Polonya’da darbe girişimi: Cumhurbaşkanı yurtdışındayken Başbakan’ın emriyle polis AYM’yi ablukaya aldı
Polonya’da Anayasa Mahkemesi’nin polis ablukasına alınması ve üst düzey görevden uzaklaştırmalar üzerine siyasi kriz tırmandı.

Polonya polisi, Anayasa Mahkemesi'ndeki faaliyetini güvenlikle gerekçelendirirken, mahkeme üyeleri müdahalenin meşruiyetine itiraz etti.
Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, gelişmeler üzerine Senegal yolculuğunu keserek ülkesine döneceğini açıkladı. Başbakan Donald Tusk ise hükümetin yaklaşımını hukuk düzenini yeniden kurma sorumluluğuyla savunurken, muhalefet yaşananları darbe olarak nitelendirdi.
Tartışmanın merkezinde, mahkemenin sitesinde yayımlanan ve başkanla yardımcısının görevden uzaklaştırıldığını bildiren duyuru bulunuyor. Mahkeme üyeleri duyurunun kuruma ait olmadığını savunuyor; dolayısıyla internet sitesinde yer alan metin ile mahkeme yönetiminin açıkladığı tutum birbiriyle çelişiyor.
Mahkeme duyurusunun yetkisi tartışılıyor
Sitedeki duyuru, Mahkeme Başkanı Bogdan Swięczkowski ile yardımcısı Bartlomiej Sochanski'nin görevlerine ilişkin bir işlem yapıldığını bildiriyor. Ancak mahkeme üyeleri ve başkanı, sosyal medya açıklamalarında sitenin Başbakan'a bağlı unsurların kontrolüne geçtiğini ileri sürerek metni reddetti.
Bu açıklamalar, görevden uzaklaştırma işleminin geçerliliğini tartışmanın doğrudan konusu haline getiriyor. Duyuruyu kimin yayımladığı, hangi hukuki yetkiye dayandığı ve mahkeme yönetiminin görev durumunu nasıl değiştirdiği açıklığa kavuşmuş değil; mahkeme üyelerinin siteye ilişkin suçlaması da bir iddia niteliğinde.
Polonya'da yargıdaki görevlendirmeler etrafında süregelen siyasi uyuşmazlık, mevcut gerilimin arka planını oluşturuyor. Son gelişmeler ise atama tartışmasına, mahkeme yönetimini değiştirme yetkisi ve polis faaliyetinin sınırları konusunda yeni bir anlaşmazlık ekliyor.
Polis güvenlik bildirimini gerekçe gösteriyor
Varşova Polisi, mahkemedeki çalışmasını hakim Anna Korwin-Piotrowska'nın yaptığı güvenlik bildirimine dayandırdı. Polisin açıklamasına göre bildirim, hakimler ile personelin yaşamına yönelik tehdit doğabileceği ihtimaliyle ilgiliydi; polis yürüttüğü faaliyetin yasal görevleri kapsamında olduğunu belirtti.
Polisin gerekçesi, olası bir tehdide karşı güvenlik görevi yürüttüğü yönünde. Mahkeme yönetiminin itirazı ise duyurunun kaynağına ve müdahalenin meşruiyetine odaklanıyor; bu iki açıklama aynı olayın farklı boyutlarını ele alıyor ve aralarındaki hukuki uyuşmazlığı çözmüyor.
Polonya Yüksek Mahkemesi Birinci Başkanı Zbigniew Kapiński, polis müdahalesiyle yöneticilerin uzaklaştırılmasını anayasal düzen bakımından tehdit olarak değerlendirdi. İşlemlerin hukuki temelden yoksun olduğunu savunan Kapiński, yargının bağımsızlığına ve kuvvetler ayrılığına zarar verildiğini söyledi; bu değerlendirme, müdahalenin hukuka aykırılığı konusunda onun tutumunu yansıtıyor.
Tusk, X üzerinden yayımladığı mesajda PiS yönetimi dönemini hukuksuzlukla suçladı ve hukuk düzeninin yeniden kurulmasının kararlılık gerektirdiğini savundu. Böylece Başbakan ile müdahaleye karşı çıkan yargı temsilcileri, hukukun korunması gerekçesinden hareket ederek birbirine karşıt değerlendirmeler ortaya koydu.
Nawrocki dönüyor, PiS toplanma çağrısı yapıyor
Nawrocki, X hesabındaki açıklamasında bu koşullarda Cumhurbaşkanı'nın ülkesinde bulunması gerektiğini belirterek Senegal uçuşunu yarıda bırakacağını duyurdu. Açıklama, seyahatin kesilmesine ilişkin kararını ortaya koyuyor; ancak Cumhurbaşkanı'nın uyuşmazlığı çözmek için hangi somut adımı atacağını belirtmiyor.
Muhalefetteki Hukuk ve Adalet Partisi'nin (PiS) Kraków teşkilatı, destekçilerinden Varşova'daki mahkeme önüne gelmelerini istedi. Çağrıda ulaşım konusunda dayanışma talep edilirken, katılımın barışçıl olması ve kurumların bağımsızlığına saygı talebinin dile getirilmesi vurgulandı.
Gerilime, sosyal medyada dolaşıma giren ve polise 2–8 Kasım için hazırlık talimatı verildiğini öne süren bir belge de eklendi. Konfederasyon (Konfederacja) lideri Sławomir Mentzen'in paylaştığı, 29 Ekim 2026 tarihini taşıyan belgenin gerçekliği resmi makamlarca doğrulanmış değil; bu nedenle belge, ülke çapında böyle bir talimat verildiğinin kanıtı sayılamaz.
Mahkeme duyurusunun yetkili bir işleme dayanıp dayanmadığının açıklanması, yöneticilerin görev durumuna ilişkin anlaşmazlığı daraltabilir. Buna karşılık taraflar birbirlerinin yetkisini reddetmeyi sürdürürse, polisin güvenlik görevi ile mahkemenin bağımsızlığı arasındaki sınır uyuşmazlığın odağında kalabilir.
More stories
- Dnipro Garı'na düzenlenen saldırı sivil tahliye riskini artırdı
- Pyongyang, iş gücü ve askeri bağlara yönelik yaptırım baskısını reddediyor
- Ukrayna'ya Patriot füzesi satışına ABD yönetiminden yeşil ışık
- Fransa ekonomisi daralmanın ardından resesyon eşiğine geldi
- Gazze sınır hattı genişliyor: BM'den zorunlu göç uyarısı geldi
- Güney Afrika yapay zekâ botu hatalı yardım açıklaması üretti
- Batı Şeria'da yerleşimciler Filistinlilere ve basına saldırdı
- Japonya ve Güney Kore'de siber saldırılar milyonlarca kaydı sızdırdı
Son haberler
- AB'de konut maliyetleri 34 milyondan fazla kişiyi zorluyor
- Merkezefendi Belediyesi soruşturmasında 5 tutuklama kararı
- AKP kaynaklarından emekli maaşı açıklaması: Yeni düzenlemenin içeriği ne olacak?
- Nasdaq'ta 'yapay zeka' depremi: 1 günde 1 trilyon dolar eridi
- ACCO Brands 2026 hisse başına kâr beklentisini 0,98-1,02 dolara yükseltti
- FDA üç menopoz bandındaki kara kutu uyarılarını kaldırdı

