Suriye Eski Subayları Viyana'da İşkence Suçlamasıyla Yargılanıyor
İki eski Suriyeli subay, savaş suçları ve işkence iddialarıyla Avusturya'da yargılanmaya başlandı.
Lauren Collins ·

Viyana'da Başlayan Önemli Dava
Suriye'deki iç savaşın ilk dönemlerinde işkence ve savaş suçları işledikleri iddia edilen iki eski Suriyeli subay, Khaled al-Halabi ve Musab Abu Rukbah, Viyana'da mahkeme önüne çıktı. Avusturyalı savcılar, bu davanın Devlet Başkanı Beşar Esad hükümetinden yetkilileri içeren ülkedeki ilk yargılama olduğunu ve uzun süreli bir soruşturmanın ardından açıldığını belirtti.
Savcılık açıklamasına göre, 63 yaşındaki al-Halabi, 2011-2013 yılları arasında Rakka'da Devlet Güvenlik Başkanı olarak görev yaptı. 54 yaşındaki Abu Rukbah ise yerel kriminal polis departmanında soruşturma başkanı olarak çalıştı, daha sonra İçişleri Bakanlığı bünyesindeki bir istihbarat birimi olan Rakka Siyasi Güvenlik Ofisi'ne liderlik etti.
Her iki sanık da Avusturya'dan sığınma hakkı alarak 2015'ten beri bu ülkede yaşıyor. Cinsel taciz, ağırlaştırılmış cebir ve bedensel zarar verme gibi suçlamaları reddettiler.
Suçlamaların Detayları ve Yargılama Süreci
Viyana Kamu Savcılığı tarafından hazırlanan iddianameye göre, suçlamalar Suriye'deki sivil protesto hareketini zorla bastırmaya yönelik sorgulamalarla ilgili. Savcılar, al-Halabi'nin 2013 başlarında iki tanıkla ilgili olaylar nedeniyle ayrıca işkence suçlamasıyla karşı karşıya olduğunu ifade etti.
İddianamede, tekrarlanan sorgulamalar sırasında dayak, elektrik şoku ve cinsel istismar gibi kötü muamele iddiaları yer alıyor. Ayrıca, tutukluları ikiye katlayarak omurgalarına zarar verebilen "uçan halı" olarak bilinen ahşap bir aletin kullanıldığı da belirtildi.
Mahkemenin, savaşın ilk günlerinde al-Halabi'nin ofisinde işkence gördüklerini iddia eden eski protestocular ve bir doktor dahil 18 Suriyeli sivilin ifadesini dinlemesi bekleniyor. Tanık ifadelerinin önümüzdeki hafta başlayacağı açıklandı.
Uluslararası Mahkeme Yokluğunda İlerleyen Dava
Savcılar, Suriye'deki savaş suçları için uluslararası bir mahkeme bulunmadığı bir ortamda bu davanın ilerlediğini vurguladı. Bu durumun, Rusya ve Çin'in Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin yetkilendirilmesine karşı kullandığı vetolarla bağlantılı olduğu belirtildi.
Yetkililer, tanıkların önümüzdeki oturumlarda ifade vermesiyle birlikte, bu yargılamanın sanıkların inkarlarını test edeceğini ifade etti. Mahkemenin önümüzdeki haftalarda delilleri dinlemeye devam etmesi bekleniyor.