Fortune 500 Türkiye’de halka açık şirketlerin payı yüzde 30,8’e çıktı
Fortune 500 Türkiye listesinde halka açık şirketlerin payı yüzde 30,8 ile rekor kırarken, şirketler kârlılıklarını yeni iş kolları ve teknolojik yatırımlarla…
Fortune 500 Türkiye listesinde halka açık şirket sayısı 154’e çıkarak listedeki payını yüzde 30,8’e taşıdı; bu oran listede sermaye piyasalarının ağırlığının arttığını gösterdi. Kaynak çalışmaya göre bu seviye halka açık şirketler açısından rekor olarak kaydedildi. Liste, satış gelirleri ile piyasa değerinin her şirkette aynı yönde hareket etmediğini de ortaya koydu.
Çalışmada Türk Hava Yolları 955,5 milyar TL ciroyla satış büyüklüğünde ilk sırada yer aldı. Aselsan ise 18 Eylül 2026 kapanış verilerine göre 1,7 trilyon TL piyasa değeriyle listedeki en yüksek piyasa değerine sahip şirket olarak gösterildi. Aselsan’ın aynı listedeki geliri 180,4 milyar TL düzeyinde yer aldı; bu fark, yatırımcıların bazı şirketlerde mevcut cirodan çok üretim kapasitesi ve sipariş görünümüne odaklandığını gösteren ana karşılaştırma oldu.
Kaynak çalışmada halka açık şirketlerin listede daha görünür hale gelmesi, yalnızca ölçek büyümesiyle değil, yatırım programları ve iş kolu çeşitlendirmesiyle de ilişkilendirildi. Bu çerçevede havacılık, savunma sanayii, rafinaj, perakende, yer hizmetleri ve gıda tedariki öne çıkan sektörler arasında yer aldı. Ancak piyasa değeri ile satış geliri arasındaki fark, şirket bazında kârlılık, büyüme beklentisi, sermaye ihtiyacı ve risk algısına göre değişiyor.
Aselsan’da üretim kapasitesi hesabı
Aselsan, kaynak çalışmaya göre artan sipariş hacmini karşılamak için 56 milyon dolar harcayarak 17.865 metrekarelik Güdüm Sistemleri Üretim Merkezi’ni devreye aldı. Robotik ve otomasyon altyapısıyla kurulan merkezin üretim bantlarındaki hız sorununu azaltması hedefleniyor. Şirket yönetimi yılın ikinci yarısında hasılatta 5 milyar doları aşma beklentisini paylaşırken, bu beklenti ileriye dönük olduğu için gerçekleşme hızı sipariş teslimatlarına ve üretim ölçeğine bağlı kalacak.
Türk Hava Yolları tarafında ölçek göstergesi satış gelirinden geliyor. Şirket, kaynak çalışmaya göre ağustosta yolcu sayısını yüzde 5,6 artırarak 10 milyona çıkardı ve yüzde 88 doluluk oranı bildirdi. Ayrıca 2033 ile 2037 yılları arasında teslim almak üzere 100 adedi kesin toplam 150 uçak siparişi verdi; bu programın filo kapasitesi, finansman maliyeti ve küresel talep koşulları üzerinden bilançoya yansıması izlenecek.
BİM’in banka tescili tamamlandı
Perakende tarafında BİM, 503,7 milyar TL piyasa değeriyle kaynak çalışmada öne çıkan şirketlerden biri oldu. Şirketin 10 milyar TL kuruluş sermayeli Dost Katılım Bankası’nın tescil işlemlerini 16 Eylül itibarıyla tamamladığı belirtildi. Bu adım, perakende ağının finansal hizmetlerle nasıl entegre edileceği ve günlük nakit akışı ile tedarikçi ilişkilerinin bankacılık operasyonlarına nasıl aktarılacağı sorusunu iş gündemine taşıyor.
Tüpraş için kaynak çalışmada 804 milyar TL piyasa değeri vurgulandı. Koç Holding’in nakit sağlamak amacıyla Tüpraş paylarında kısmi satış yaptığı, ancak bağlı ortaklıklarıyla birlikte şirkette yüzde 50,1 hakim payı koruduğu aktarıldı. Bu tür işlemler yatırımcılar açısından sermaye tahsisi, portföy yönetimi ve ana ortaklık kontrolünün korunması başlıklarında izleniyor.
Sınır ötesi büyüme dosyaları
Çelebi Hava Servisi, hisse başına kâr sıralamasında 149,7 TL ile ilk sırada gösterildi. Şirketin Endonezya Cakarta merkezli iki iştirakinde sermaye artırdığı ve bu iştiraklere yaklaşık 2,2 milyon dolar yeni kaynak sağladığı belirtildi. Bu kaynak aktarımı, Asya yer hizmetleri pazarında ölçek artırma hedefiyle bağlantılı olarak sunuldu.
Efor Yatırım için kaynak çalışmada yatırımcı kârlılığı yüzde 148 ile ikinci sıra olarak verildi. Şirketin büyük bir perakende zinciriyle 3,3 milyar TL tutarında dökme çay tedarik sözleşmesi imzaladığı aktarıldı. Bu sözleşme, üretim kapasitesinin kullanım oranı ve müşteri etiketli ürün tedariki açısından izlenecek bir gelir görünürlüğü unsuru olarak değerlendiriliyor.
Listeye giren halka açık şirketlerin sayısı artarsa, Borsa İstanbul’daki şirket çeşitliliği ve sektör temsili yatırımcıların karşılaştırma alanını genişletebilir. Buna karşılık faiz, kur, finansman maliyeti ve dış talep koşulları zayıflarsa, satış büyüklüğü ile piyasa değeri arasındaki fark şirket bazında daha belirgin hale gelebilir.
More stories
- Bireysel borçlarda takip oranı altı ayda kredi kartlarıyla yükseliyor
- Yatırım fonlarında 678,1 milyar TL çıkış likidite baskısını artırıyor
- TCMB fonlama maliyeti inerken kredi-mevduat makası 19 puanı aşıyor
- Sermaye tamamlama fonunda ortaklık oranı vergi riskine dönüşüyor
- Türkiye’nin en büyük 500 şirketinde satışlar artarken kâr baskısı sürüyor
- Alves Kablo konkordato başvurusuyla faaliyet statüsünü mahkemeye taşıdı
- Hürmüz yakınlarında tanker vuruldu: Deniz ticareti risk altında
- Fon soruşturmasında yeni yol haritası: Fon Koordinasyon Kurulu oluşturuldu
- Paramount ve Warner Bros. birleşmesinde dijital yayın yönetimi
Son haberler
- Riyad Havalimanı'na Husi saldırısı bölgesel gerilimi tırmandırdı
- Suna’nın Kızları beş yılda 22 binden fazla çocuğa ulaştı
- Sağlık Bakanlığı Tütün Ürünleri Satışında Elektronik Yaş Doğrulama Hazırlığında
- Adalet Bakanlığı'ndan suç örgütleriyle mücadele raporu: 32 bini aşkın tutuklama
- Moskova ile Kiev arasında enerji ateşkesi: Açıklama Trump'tan geldi

