Schengen'in yeni Giriş-Çıkış Sistemi, biyometrik veri toplama zorunluluğu nedeniyle havalimanlarında üç saate varan gecikmelere neden olarak kaosa yol açtı.
Yolcular, teknik arızalar ve personel yetersizliği yüzünden uçuşlarını kaçırırken, oluşan binlerce dolarlık zararlar sigorta veya havayolları tarafından karşılanmıyor.
Sistemin tutarsız uygulanması ve özellikle hassas grupların yaşadığı zorluklar, AB'nin seyahat verimliliğini artırma hedefine darbe vurdu.

Atlas AI
Yeni Sistem İlk Günden Kriz Çıkardı
Avrupa Birliği'nin sınır güvenliğini artırmak amacıyla uygulamaya koyduğu yeni Schengen Giriş-Çıkış Sistemi (EES), ilk günlerinden itibaren Avrupa genelindeki havalimanlarında büyük bir kaosa neden oldu. Biyometrik verilerin kaydedilmesini zorunlu kılan sistem, pasaport kontrol noktalarında üç saate varan bekleme sürelerine yol açarak binlerce yolcuyu mağdur etti.
Özellikle yoğun havalimanlarında durum daha da kötüleşirken, birçok yolcu uçuşunu kaçırdı. Danimarka'nın Kopenhag Havalimanı gibi merkezlerde yaşanan aksaklıklar, yolcuların binlerce dolara varan ek masraflarla karşılaşmasına sebep oldu. Bir yolcu, gecikme nedeniyle yeni bilet, konaklama ve ulaşım için 2 bin dolardan fazla harcama yapmak zorunda kaldığını belirtti.
Teknik Yetersizlikler ve Personel Eksikliği
Yaşanan krizin temelinde teknik sorunlar ve operasyonel eksiklikler yatıyor. Yolcuların parmak izi ve yüz taraması gibi biyometrik verilerini kaydetmesi gereken kiosklarda sık sık arızalar meydana geldiği rapor edildi. Birçok cihazın hiç çalışmadığı veya parmak izi okuyucularının sürekli hata verdiği gözlemlendi.
Teknik arızalar, süreci manuel olarak yönetmek zorunda kalan havalimanı personelinin üzerindeki yükü artırdı. Ancak yetersiz personel sayısı, bu manuel kontrollerin de son derece yavaş ilerlemesine neden oldu. Yolcular, ayrıca yetersiz yönlendirme ve bilgi eksikliğinden şikayet ederek kaosun daha da büyüdüğünü ifade etti.
Havayolu şirketleri ve seyahat sigortaları, sistemden kaynaklanan gecikmelerin kendi sorumlulukları dışında olduğunu belirterek yolcuların geri ödeme taleplerini reddediyor. Bu durum, mağduriyet yaşayan yolcuların maliyetleri tek başlarına üstlenmek zorunda kalmalarına yol açıyor.
Hassas Gruplar İçin Çileye Dönüşen Yolculuk
Yeni sistemin getirdiği zorluklar, özellikle çocuklu aileler, yaşlılar ve özel ihtiyaç sahibi yolcular için daha ağır oldu. Saatler süren ayakta bekleme, oturma alanlarının yetersizliği ve destek personelinin eksikliği, bu gruplar için seyahati adeta bir çileye dönüştürdü.
Gelen bildirimler arasında, uzun kuyrukta beklerken bayılma noktasına geldiğini belirten hamile bir yolcunun durumu dikkat çekti. Bazı aileler ise yaşadıkları zorluklar nedeniyle seyahat planlarını tamamen iptal etmek zorunda kaldı.
Uygulamanın en çok eleştirilen yönlerinden biri de tutarsızlık oldu. Sistemin farklı havalimanlarında farklı prosedürlerle işletilmesi, yolcuların neyle karşılaşacaklarını öngörememesine neden oluyor. Bu belirsizlik, AB içinde seyahat etmeyi planlayan birçok kişiyi alternatif rotalar aramaya veya seyahatlerini ertelemeye itiyor. Güvenliği ve hızı artırma vaadiyle sunulan sistemin geleceği, bu sorunlar çözülmeden belirsizliğini koruyor.


