İçeriğe geç
SON HABERLER
Ekonomi

Altın fiyatlarında İki yıllık yükselişin ardından 2026’da düşüş eğilimi

Dünya Altın Konseyinin verilerine göre altın, 2024’te yüzde 25,5, 2025’te ise yüzde 67,4 değer kazanırken 2026’nın ilk dokuz ayında yüzde 4,4 geriledi

Atlas Newsdesk
Altın fiyatlarında İki yıllık yükselişin ardından 2026'da düşüş eğilimi

TCMB, Dünya Altın Konseyinin verilerine göre ocak-ağustosta 82 ton net altın sattı; ağustosta ise üç tonluk alımla yön değiştirdi.

Merkez bankalarının altın işlemleri aynı yönde ilerlemiyor: Rusya rezervlerini azaltırken Çin ve Polonya alıcı tarafta bulunuyor. Kazakistan ise rezerv bileşimindeki altın ağırlığını düşürmeye hazırlanıyor; bu tabloyu genel bir satış dalgası olarak değerlendirmemek gerekiyor.

Polonyalı değerli metaller şirketi Mennica Skarbowa Genel Müdürü Adam Stroniawski de ülke bazındaki kararların ortak bir eğilime dönüştüğü görüşüne katılmıyor. Stroniawski, Rusya ile Kazakistan kaynaklı satışların dünya altın piyasasındaki fiyat etkisinin sınırlı kalacağını düşünüyor; bu değerlendirme, gerçekleşmiş bir piyasa sonucu değil.

TCMB ağustosta alıcı tarafa geçti

Dünya Altın Konseyinin aktarılan verilerinde, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) 2026'daki net satışları büyük ölçüde ilk çeyrekte yoğunlaşıyor. Temmuzdaki bir tonluk satışın ardından ağustosta üç ton alınması, sekiz aylık dönemin net satıcı görünümünü ortadan kaldırmasa da aylık işlemlerin yön değiştirdiğini gösteriyor.

Eylül sonu için aktarılan resmî rezerv rakamı yaklaşık 795 ton, bunun parasal karşılığı ise 107,1 milyar dolar. Tonaj ile dolar değerini birlikte okumak önemli: biri tutulan altının miktarını, diğeri aynı varlığın parasal büyüklüğünü ifade ediyor; bu iki gösterge aynı şeyi ölçmüyor.

TCMB, 2026 para politikası çerçevesinde, koşullar uygun oldukça uluslararası rezervlerini artırmayı sürdüreceğini bildirdi. Ancak bu genel yaklaşım, doğrudan yeni altın alımı taahhüdü anlamına gelmiyor; sonraki döneme ilişkin ayrıca açıklanmış bir altın alım kararı bulunmuyor.

Rusya satışları, Kazakistan payı azaltıyor

Rusya için aktarılan rakamlar, eylülde yaklaşık 6,2 tonluk azalmayla yılbaşından itibaren toplam düşüşün 62 tona ulaştığını gösteriyor. Tarihsel karşılaştırma olarak verilen 1998 döneminde ülke üç ayda 118 ton satmıştı; dönem uzunlukları farklı olduğu için bu rakamlar doğrudan satış hızı karşılaştırması sunmuyor.

Stroniawski, Rusya'nın satışlarını Ukrayna savaşıyla bağlantılı bütçe yükü ve savunma giderleriyle açıklıyor. Ayrıca Rusya menşeli altının Londra dışındaki kanallardan işlem gördüğünü söylüyor; ancak satışların gerekçesine ilişkin bu yorum, Rus yetkililerin açıklaması olarak sunulmuyor.

Hong Kong ticaret istatistiklerinde, ocak-temmuz arasında Rusya'dan gelen altın yaklaşık 100 ton olarak belirtiliyor; bu, önceki yılın eş dönemindeki miktarın yaklaşık üç katı. Stroniawski, bu kanal üzerinden Çin Merkez Bankasının alıcı olabileceğini düşünüyor; ticaret hacmi ise tek başına nihai alıcının kimliğini kanıtlamıyor.

Kazakistan, ilk sekiz ayda önde gelen alıcılar arasında bulunmasına rağmen yıl sonuna kadar altının rezervlerindeki ağırlığını yüzde 78 düzeyinden yüzde 75 düzeyine çekmeyi hedefliyor. Stroniawski bunun kârı nakde dönüştürme veya bütçeyi finanse etme amacı taşıyabileceğini belirtiyor; bunlar doğrulanmış resmî gerekçeler değil, olası açıklamalar.

Polonya hedefi ve fiyat belirsizliği

Polonya Merkez Bankası, alımlarını sürdürerek 700 tonluk hedefe yaklaşıyor; ancak mevcut stokun kesin miktarı aktarılmıyor. Stroniawski'ye göre hedefin yakalanması, alımların durmasını gerektirmiyor; güçlü rezervlerin kredi değerliliği ve para biriminin istikrarı bakımından sağlayabileceği katkı da onun değerlendirmesi.

Dünya Altın Konseyine atfedilen verilere göre dolar cinsinden altın getirisi, 2024'te %25,5 iken 2025'te %67,4 oldu; 2026'nın ilk dokuz ayında ise fiyat %4,4 geriledi. Bu farklı dönemlere ait getiriler, merkez bankası işlemlerinin tek başına fiyat yönünü açıkladığı sonucunu desteklemiyor.

Stroniawski'nin sınırlı etki değerlendirmesi gerçekleşirse, rezerv azaltan ülkelerin işlemleri küresel piyasada genel bir satış baskısına dönüşmeyebilir. Buna karşılık satışların diğer alımlarla ne ölçüde karşılanacağı belirsiz; TCMB'nin sonraki işlemleri, Kazakistan'ın hedefi uygulama biçimi ve Polonya'nın alım kararları bu dengenin değerlendirilmesinde belirleyici veriler olacak.

More stories

Son haberler