Kathimerini yazdı: Türkiye'nin BM Genel Sekreteri adayı Sinirlioğlu

Yunan basını, Türkiye'nin BM Genel Sekreterliği için Feridun Sinirlioğlu'nu destekleyeceğini yazdı. Atina'nın endişesi ve geçmiş işbirliği öne çıktı.

Atlas Newsdesk ·

Kathimerini yazdı: Türkiye'nin BM Genel Sekreteri adayı Sinirlioğlu

Yunan basınına göre Türkiye, Sinirlioğlu için BM adaylığı yoklamasıyla 70 yaşındaki diplomatı küresel örgütün zirvesine taşımaya çalışıyor.

Haberde, Ankara’nın Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği için Feridun Sinirlioğlu’nun adını öne çıkarmak amacıyla BM Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesine yaklaşımda bulunduğu aktarıldı. ABD, Rusya, Çin, Britanya ve Fransa’dan oluşan bu grup, Genel Sekreter seçiminin ilk ve en dar siyasi eşiğini oluşturuyor.

Atina’nın dosyayı kaygıyla izlediği belirtildi. Bu hassasiyet, Sinirlioğlu’nun halen yürüttüğü Avrupa Güvenlik ve İş Birliği Teşkilatı Genel Sekreterliği görevine daha önce Ankara ile Atina arasındaki iş birliği sayesinde seçilmiş olmasıyla aynı diplomatik hatta bağlanıyor.

Ankara’nın beş başkent yoklaması

Sinirlioğlu, Türkiye dış politikasında uzun süre görev almış kıdemli bir diplomat. Haberde, daha önce Dışişleri Bakanlığı da yapan Sinirlioğlu için Ankara’nın BM Güvenlik Konseyi’nin daimi üyeleri nezdinde zemin aradığı ifade edildi.

Fransa cephesi, dosyanın ilk sınavlarından biri olarak öne çıkıyor. Aynı habere göre Paris’in olası bir Sinirlioğlu adaylığına destek vermesi beklenmiyor; bu değerlendirme resmi bir adaylık ilanından önce diplomatik aritmetiğin sınırlı kalabileceğini gösteriyor.

AGİT seçimi diplomatik zemin oldu

Sinirlioğlu’nun AGİT Genel Sekreterliği’ne gelişi, Türkiye ile Yunanistan arasında sınırlı da olsa iş birliği üretilebilen alanların bulunduğunu göstermişti. Bu nedenle aynı ismin BM için anılması, Atina açısından yalnızca New York merkezli bir atama süreci değil, Ankara ile yürütülen hassas diplomatik dengeyle de ilgili görülüyor.

BM Genel Sekreterliği makamı, örgütün kriz diplomasisi, insani yardım koordinasyonu ve barış süreçlerindeki kurumsal yüzünü temsil ediyor. Antonio Guterres’in ikinci beş yıllık dönemi bu yıl sona ererken, halefinin Güvenlik Konseyi tavsiyesi üzerine BM Genel Kurulu tarafından atanması gerekiyor.

Kıtasal rotasyon beklentisi, yeni ismin Güney Amerika’dan çıkabileceği değerlendirmesini güçlendiriyor. Ancak haberde bu bölgeden güçlü bir adayın henüz öne çıkmadığı belirtilirken, bu boşluk farklı başkentlerin yoklama yapmasına alan açıyor.

BM sürecinde bölgesel denge

Eğer Ankara temasları resmi adaylık ilanına dönüştürürse, Sinirlioğlu’nun profili Türkiye’nin çok taraflı diplomasi iddiasının parçası haline gelir. Böyle bir adım, küresel diplomasi düzeyinde Karadeniz, Orta Doğu ve Avrupa güvenliği başlıklarının aynı aday üzerinden yeniden tartışılmasına yol açabilir.

Eğer Güvenlik Konseyi’nin daimi üyeleri arasında erken bir direnç oluşursa, adaylık zemini daha başlamadan daralabilir. Bu durumda Sinirlioğlu açısından AGİT görevi ana diplomatik platform olarak kalır, Türkiye açısından ise dosya daha çok yoklama ve pazarlık kapasitesinin testi niteliği taşır.

Eğer Güney Amerika’dan güçlü bir aday çıkarsa, kıtasal rotasyon ilkesi sürecin merkezine yerleşebilir. Bu senaryoda BM sistemi içindeki atama dengesi bölgesel temsil üzerinden şekillenirken, Avrupa güvenlik diplomasisi ve Türkiye-Yunanistan hattı Sinirlioğlu dosyasının yan etkilerini izlemeye devam eder.

Dosyadaki açık başlık, Ankara’nın ismi ne zaman ve hangi düzeyde resmileştireceği. İkinci eşik ise beş daimi üyenin aynı aday üzerinde uzlaşmaya yaklaşıp yaklaşmayacağı; Genel Kurul aşaması ancak bu tavsiye zemini oluşursa anlam kazanacak.

More stories

Son haberler