Türkiye fuarcılık sektörü 2025’te 15,2 milyar euroluk çıktı yarattı
Türkiye fuarcılık sektörü 2025 yılında 15,2 milyar euroluk ekonomik çıktı ve 135 bin kişilik istihdam yaratarak ülke ekonomisine önemli bir çarpan etkisi…

Oxford Economics ve Küresel Fuar Endüstrisi Birliği raporuna göre Türkiye fuarcılık sektörü 2025’te 15,2 milyar euroluk ekonomik çıktı yaratarak hizmetler, lojistik ve konaklama zincirinde ölçülebilir bir hacim oluşturdu. Raporda sektörün gayri safi yurt içi hasılaya katkısı 8 milyar euro, desteklediği istihdam ise 135,7 bin kişi olarak verildi. Aynı dönemde Türkiye genelinde 456 fuar düzenlendi.
Rapora göre yıl boyunca fuarlarda 19,8 milyon ziyaretçi ağırlandı ve 65 bin katılımcı firma yerli ve yabancı alıcılarla buluştu. Satılan fuar alanı 3,33 milyon metrekare olarak hesaplandı. Katılımcı ve ziyaretçilerin seyahat, konaklama, lojistik, yeme-içme, organizasyon ve teknoloji altyapısı gibi kalemlerde yaptığı doğrudan harcama 7,5 milyar euroya ulaştı.
Bu tablo, fuarcılığı yalnızca organizasyon gelirleriyle sınırlı olmayan bir hizmet ihracı ve iş geliştirme kanalı olarak öne çıkarıyor. Rapordaki çarpan hesabına göre her 1 euro doğrudan harcama ekonomide yaklaşık 2 euroluk toplam çıktı yarattı. Bu oran, doğrudan fuar harcamalarının tedarikçiler, ulaşım, konaklama, perakende ve finansal hizmetler üzerinden ikinci halka gelirlerine dönüştüğünü gösteriyor.
İstanbul 8,76 milyar euroda Şehir bazında en yüksek ekonomik çıktı İstanbul’da oluştu. Raporda İstanbul’un 8,76 milyar euroluk çıktı ile toplam sektör hacminin yarısından fazlasını karşıladığı belirtildi. Bu büyüklük, kentin fuar alanı kapasitesi, uluslararası ulaşım bağlantıları ve kurumsal etkinlik altyapısıyla sektörün ana merkezi konumunu koruduğuna işaret ediyor.
İzmir 1,30 milyar euro, Antalya 0,84 milyar euro ve Ankara 0,81 milyar euro ekonomik çıktı ile İstanbul’u izledi. Sanayi kentleri tarafında Konya 0,48 milyar euro, Bursa 0,41 milyar euro ve Kayseri 0,37 milyar euro çıktı üretti. Bu dağılım, fuarcılık gelirlerinin büyük metropollerin yanında üretim merkezlerine de yayıldığını gösteriyor.
Bölgesel etki özellikle ihracatçı sektörler açısından izleniyor. Makine, otomotiv yan sanayi, mobilya, gıda, tekstil ve turizm gibi alanlarda fuarlar, firmaların alıcılarla doğrudan temas kurduğu satış ve pazarlama kanallarından biri olarak çalışıyor. Bu kanalın güçlenmesi, şirketler için müşteri edinme maliyeti, sipariş görünürlüğü ve dış pazar çeşitliliği açısından önem taşıyor.
Doğrudan katkı 4 milyar euro
Raporda sektörün GSYH’ye doğrudan etkisi 4 milyar euro seviyesinde verildi. Dolaylı ve uyarılmış etkilerle birlikte toplam katkının 8 milyar euroya çıktığı hesaplandı. Bu fark, stant kurulumu, güvenlik, temizlik, yazılım, ödeme sistemleri, lojistik ve konaklama gibi destek sektörlerinin fuar takviminden aldığı payı görünür kılıyor.
Türkiye Fuar Yapımcıları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı ve Tüyap Fuarlar Yapım A.Ş. Genel Müdürü İlhan Ersözlü, rapora ilişkin değerlendirmesinde fuarları ticaret ve ihracatın kesişim noktası olarak tanımladı. Ersözlü’ye göre fuarlar, şirketlerin yeni pazarlara erişiminde ve kentlerindeki ticari hareketliliğin artmasında rol oynuyor. Bu değerlendirme, sektör temsilcilerinin fuarcılığı iç talep kadar dış ticaret bağlantıları üzerinden de okuduğunu gösteriyor.
Şirketler açısından ana etki gelir kaleminin kendisinden çok sipariş, distribütörlük, tedarik ve ihracat bağlantılarında ortaya çıkıyor. Otel, havayolu, karayolu taşımacılığı, şehir içi ulaşım ve yeme-içme işletmeleri için fuar dönemleri kapasite kullanımını artıran dönemsel talep yaratıyor. Organizasyon şirketleri ve fuar alanı işletmecileri için ise takvim yoğunluğu, nakit akışı ve yatırım geri dönüş süresi açısından belirleyici oluyor.
Altyapı ve alıcı trafiği
Önümüzdeki dönemde sektör için ana izleme başlıkları fuar alanı kapasitesi, uluslararası alıcı trafiği, kamu destekleri ve şehirlerin ulaşım altyapısı olacak. Eğer altyapı yatırımları ve yabancı alıcı çekme programları güçlenirse, makro düzeyde hizmet gelirleri ve ticaret bağlantıları desteklenebilir; şirketler tarafında fuar katılımının satış kanalına dönüşme ihtimali artar; sektör genelinde ise organizasyon, konaklama ve lojistik zincirinde daha öngörülebilir talep oluşabilir.
Eğer finansman maliyetleri yüksek kalır veya yabancı ziyaretçi trafiği zayıflarsa, fuar katılım bütçeleri özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerde baskı altında kalabilir. Bu senaryoda sektörün toplam ekonomik çıktısı değil, çıktının şehirler ve alt sektörler arasındaki dağılımı daha yakından izlenir. Açık soru, 2025’te raporlanan 456 fuarlık takvimin sonraki dönemde katılımcı firma ve ziyaretçi sayısıyla aynı ivmeyi koruyup koruyamayacağıdır.
More stories
- Barselona'daki tarihi Tibidabo Lunaparkı 125. yılını kutladı.
- Steve Eisman S&P 500'ün yüzde 65'inin yapay zekaya dayandığını açıkladı.
- Lam Research hisseleri 10 yılda önemli bir büyüme kaydetti.
- ABD'de bebek banyo koltukları boğulma riskiyle toplatılıyor
- Emlak Katılım’ın KTLEV payı yüzde 22,49’a çıkarken finansman soruları artıyor
- Pasifik Eurasia Kazakistan'dan tahıl taşımacılığı başlattı
- Maui küçük işletme ödülleri 21 Ekim tarihinde sahiplerini buluyor
- Avrupa ve Çin arasında hibrit araç ticaretinde yeni dönem
Son haberler
- Moto X Oyunu 16 Ekim Tarihinde Modern Platformlara Geliyor
- BJSM yazısı genç hokeyinde 3 beyin sarsıntısı adımı istiyor
- Manisa'daki kazada gelişme: Gözaltına alınan 2 sürücü tutuklandı
- Çinli batarya üreticileri Fas üzerinden Avrupa pazarına açılıyor
- Kurumsal siber güvenlik için yeni oltalama savunma platformu
- Kaliforniya sanayi kentleri 2027 tedarik zirvesi düzenliyor
- Finansal suçlarla mücadelede yapay zeka destekli otonom sistemler yaygınlaşıyor

