İzmir’de demokrasi yürüyüşüne polis engeli

İzmir'de AKP'ye geçen belediye başkanlarına karşı düzenlenen yürüyüş polis tarafından engellendi. Seçmen iradesinin gasp edildiği vurgulandı.

Atlas Newsdesk ·

İzmir’de demokrasi yürüyüşüne polis engeli

Cemil Tugay iddiası, İzmir’de siyasi transfer tartışmasını sokağa taşıdı. Polis izin vermeyince eylem basın açıklamasına döndü.

Emek ve Demokrasi Güçleri, “Demokrasiye ve kentimize sahip çıkıyoruz” çağrısıyla yürüyüş düzenlemek istedi. Yürüyüşe izin verilmemesinin ardından kitle, açıklamayı Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde yapma kararı aldı.

Türkan Saylan önünde toplanma

Buluşmaya sendikalar, meslek örgütleri, siyasi parti temsilcileri ve milletvekilleri katıldı. Alanda İzmir Barosu, KESK, Eğitim-Sen ve bağlı bileşenlerin yanı sıra YENİ Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç de yer aldı.

Milletvekilleri Tuncay Özkan, Ümit Özlale, Deniz Yücel ve Murat Bakan da açıklamanın yapıldığı noktadaydı. Katılımcı kurumlar, belediye başkanlarının seçimden sonra parti değiştirmesini seçmen iradesi başlığı altında tartışmaya açtı.

Transfer tartışmasında sandık vurgusu

Kalabalık adına okunan metinde, sandıkta ortaya çıkan tercihin seçimden sonra parti geçişleriyle değiştirilemeyeceği savunuldu. Açıklamada, belediye başkanlarının yalnızca kişisel adlarıyla değil, aday gösterildikleri partilerin kimliğiyle seçmen karşısına çıktığı belirtildi.

Metin, siyasetin kişisel hesaplara teslim edilmesine karşı çıkıldığı mesajı verdi. Açıklamayı okuyanlar, hukukun üstünlüğünü ve seçmen iradesini savunmayı sürdüreceklerini söyledi.

Açıklamada, Türkiye’de demokratik hak arama alanlarının daraldığı iddiası da öne çıkarıldı. Katılımcılar, meydanlarda bir araya gelmenin baskı aracıyla engellenemeyeceğini ve bu tür uygulamalara karşı hukuki yolların işletilmesi gerektiğini savundu.

Çiğli ve Foça örnekleri

Yerel yönetimler üzerinden verilen mesajda Çiğli ve Foça ilçeleri somut örnekler olarak anıldı. Açıklamaya göre bu ilçelerde yıllar içinde oluşan siyasi ilişkiler ve seçmen tercihleri, seçim sonrası pazarlıkların konusu haline getirilmemeli.

Cemil Tugay’ın AKP’ye geçeceği yönündeki iddia, metinde bu çerçevede ele alındı. Açıklamada, meselenin bir kişinin hangi partiye üye olacağı değil, seçmenin verdiği oyun siyasal anlamının korunması olduğu ifade edildi.

Metin, son dönemde farklı partilerden seçildiği belirtilen bazı belediye başkanlarının AKP’ye geçmesini de aynı başlık altında değerlendirdi. Bu geçişlerin normalleştirilmemesi gerektiği savunulurken, yerel yönetimlerde parti kimliği ile seçmen tercihi arasındaki bağa dikkat çekildi.

İzmir siyasetinde ilk eşik

Sürecin ilk eşiği, Tugay hakkındaki iddianın siyasi aktörler tarafından nasıl karşılanacağı olacak. İddia resmen kapanırsa belediye gündemi hizmet, bütçe ve meclis takvimine dönebilir; tartışma sürerse İzmir’de yerel siyaset daha sert bir parti aidiyeti eksenine sıkışabilir.

Parti değişikliklerinin devam etmesi halinde tartışmanın yalnızca İzmir’le sınırlı kalmaması beklenir. Böyle bir durumda muhalefet partileri, sendikalar ve meslek örgütleri yerel yönetimlerde seçmen iradesi savunusunu daha görünür bir kampanya başlığına çevirebilir.

More stories

Son haberler