Atlas360
Ekonomi

Türkiye’nin en büyük 500 şirketinde satışlar artarken kâr baskısı sürüyor

Türkiye'nin en büyük 500 şirketi satış ve kârlarını artırırken, istihdamda daralma yaşandı ve ihracat performansı iç satışların gerisinde kaldı.

Cuneyd Erdogan

Türkiye’nin en büyük 500 şirketinin net satışları 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 29,9 artarak 22 trilyon 596 milyar TL’ye ulaştı; bu artış, yüksek finansman maliyetlerine rağmen büyük şirketlerin ciro ölçeğini büyüttüğünü gösterdi. Aynı dönemde toplam net kâr yüzde 11,53 artışla 486 milyar TL’ye çıktı ancak listedeki 500 şirketin 156’sı yılı zararla tamamladı. Araştırma sonuçları, satış büyümesi ile kârlılık arasındaki ayrışmanın 2025’te şirket performansının ana eksenlerinden biri olduğunu ortaya koydu.

Fortune 500 Türkiye 2025 araştırmasına göre toplam ihracat TL bazında yüzde 25,2 artarak 5 trilyon 536 milyar TL’ye yükseldi; dolar bazındaki artış ise yüzde 4 ile sınırlı kaldı. İhracat artışının toplam net satışlardaki yüzde 29,9’luk yükselişin gerisinde kalması, araştırmaya göre 2025’te iç satışların ciro büyümesine daha güçlü katkı verdiğine işaret etti. Yüksek üretim ve finansman maliyetleri ile kur-maliyet dengesinin fiyat rekabetçiliği üzerindeki baskısı, şirketlerin dış pazarlardaki performansını sınırlayan unsurlar arasında gösterildi.

Şirketlerin toplam istihdamı 2025 yılında yüzde 2,6 azalarak 1 milyon 461 bin kişiye geriledi. Satış ve kâr toplamındaki artışa rağmen istihdamdaki düşüş, büyük ölçekli şirketlerin maliyet kontrolü, verimlilik ve talep görünümü üzerinden daha seçici bir kapasite yönetimine yöneldiğini gösteren bir veri olarak öne çıktı. BİM, 2025 yılında çalışan sayısını 101 bin 603’e çıkararak listedeki en yüksek istihdam sağlayan şirket konumunu korudu.

EPİAŞ trilyon TL eşiğini geçti

Enerji Piyasaları İşletme A.Ş. 1 trilyon 45,1 milyar TL net satış geliriyle listenin ilk sırasında yer aldı ve araştırma tarihinde 1 trilyon TL net satış eşiğini aşan ilk şirket oldu. Türk Hava Yolları 955,5 milyar TL net satış geliriyle ikinci sıraya yükselirken, Ford Otomotiv Sanayi A.Ş. 830,8 milyar TL’yi aşan net satışla üçüncü sıraya çıktı. Türkiye Petrol Rafineleri A.Ş. ise 830,4 milyar TL’nin altındaki net satış geliriyle dördüncü sırada yer aldı.

Listenin ilk beşinde BİM yaklaşık 721,1 milyar TL net satış geliriyle beşinci sıradaki yerini korudu. İlk sıralamadaki değişim, enerji piyasası işletmeciliği, havacılık, otomotiv, rafineri ve perakende sektörlerinin büyük şirketler ligindeki ağırlığını sürdürdüğünü gösterdi. Bu yapı, yatırımcılar açısından ciro büyüklüğünün sektörler arasında farklı iş modelleriyle üretildiğini ve kâr kalitesinin tek başına satış ölçeğiyle okunamayacağını hatırlatıyor.

Kârlılık şirketler arasında ayrıştı

Fortune 500 Türkiye 2025 listesinde yer alan şirketlerin 344’ü yılı net kârla tamamlarken, 156 şirket net zarar açıkladı. Toplam net kârın yüzde 11,53 artmasına karşın şirketlerin yaklaşık üçte birinin zarar açıklaması, finansman giderleri, kur dengesi, talep koşulları ve sektör bazlı maliyet yapılarının şirket bilançoları üzerindeki etkisinin eşit dağılmadığını gösterdi. Bu ayrışma özellikle yüksek borçluluk, döviz girdisi ve işletme sermayesi ihtiyacı taşıyan şirketler için bilanço okumasını daha önemli hale getiriyor.

Araştırmada enflasyon muhasebesinin bilanço türleri ve raporlama standartlarına göre farklılaştığı, bu nedenle listenin tamamı için tek tip reel veya nominal analiz yapılmasının mümkün olmadığı belirtildi. Finansal tablolarını UFRS’ye göre hazırlayan ve fonksiyonel para birimi TL olan şirketlerde toplam net satışların reel olarak yüzde 4,8 arttığı açıklandı. UFRS uygulamayan ya da fonksiyonel para birimi TL dışında olan şirketlerde ise ekstrem değere sahip bir şirket hariç tutulduğunda reel satış artışı yüzde 8,3 olarak hesaplandı.

Borsa şirketlerinin ağırlığı arttı

Borsa İstanbul’da işlem gören şirket sayısı 154 ile araştırma tarihinin en yüksek seviyesine çıktı. Bu veri, son yıllardaki halka arz dalgasının büyük şirketler listesine yansıdığını ve sermaye piyasalarının kurumsal şirket finansmanındaki görünürlüğünü artırdığını gösteriyor. Ancak borsada yer almak tek başına bilanço dayanıklılığı anlamına gelmediği için yatırımcıların satış büyümesi, kâr marjı, borçluluk, nakit akışı ve faaliyet sermayesi kalemlerini birlikte değerlendirmesi gerekiyor.

Net satışları 10 milyar TL’yi aşan şirket sayısının 354’e yükselmesi, listedeki ölçek yoğunlaşmasının arttığını ortaya koydu. Büyük ciro eşiğini geçen şirket sayısındaki artış, enflasyonist fiyatlama, iç talep, sektör bazlı hacim etkileri ve raporlama farklılıkları birlikte okunmadan tek başına operasyonel güç göstergesi olarak değerlendirilemez. Şirketler için temel sınav, nominal satış büyümesini sürdürülebilir kâr, nakit üretimi ve daha yönetilebilir finansman maliyetleriyle destekleyip destekleyemeyecekleri olacak.

Önümüzdeki dönemde izlenecek ana başlıklar, sıkı para politikasının finansman giderleri üzerindeki etkisi, ihracat pazarlarındaki talep seyri ve enflasyon muhasebesinin şirket karşılaştırmalarını nasıl etkileyeceği olacak. Bu koşulların nasıl şekilleneceği, büyük şirketlerin kârlılık ayrışmasını, istihdam planlarını ve Borsa İstanbul’daki halka açık şirketlerin yatırımcı algısını belirleyecek.

More stories

Son haberler