ABD'de vatandaş olmayanların oy kullanma yasasına yargı engeli
Miami'deki bir federal mahkeme, vatandaş olmayanların oy kullanmasını yasaklayan federal düzenlemenin anayasaya aykırı olduğuna hükmederek davayı düşürdü.
Lauren Collins ·

Federal yetki sınırları tartışılıyor
Miami'de görev yapan Bölge Yargıcı David Leibowitz, vatandaş olmayan kişilerin oy kullanmasını engelleyen federal yasaya dayalı bir davayı reddetti. Mahkeme, söz konusu yasal düzenlemenin Kongre'nin anayasal yetki sınırlarını aştığına kanaat getirdi. Bu karar, 2020 seçimlerinde oy kullandığı gerekçesiyle suçlanan Chelsea Cox hakkındaki federal suçlamaların düşürülmesini sağladı.
Yargıç Leibowitz, seçmen niteliklerini belirleme yetkisinin federal hükümette değil, eyalet yönetimlerinde olduğunu vurguladı. Florida yasalarının zaten vatandaşlık şartı aradığını belirten mahkeme, bu tür ihlallerin takibinin federal makamlar yerine eyalet yetkililerinin sorumluluğunda olması gerektiğini ifade etti. Karar metninde, eyaletlerin kendi seçim süreçlerini düzenleme hakkının federal ceza hukukuyla sınırlandırılamayacağı belirtildi.
Savcılık ve savunma cephesinde durum
Federal savcılar, göçmenlik ve dış ilişkilerle bağlantılı konularda Kongre'nin daha geniş bir yetki alanına sahip olduğunu savunmuştu. İddia makamı, seçimlere dış müdahalenin engellenmesinin federal hükümetin temel görevleri arasında yer aldığını öne sürmüştü. Ancak mahkeme, bu argümanın eyaletlerin kendi seçim güvenliğini sağlama yetkisini ortadan kaldırmayacağına hükmetti.
Sanık Chelsea Cox'un avukatı Bruce Udolf, müvekkilinin sağlık sorunlarını gerekçe göstererek hükümetin bu davayı daha fazla sürdürmemesi gerektiğini belirtti. Cox'un 1999 yılında turist olarak giriş yaptığı ve vize süresi dolduktan sonra ülkede kalmaya devam ettiği kaydedildi. Savcılık, sanığın sahte belgelerle seçmen kaydı oluşturduğunu ve 2012-2020 yılları arasında oy kullandığını iddia etmişti.
Ulusal çapta hukuki belirsizlik
Ocak 2025'ten bu yana federal makamlar tarafından vatandaş olmayan kişilerin oy kullanmasına ilişkin yaklaşık 60 dava açıldı. Ülke genelinde halen devam eden 45 civarında benzer dava dosyası bulunuyor. Hukuk uzmanları, Miami'deki bu kararın diğer mahkemeler için bağlayıcı olmadığını, ancak benzer savunma stratejileri izleyen diğer sanıklar tarafından emsal olarak kullanılabileceğini belirtiyor.
Söz konusu gelişme, seçim güvenliği konusunu önceliklendiren mevcut yönetimin yasal stratejisi açısından bir engel teşkil ediyor. Eğer bir üst mahkeme bu kararı bozmazsa, federal savcıların seçim suçlarıyla ilgili elindeki araçlar kısıtlanmış olacak. Bu durum, seçim güvenliği konusundaki denetim sorumluluğunun eyalet başsavcılıklarına ve yerel seçim kurullarına kaymasına neden olabilir.
Adalet Bakanlığı'nın karara itiraz edip etmeyeceği henüz netlik kazanmadı. Hukuki süreç devam ederken, bu karar federal hükümetin seçimlere müdahale kapasitesinin sınırlarını belirleyen önemli bir tartışma noktası haline geldi. Taraflar, anayasal yetki paylaşımı konusundaki bu anlaşmazlığın önümüzdeki dönemde daha fazla yargı kararıyla şekilleneceğini öngörüyor.