Yavaş’tan Mersin’de Dayanışma Ziyareti: "Soruşturmadan Kaçmıyoruz, Usulüne Uygun Yargılanalım"
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, gözaltına alınan Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer'in ailesine bir destek ziyareti düzenledi
Atlas Newsdesk ·

Vahap Seçer, 5 Ekim sabahı adliyeye sevk edildi; Mansur Yavaş gözaltı usulünü eleştirdi ve tutuklama koşulu görmediğini söyledi.
Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 1 Ekim'de gözaltına alınan Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, sağlık kontrolünün ardından adliyeye götürüldü. Aynı dosyada gözaltına alınan diğer belediye başkanları ve şüpheliler de adliyeye getirildi.
Seçer dosyası adliyede
Soruşturmanın bu aşamasında kamuoyuna yansıyan kesin bilgi, Seçer'in dört günlük gözaltı sürecinin ardından adliyeye sevk edildiği yönünde. Dosyada yer alan suçlamaların kapsamı ve savcılık sorgusundan sonra hangi talebin yapılacağına ilişkin resmi açıklama kaynak metinde bulunmuyor.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, sevk öncesinde Seçer'in eşi Meral Seçer'i ve ailesini evlerinde ziyaret etti. Ziyaretin ardından gazetecilere konuşan Yavaş, hem aileye geçmiş olsun dileklerini ilettiğini hem de dosyaya ilişkin kendilerine aktarılan bilgileri aldığını söyledi.
Yavaş usul itirazını büyüttü
Yavaş'ın temel itirazı, belediye başkanları ve kamu görevlileri hakkında yürütülen soruşturmalarda davet yolunun kullanılabileceği halde gözaltı tedbirine başvurulmasıydı. Yavaş, kamu görevlileriyle ilgili süreçlerde mülkiye müfettişi veya Sayıştay tespiti sonrasında savcılığın ifade için çağrı yapabileceğini belirtti.
Yavaş, Anayasa'ya göre yargılama tamamlanmadan herkesin suçsuz sayılması gerektiğini vurguladı. Seçer'in savcılığa davet edilmesi halinde de aynı ifadeyi vereceğini savunan Yavaş, bu nedenle gözaltı yöntemini hukuka uygun bulmadığını söyledi.
Ankara örneği üzerinden de karşılaştırma yapan Yavaş, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapmış Melih Gökçek'in davet edildiğini, ifade verip ayrıldığını anlattı. Bu karşılaştırmayı, belediye başkanlarına yönelik soruşturmalarda standart uygulama talebini desteklemek için kullandı.
Doğrudan temin iddiaları
Yavaş, dosyada bazı doğrudan temin işlemlerinden söz edildiğini ancak kendilerine aktarılan bilgiler üzerinden bu iddiaların tutuklamayı gerektirecek nitelikte görünmediğini söyledi. Doğrudan temin usullerinde hata bulunsa bile bunun ihale suçu olarak değil, görevi kötüye kullanma kapsamında değerlendirilebileceğini savundu.
Bu değerlendirme Yavaş'ın hukuki görüşü olarak öne çıktı; dosyaya ilişkin resmi yargı makamlarının nihai değerlendirmesi henüz kaynak metinde yer almıyor. Seçer'in daha önce milletvekilliği yaptığını, halen TBB Başkanlığı ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevlerini yürüttüğünü hatırlatan Yavaş, bu konumların yargılama usulünde dikkate alınması gerektiğini belirtti.
Yavaş, belediye başkanlarının soruşturmalardan kaçmadığını, ancak sürecin usulüne uygun yürütülmesini istediklerini söyledi. Kendi ifadeleriyle ayrıcalık talep etmediklerini, yargılanmaya karşı çıkmadıklarını, yalnızca davet ve ifade alma gibi olağan yolların işletilmesini beklediklerini aktardı.
TBB ve belediye hesabı
Bir gazeteci, operasyonların Türkiye Belediyeler Birliği ve belediyelerde yönetim değişikliğine yol açmayı hedeflediği yönündeki yorumları sordu. Yavaş, TBB'de ve Mersin Büyükşehir Belediyesi'nde böyle bir sonucu doğuracak sayı bulunmadığını söyleyerek bu yoruma katılmadığını ifade etti.
Sürecin bundan sonraki yönünü savcılık sorgusu ve olası mahkeme değerlendirmesi belirleyecek. Seçer serbest bırakılırsa siyasi tartışma büyük ölçüde gözaltı usulü ve belediye başkanlarına yönelik soruşturma pratiği üzerinde yoğunlaşabilir; farklı bir karar çıkarsa TBB, Mersin Büyükşehir Belediyesi ve muhalefet belediyeleri açısından hukuki ve idari takip başlıkları öne çıkacak.