Husiler tehdidi Riyad'ın Washington hesabını değiştiriyor

Husiler Mocha’dan Babülmendep’e yönelirken Başkan Trump, Riyad’ın ABD saldırısı talebini reddetti; Washington Yemen’de yeni cephe istemiyor.

Atlas Newsdesk ·

Husiler tehdidi Riyad'ın Washington hesabını değiştiriyor

Husiler Yemen’in batısında ilerlerken Riyad’ın ABD saldırısı talebi Başkan Trump tarafından kabul edilmedi. Washington yeni cephe açmıyor.

Konuya aşina iki ABD’li yetkiliye göre Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, perşembe günü Başkan Trump’ı iki kez aradı. Görüşmeler, İran destekli Husilerin Yemen’in Kızıldeniz kıyısındaki Mocha kentini ele geçirmesinin ardından yapıldı.

Mocha hamlesi çağrıyı tetikledi

Yetkililere göre ilk görüşmede bin Selman, Yemen’deki güvenlik durumunun kötüleştiğini aktardı. Birkaç saat sonra yapılan ikinci temasta ise Riyad’ın talebi doğrudan Husilere yönelik Amerikan askeri saldırısı oldu.

Başkan Trump bu talebi kabul etmedi. Bu karar, Washington’ın Yemen’deki çatışmaya doğrudan askeri müdahale eşiğini şimdilik aşmak istemediğini gösteren en net işaretlerden biri oldu.

Washington hedef verisini sürdürüyor

ABD’li yetkililer, Trump yönetiminin şu aşamada Husilere karşı doğrudan bir operasyon planlamadığını söyledi. Washington’ın son haftalarda Riyad’a ilettiği mesajda Amerikan güçlerinin önceliğinin İran ve Hürmüz Boğazı olduğu belirtildi.

Aynı çerçevede ABD’nin Suudi Arabistan’a Husilerle ilgili istihbarat ve hedef belirleme verileri sağlamayı sürdüreceği ifade edildi. Yetkililer, Suudi Arabistan’da yaklaşık 200 Amerikan askerinin bulunduğunu da aktardı.

Bu çizgi, ABD desteğini sahadaki doğrudan saldırı rolünden ayırıyor. Washington, Kızıldeniz’de seyrüsefer özgürlüğü gibi temel ulusal güvenlik çıkarlarını korumaya odaklandığını, bölgesel güvenlik yükünün daha fazla ortaklara kalacağını bildiriyor.

Cooper Riyad temaslarına gitti

Konu hakkında bilgi sahibi iki kaynağa göre ABD Merkez Kuvvetler Komutanı Brad Cooper, perşembe günü acil koordinasyon görüşmeleri için Suudi Arabistan’a gitti. Ziyaret, ABD’nin doğrudan saldırıyı reddederken askeri temas kanalını açık tuttuğunu gösteriyor.

Riyad’ın Washington’dan doğrudan askeri müdahale istemesi, temmuz ayında verilen önceki mesajdan farklı bir hatta işaret ediyor. Suudi Arabistan o dönemde ABD’ye Husilerle kendi imkanlarıyla mücadele edebileceğini bildirmişti.

Babülmendep riski büyüyor

Husilerin Mocha’dan Babülmendep Boğazı’na doğru ilerlemesi, krizi Yemen sahasının ötesine taşıyor. Boğaz, Kızıldeniz ile Aden Körfezi arasındaki geçiş hattı olduğu için deniz taşımacılığı ve enerji akışları açısından güvenlik hesabının merkezinde yer alıyor.

Suudi Arabistan açısından risk, petrol ihracatı güzergahlarının daha kırılgan hale gelmesi. Küresel taşımacılık şirketleri açısından aynı gelişme, rota güvenliği, sigorta maliyetleri ve sefer süreleri üzerinden ticari kararları etkileyebilir.

Üç koşullu rota beliriyor

Eğer Washington mevcut çizgisini korursa, küresel etki doğrudan Amerikan saldırısından değil, navlun ve güvenlik maliyetleri kanalından ilerler. Bu durumda Suudi Arabistan, ABD istihbaratıyla hareket eden fakat sahadaki askeri yükü daha fazla kendi taşıyan aktör konumunda kalır.

Eğer Husiler Babülmendep’e doğru ilerleyişini sürdürürse, Riyad’ın daha görünür Amerikan desteği için baskısı artabilir. Böyle bir hatta enerji piyasaları güvenlik primiyle, denizcilik sektörü ise Kızıldeniz geçiş riskinin yeniden fiyatlanmasıyla karşılaşır.

Eğer ABD, Suudi Arabistan ve Yemen hükümeti arasındaki koordinasyon sahadaki baskıyı sınırlandırırsa, doğrudan müdahale talebi kısa vadede geri planda kalabilir. Açık soru, Husilerin Mocha sonrası ilerleyişinin durup durmayacağı ve Washington’ın istihbarat desteğinin nerede askeri angajmana yaklaşacağıdır.

More stories