına gelmiyor. Bir süreç SSB ve bağlantılı kişiler üzerindeki yaptırımlarla ilgili; diğeri ise S-400’e ilişkin koşulları içeren F-35 transfer yasağıyla. Ankara-Washington görüşmelerinin yasal düğümü, bu iki hattın nasıl ve hangi koşullarda çözüleceği.

S-400’ün statüsü belirsizliğin merkezinde

CRS, ABD yönetiminin F-35 yasağını kaldırmak için hangi somut adımları yeterli göreceğinin açık olmadığını kaydediyor. Raporda, Türkiye’nin S-400 sistemini Birleşik Arap Emirlikleri’ne yeniden satmak üzere Rusya ile görüşüyor olabileceğine ilişkin bir medya haberi de aktarılıyor. Ancak bu, doğrulanmış bir satış anlaşması değil; raporda basına yansıyan bir olasılık olarak yer alıyor.

S-400’ün elden çıkarılması ya da başka bir yere taşınması tek başına sonucu garanti etmiyor. Yasa, sistemin artık Türkiye’nin elinde bulunmadığına ilişkin sertifikayı ve gelecekte yeniden edinilmeyeceğine dair güvenceyi arıyor. Bu değerlendirmeyi yapacak olan da ABD yürütme organı; Kongre’nin yasama ve denetim rolü ise devam ediyor.

F-16 parçalarından KAAN motorlarına

Tartışmanın Türkiye açısından başka bir boyutu da mevcut savunma kapasitesi. CRS, bir Türk yetkilinin 2025’te yaptırımların yaklaşık 20 milyar dolarlık F-16 yedek parçası tedarikini engellediğini söylediğini aktarıyor. Bu rakam raporda bağımsız bir CRS hesabı değil, yetkiliye atfedilen bir iddia.

Ayrı bir dosyada, Türkiye’nin KAAN savaş uçağı için ABD yapımı F110 motorlarına yönelik talebi bulunuyor. CRS, 2026’da yaklaşık 80 motor için olası satış bildiriminin Kongre’ye iletildiğine dair haberleri ve satışa yönelik itirazları aktarıyor. Temsilci Dina Titus’un satışa karşı ortak karar tasarısı girişimi de raporda anılıyor. Bu konu F-35 satışından farklı olsa da, ABD’nin Türkiye’ye ileri savunma teknolojisi transferinde Kongre denetiminin nasıl işlediğini gösteriyor.

Kongre ve bölgesel denge

CRS, Kongre üyelerinin Türkiye’ye F-35 satışı konusunda ortak bir tutumda olmadığını belirtiyor. Bazı üyeler S-400 meselesinin çözülmesi halinde satışa açık olabileceklerini söylerken, bazıları Ankara’nın siyasi muhalefete yaklaşımını ve ABD’nin bölgesel ortaklarıyla ilişkilerini gerekçe göstererek itiraz ediyor. İsrail ve Yunanistan’ın olası satışla ilgili kaygılarını ABD’li muhataplara ilettiğine dair haberler de raporda yer alıyor.

Bunlar, satışın gerçekleşeceğini veya engelleneceğini tek başına belirleyen unsurlar değil. Ancak dosyanın yalnızca iki ülke arasındaki savunma pazarlığından ibaret olmadığını ortaya koyuyor: Rusya ile ilişkiler, NATO içindeki işbirliği, bölgesel askeri denge ve ABD içindeki Kongre denetimi aynı tartışmanın parçaları.

CRS notunun temel mesajı, Temmuz’daki siyasi açıklamalar ve Trump’ın son yaptığı açıklama ile hukuki sonuç arasında mesafe bulunuyor. Türkiye’nin F-35 talebi, S-400’ün statüsüne ilişkin şartlar karşılanıp ABD yönetimi gerekli sertifikayı vermedikçe yasal engelle karşı karşıya. Yaptırımların hafifletilmesi ayrı bir kapı açabilir; fakat o kapı, F-35 transferine giden yolu kendiliğinden açmıyor.

More stories

Son haberler