MİT 83 yıllık gizli belge: İnönü ve Churchill'in Adana görüşmesi
Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ile İngiltere Başbakanı Winston Churchill arasında 1943'te gerçekleştirilen Adana görüşmesine…
Atlas Newsdesk ·

MİT, 8 Şubat 1943 tarihli MİT belgesiyle Adana/Yenice görüşmesine dair Alman değerlendirmesini kamuoyuna açtı.
Belge, Milli İstihbarat Teşkilatı’nın resmi internet sitesinde, Özel Koleksiyon bölümünün Belgeler başlığı altında yayımlandı. Kayıt, Türkiye’nin ikinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ile İngiltere Başbakanı Winston Churchill arasında 30-31 Ocak 1943’te yapılan görüşmenin Berlin hattında nasıl okunduğuna ışık tutuyor.
8 Şubat 1943 tarihli yazı
Yayımlanan metin, Milli Emniyet Hizmeti Riyaseti İzmir Merkez Amirliği tarafından hazırlanan bir yazıdan oluşuyor. Yazıda, Churchill’in Adana ziyaretinden sonra Alman konsolosunun ilk gün telaş gösterdiği, ardından 4 Şubat 1943’te tercümanını odasına çağırarak sefarethaneden gelen şifreyi aktardığı belirtiliyor.
Belgeye göre Alman konsolosu, şifrede Türk hükümetinin Alman dostluğundan ayrılmayacağına dair Von Papen’e kesin güvence verildiğini söyledi. Aynı aktarımda, Alman tarafının bu mülakatı "büyük bir soğukkanlılıkla" karşıladığı mesajının çevreye iletilmesi istendi.
Bu kayıt, görüşmenin yalnızca Ankara ile Londra arasındaki bir diplomatik temas olarak izlenmediğini gösteriyor. Almanya’nın Türkiye’nin savaşta alacağı konuma ilişkin güvence arayışı, 1943 başında Ankara’nın dış politika ağırlığını artıran başlıklardan biriydi.
Yenice treninde savaş diplomasisi
İnönü ile Churchill, İkinci Dünya Savaşı’nın kritik dönemlerinden birinde Adana yakınlarındaki Yenice İstasyonu’nda, İnönü’nün özel treninde bir araya geldi. Görüşme, Churchill’in Casablanca Konferansı sonrasındaki diplomatik temaslarının parçasıydı.
İngiltere Başbakanı, Türkiye’nin Müttefiklerle daha yakın askeri işbirliğine yönelmesini ve savaşın ilerleyen aşamalarında Almanya’ya karşı daha aktif bir rol üstlenmesini istiyordu. Ankara ise doğrudan savaşa girme konusunda ihtiyatlı çizgisini korudu.
Görüşmelerde Türkiye’nin savunma kapasitesi, savaşa katılma ihtimali ve ihtiyaç duyulan askeri yardım masadaydı. Silah, ulaştırma ve lojistik destek konularında işbirliğinin artırılması yönünde mutabakat sağlandı, ancak Yenice buluşması Türkiye’nin hemen savaşa dahil olmasıyla sonuçlanmadı.
Denge politikasının arşiv izi
Türkiye, savaşın geri kalanında Müttefiklerle ilişkilerini yakınlaştırırken fiili çatışmanın dışında kalmayı sürdürdü. Bu çizgi, Ankara’nın Almanya ile bağlarını koparmadan savaş sonrası düzenin dışında kalmama hesabıyla yürüttüğü denge politikasının ana çerçevesini oluşturdu.
Türkiye’nin Almanya ve Japonya’ya savaş ilan etmesi Şubat 1945’te gerçekleşti. Bu kararın sahada askeri bir sonucu olmadı, ancak Türkiye’nin savaş sonrasında kurulacak uluslararası düzende yer alma hedefiyle bağlantılı diplomatik bir adım olarak görüldü.
MİT’in yayımladığı belge, Yenice görüşmesinin taraflar dışındaki başkentlerde de yakından takip edildiğini ortaya koyuyor. Eğer benzer arşiv kayıtları yayımlanmaya devam ederse, 1943 diplomasisinin Ankara, Londra ve Berlin tarafından nasıl okunduğuna ilişkin akademik çalışmalar daha ayrıntılı belge setlerine dayanabilir.
Açık kalan konu, yayımlanan belgenin tek başına Alman diplomasisinin genel tutumunu ne ölçüde temsil ettiği. Bu nedenle kayıt, Ankara’nın savaş dışı kalma politikasını yeniden anlatmaktan çok, o politikanın bir dış temsilcilik tarafından nasıl yorumlandığını gösteren sınırlı fakat somut bir arşiv parçası niteliği taşıyor.