Genç İşsizliği 2025 Yılında Yüzde 12,4 Seviyesine Yükseldi

Küresel genç işsizlik oranı 2025'te 67 milyon kişiyi etkileyerek %12,4'e çıktı. Uzmanlar, yapay zeka ve azalan orta vasıflı iş imkanlarına dikkat çekiyor.

Mei Lin ·

Genç İşsizliği 2025 Yılında Yüzde 12,4 Seviyesine Yükseldi

Küresel İstihdamda Gençler İçin Zorlu Dönem

Ekonomik büyümedeki yavaşlama ve jeopolitik gerilimler, iş yaratma kapasitesini doğrudan kısıtlıyor. Yetkililer, sadece iş sayısının değil, sunulan pozisyonların niteliğinin de gerilediğini belirtiyor. Eğitim, istihdam veya staj programlarında yer almayan gençlerin oranı ise yüzde 20'ye tırmanarak 257 milyonluk bir kitleye ulaştı.

Bölgesel Farklılıklar ve İstihdam Kaybı

İşsizlik oranlarının en yüksek seyrettiği bölgeler arasında Arap ülkeleri yüzde 26,2 ile ilk sırada yer alırken, Kuzey Afrika yüzde 22,6 ile bu grubu takip ediyor. Kuzey Amerika'da ise iki yıl önce yüzde 8,3 olan oran, 2025 itibarıyla yüzde 9,8'e yükseldi. Avrupa genelinde ise bu rakam yüzde 15 civarında seyrediyor.

Genç nüfusun işsiz kalması, kamu maliyesi üzerinde eğitim destekleri ve sosyal yardımlar nedeniyle ciddi bir yük oluşturuyor. Ayrıca, şirketlerin giriş seviyesindeki personel ihtiyacını karşılayan yetenek havuzu daralıyor. Bu durum, hizmet ve üretim sektörlerinde uzun vadeli bir personel açığı riski doğuruyor.

Orta Vasıflı İşlerin Geleceği ve Yapay Zeka

İdari işler, satış ve üretim gibi orta vasıflı pozisyonların azalması, gençler için en büyük engellerden biri haline geldi. Eğitimini tamamlayan bireyler, deneyim kazanabilecekleri giriş seviyesi pozisyonları bulmakta zorlanıyor. Yüksek vasıflı alanlar olan teknoloji ve sağlık sektörleri büyümeye devam etse de, gelişmekte olan ülkelerdeki gençler genellikle güvencesiz işlere yönelmek zorunda kalıyor.

Yapay zeka teknolojilerinin, 15-29 yaş arası çalışanların yaklaşık yüzde 6,1'inin görev yaptığı alanları etkileme potansiyeli bulunuyor. Uzmanlar, bu rollerin yüzde 10'unun otomasyona geçmesi durumunda 5,6 milyon gencin işini kaybedebileceği veya sektör değiştirmek zorunda kalabileceği uyarısında bulunuyor. Bu dönüşümün uzun vadeli etkileri henüz netleşmemiş olsa da, eğitim sistemlerinin değişen iş gücü talebine uyum sağlaması kritik bir ihtiyaç olarak öne çıkıyor.

İstihdam piyasasının dengelenmesi, hane halkı gelirlerini korumak ve kamu harcamalarını azaltmak adına hayati önem taşıyor. Ancak orta vasıflı işlerin azalmaya devam etmesi, tüketim harcamalarında düşüşe ve yeniden eğitim maliyetlerinin artmasına yol açabilir. İş dünyasının, genç çalışanları genişleyen sektörlere yönlendirecek stratejiler geliştirmesi, gelecekteki ekonomik istikrar için belirleyici olacaktır.

More stories