Hürmüz Boğazı gerilimi tırmanırken İran’dan ABD üslerine açık tehdit
Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nda yedi tankerin vurulduğu iddiasını Washington reddetti; seyrüseferin yüzde 95 oranında güvenle sürdüğü bildirildi.

Hürmüz Boğazı'nda petrol sevkiyatını hedef alan çatışmalar yeni bir aşamaya ulaştı. İran Devrim Muhafızları Ordusu, kritik su yolunda çok sayıda tankerin zarar gördüğünü açıklayarak bölgedeki Amerikan askeri varlığına doğrudan uyarıda bulundu. Küresel enerji arzının yaklaşık beşte birini sağlayan boğazdaki gelişmeler, piyasalarda tedirginliği artırıyor.
Devrim Muhafızları tarafından yapılan resmi açıklamada, petrol taşıyan dört geminin gece düzenlenen saldırılar sonucu alev aldığı, üç tankerin ise mayınlara çarparak seyrüsefer yeteneğini yitirdiği öne sürüldü. Açıklamada ayrıca bu durumun sürmesi halinde çatışmanın doğrudan bölgedeki Amerikan askeri tesislerine yöneleceği ifade edildi. Ancak bağımsız kaynaklar hedef alındığı belirtilen gemilerin bayraklarına ya da can kaybı olup olmadığına dair ayrıntıların paylaşılmadığını aktarıyor.
Washington iddiaları asılsız buldu
Beyaz Saray yönetimi Tahran'dan gelen açıklamaları kesin bir dille yalanladı. Yapılan değerlendirmelerde, yaklaşan ara seçimler öncesinde petrol fiyatlarını yükseltmek amacıyla kasıtlı bir dezenformasyon yürütüldüğü iddia edildi. Su yolundaki sevkiyatın çatışma öncesine oranla aksamadığı ve akışın kesintisiz devam ettiği savunuldu.
Amerikan Merkez Komutanlığı yetkilileri de mayın iddialarını reddederek uluslararası seyrüsefer yollarının açık tutulduğunu vurguladı. Askeri kaynaklar, boğazı kullanan ticari gemilerin yüzde 95'inin geçişini güvenli bir şekilde sürdürdüğünü ve askeri refakat operasyonlarının titizlikle yürütüldüğünü belirtti. Yetkililer, İran'ın bölgede insansız hava araçları ve füzeler kullanarak baskı kurmaya çalıştığını kaydediyor.
Enerji güvenliği ve bölgesel riskler
İran tarafı boğazdaki kontrol yetkisinin kendisine ait olduğunu savunurken, izinsiz geçiş girişimlerinin engelleneceğini dile getiriyor. Tahran'daki diplomatik çevreler, kasım ayındaki ABD seçimleri öncesinde gerilimin daha da tırmanabileceği ihtimali üzerinde duruyor. Washington'da ise uzayan çatışmaların getirdiği ekonomik yükler ve yakıt fiyatlarındaki olası artışlar siyasi baskıyı artırıyor.
Gözlemciler, önümüzdeki günlerde deniz güvenliği operasyonlarında yeni bir düzenlemeye gidilip gidilmeyeceğini yakından izliyor. Boğazdaki seyrüsefer oranlarında yaşanacak herhangi bir gerileme veya askeri üslere yönelik fiili bir saldırı, bölgesel çatışmanın sınırlarını genişletebilecek temel risk faktörleri olarak görülüyor.
More stories
- Etiyopya kahve sektörü 453 milyon dolarlık AB ihracat riski taşıyor
- AB, Vietnam ile 57,9 milyar dolarlık açıkta hak sınavı veriyor
- Libya Meclisi'nin onayına AB'den itiraz: Deniz yetki anlaşmasını tanımıyoruz
- ABD’nin ülkeyi terk edin talimatından sonra: Husiler Savunma Bakanlığı’nı vurdu
- Husilerin saldırıları sonrası Washington harekete geçti: "Ülkeyi Terk Edin" talimatı
- Erdoğan'dan Yunanistan'a teklif: '2 milyar euro harcayacağına bizden al'
- Washington'ın İran'ı vurmak için hazırladığı füze GBU-43/B
- Suriye duyurdu: Reyhanlı saldırısı faili Mihraç Ural yakalandı

