Fon soruşturmasında yeni yol haritası: Fon Koordinasyon Kurulu oluşturuldu
Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında tasfiye kapsamındaki fonların yol haritası belirlendi. Fon Koordinasyon Kurulu kuruldu, DDK inceleme başlattı.
Atlas Newsdesk ·

Fon Koordinasyon Kurulu, yatırım fonu tasfiyeleri ve yatırımcı ödemelerini koordine etmek için Erdoğan başkanlığındaki toplantıda kuruldu.
İletişim Başkanlığı açıklamasına göre toplantıya ekonomi yönetiminden isimler ve ilgili kurumların üst düzey yöneticileri katıldı. Gündem, sermaye piyasalarında son dönemde ortaya çıkan fon işlemleri, tasfiye kararları ve yatırımcılara yapılacak ödemelerdi.
Kurul tasfiye sürecini yönetecek
Yeni yapı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında genel koordinasyon göreviyle oluşturuldu. Açıklamada kurulun amacı, tasfiyelerin yatırımcıların meşru hakları ve kamu yararı dikkate alınarak hızlı yürütülmesi olarak tarif edildi.
Kurulun yetki alanı, açıklamada ayrıntılı bir takvim veya uygulama listesiyle paylaşılmadı. Buna karşın koordinasyon görevinin, farklı kurumların aynı dosyalar üzerinde eş zamanlı çalışacağı bir süreç için merkezileştirme anlamına geldiği anlaşılıyor.
Toplantıda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, tasfiye edilen fonlarda işlemlerin dikkatle yürütülmesini istediği bildirildi. Açıklamaya göre öncelik, sermaye piyasası kuralları içinde yatırımcı haklarının korunması ve ödemelerin adil biçimde tamamlanması olacak.
DDK fon işlemlerini inceleyecek
Devlet Denetleme Kurulu, Erdoğan’ın talimatı üzerine son dönemdeki yatırım fonu işlemlerine yönelik inceleme ve denetim süreci başlattı. Bu adım, tasfiye kararlarının yalnızca ödeme boyutuyla değil, işlemlerin oluş biçimi ve denetim mekanizması açısından da ele alınacağını gösteriyor.
Açıklamada hangi fonların tasfiye kapsamında olduğu, bu fonların toplam mal varlığı veya kaç yatırımcıyı etkilediği belirtilmedi. Bu eksik bilgiler, ödeme sırası, tahsilat kapasitesi ve olası kayıp dağılımı açısından sürecin en kritik belirsizlikleri olmaya devam ediyor.
Sermaye Piyasası Kurulu, toplantıda yatırımcı ödemelerine ilişkin yol haritasını sundu. Buna göre ödemeler, fonların mal varlığı ve likidite durumu ile hak sahipliği mutabakatı tamamlanan yatırımcılar esas alınarak planlanacak.
Bu çerçeve, ödemelerin tek seferde ve bütün yatırımcıları aynı anda kapsayacağı anlamına gelmiyor. Likiditeye bağlı bir ödeme düzeni, varlıkların nakde dönüşme hızı ile hak sahipliği kayıtlarının kesinleşmesine bağlı olarak ilerleyecek.
Devir dosyaları masada kaldı
Toplantıda Katılımevim ve Birevim Tasarruf Finansman Şirketleri ile İktisat Katılım Bankası’nın Türkiye Emlak Katılım Bankası’na devrine ilişkin süreç de ele alındı. Açıklamada bu devirlerin fon tasfiyesiyle doğrudan bağlantısına dair ek ayrıntı verilmedi.
Bu üç kurumun dosyalarının aynı toplantıda gündeme gelmesi, finansal kurumların devri ile sermaye piyasası denetimi arasında idari koordinasyon arayışına işaret ediyor. Süreç, tasarruf finansmanı ve katılım bankacılığı alanlarında gözetim kapasitesinin nasıl kullanılacağı açısından sektör tarafından izlenecek.
Hükümet tarafı, benzer durumların yeniden yaşanmaması için sermaye piyasalarının işleyişini ve denetim kanallarını güçlendirecek idari ve hukuki düzenlemeler üzerinde durulduğunu bildirdi. Düzenlemelerin kapsamı, hangi kurumların yetkisinin genişletileceği ve hangi piyasa araçlarının hedefleneceği henüz açıklanmadı.
Eğer SPK’nın ödeme planı hak sahipliği mutabakatını hızlı tamamlayabilirse, yatırımcı güvenindeki hasar sınırlanabilir ve ilgili şirketlerin yükümlülük yönetimi daha öngörülebilir hale gelebilir. Bu durumda sektör açısından ana mekanizma, tasfiye varlıklarının nakde çevrilmesi ve kayıtların netleşmesi olur.
Eğer likidite yetersiz kalır veya inceleme süreci uzarsa, yatırımcı ödemeleri gecikebilir ve sermaye piyasalarında denetim risk primi artabilir. Küresel makro etkisi doğrudan sınırlı kalacak olsa da Türkiye varlıklarına yönelik portföy akımlarında güven ve düzenleyici öngörülebilirlik kanalı üzerinden fiyatlama oluşabilir.