ABD-İran gerilimi: karşılıklı saldırılar tırmanıyor bölgede
ABD-İran gerilimi tırmanıyor. ABD hava saldırıları ve İran'ın ABD üssünü hedef almasıyla tansiyon yükseldi. Müzakereler ve ateşkes sürüyor.
Cuneyd Erdogan ·

ABD-İran gerilimi, ABD’nin İran içindeki askeri noktalara hava saldırısı düzenlediğini ve Tahran’ın bir ABD üssüne karşılık verdiğini duyurmasıyla yeniden tırmandı.
Karşılıklı saldırılar ve CENTCOM açıklaması
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), X’te yayımladığı mesajda operasyonların, açık denizde devriye görevindeki bir ABD MQ-1 İHA’sının düşürülmesi dahil “saldırgan İran eylemlerine” yanıt olduğunu belirtti. Paylaşıma göre ABD’ye ait savaş uçakları, İran hava savunma unsurları ile bir yer kontrol istasyonunu vurdu ve deniz trafiğini tehdit ettiği belirtilen iki tek kullanımlık saldırı İHA’sını imha etti.
CENTCOM, mevcut ateşkes döneminde ABD personeli ve çıkarlarının korunmasına devam edileceğini vurguladı. İran Devrim Muhafızları ise pazartesi günkü duyurusunda, ABD’nin İran’ın güneyine yönelik saldırılarında yararlandığı bir hava üssünü hedef aldıklarını bildirdi; ancak üssün yeri veya hasar hakkında ayrıntı paylaşmadı.
Kuveyt’te savunma alarmı, bölgesel riskler artıyor
Bölgesel gerilim Kuveyt’te de hissedildi. Devlet ajansı KUNA, ülke genelinde sirenlerin devreye girdiğini ve hava savunmasının pazartesi günü füze ile İHA girişimlerini engellediğini aktardı; olayın failleri veya kayıplara ilişkin bilgi verilmedi.
Nisan başındaki ateşkes yürürlükte olsa da taraflar zaman zaman karşılıklı vuruşlar gerçekleştiriyor. Üç aydır süren savaşı sonlandırmaya dönük görüşmeler uzarken, geçen perşembe de benzer bir saldırı-misilleme döngüsü yaşanmıştı.
Müzakereler, enerji ve siyaset denklemi
ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta başlattığı savaş, büyük bölümü İran ve Lübnan’da olmak üzere binlerce can kaybına yol açtı. Hürmüz Boğazı’ndaki fiili kapanma, küresel enerji fiyatlarını yukarı çekerek dünya ekonomisi üzerinde baskıyı artırdı.
ABD Başkanı Donald Trump, hedefin İran’ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumla nükleer silah kapasitesine ulaşmasını önlemek olduğunu savunuyor. Tahran ise nükleer silah geliştirmeye dair tüm iddiaları reddediyor.
Kasım ayındaki Kongre seçimleri yaklaşırken Washington, Boğaz’ın yeniden açılması ve yurt içi akaryakıt fiyatlarının düşmesi yönünde baskı hissediyor. Öte yandan Tahran’a verilebilecek tavizler, ABD iç siyasetinde İran karşıtı sert kanadın tepkisini tetikleyebilir.
Yaptırımların hafifletilmesi ve yabancı bankalarda dondurulmuş İran petrol gelirlerinden on milyarlarca doların serbest bırakılması başlıklarında da taraflar hâlâ mesafeli. Müzakereciler bu dosyaları ateşkesin kalıcı bir anlaşmaya dönüşmesinin önkoşulu olarak görüyor.
Lübnan cephesinde Hizbullah-İsrail hattındaki çatışmalar, bölgesel gerilimi besleyen önemli bir engel olmaya devam ediyor. İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, birliklere Lübnan içinde daha derine ilerleme talimatı verdiğini açıkladı.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun ve Netanyahu ile temaslarında sınır hattına ilişkin diplomatik seçenekleri değerlendirdiği belirtildi. Bir ABD’li yetkili, Rubio’nun “kademeli gerilimi azaltma” içeren bir plan sunduğunu aktardı.
Önümüzdeki günlerde denizde seyrüsefer güvenliği, enerji fiyatlarının seyri ve Lübnan sınırındaki çatışma dinamikleri yakından izlenecek. Müzakere sürecinde yaptırımlar ve dondurulmuş varlıklar başlıkları, sürecin ivmesini belirleyecek kritik başlıklar olarak öne çıkıyor.