Çoğu Yeşil Kart Başvurusu Artık Yurt Dışından Yapılacak

ABD yönetimi, yeşil kart başvurularının çoğunun artık ülke dışından yapılmasını zorunlu kılan yeni bir politika duyurdu.

Lauren Collins ·

Çoğu Yeşil Kart Başvurusu Artık Yurt Dışından Yapılacak

Yeni Yeşil Kart Politikası Yürürlüğe Giriyor

ABD yönetimi, yeşil kart başvuru sürecinde önemli bir değişikliğe giderek, çoğu daimi ikamet başvurusunun artık Amerika Birleşik Devletleri dışından yapılmasını şart koştu. Bu yeni düzenleme, ülkede yasal veya yasa dışı yollarla bulunan göçmenlerin uzun süredir kullandığı bir süreci temelden değiştiriyor. Başvuru sahiplerinin, ABD içinde başvuru yapmaya devam edebilmek için "olağanüstü koşullar" olduğunu kanıtlamaları gerekecek. Aksi takdirde, genellikle ülkeyi terk edip bir Amerikan konsolosluğunda başvuru yapmaları istenecek.

"Olağanüstü Koşullar" Kriteri ve Zorluklar

Bu politika, uygun göçmenlerin ABD'den ayrılmadan yeşil kart almasına olanak tanıyan statü ayarlaması uygulamasının pratik anlamını değiştiriyor. Yönetim, bu değişikliğin göçmenlik yasasının orijinal amacına geri döndüğünü ve kişilerin yasal kanallar dışında ülkede kalmasını engellemeyi hedeflediğini belirtiyor. Yetkililer, yurt dışından başvuru yapmanın, yasa dışı yollarla ülkede bulunan kişilerin tespit edilmesi ve sınır dışı edilmesi yükünü azalttığını ifade ediyor. Ancak başvuru sahipleri için bu durum, yurt içi bir evrak işini uluslararası bir hukuki riske dönüştürüyor.

Aile Birleşimleri İçin Ciddi Sonuçlar

Bu değişikliğin en doğrudan etkisi, aile bağları aracılığıyla yeşil kart almaya hak kazanan, ancak ABD'de yasal statüsü olmayan göçmenler üzerinde görülecek. Bu durum, ABD vatandaşlarının eşlerini ve 21 yaşına gelen ABD vatandaşı çocukları tarafından desteklenen ebeveynleri kapsıyor. Ülkeyi terk etmek, kişinin göçmenlik geçmişine bağlı olarak üç yıl, on yıl veya hatta kalıcı geri dönüş yasaklarını tetikleyebilir. Bu politika, Kongre'nin statülerini yasallaştırmak için bir yol oluşturmasına rağmen, aileleri ayırma potansiyeli taşıyor.

Doğumla Vatandaşlık Tartışmasıyla Bağlantı

Bu duyuru, yönetimin aile temelli göçmenlikle bağlantılı yasal yolları daraltma çabalarıyla da uyumlu. Daha önce doğumla vatandaşlığı sona erdirme girişimleri olmuştu ve bu konu Yüksek Mahkeme'nin kararını bekliyor. Eski bir göçmenlik yetkilisi, yeşil kart değişikliğinin, doğumla vatandaşlık davasının Beyaz Saray'ın istediği sonucu vermemesi durumunda bir yedek plan olarak tasarlandığını belirtiyor. Bu da politikayı hem bir göçmenlik kuralı hem de daha büyük bir hukuki mücadelenin stratejik bir parçası haline getiriyor.

İşverenler İçin Belirsizlikler

Değişiklik, yabancı profesyonellere daimi ikamet için sponsor olan şirketleri de etkileyecek. H-1B ve benzeri vizelerle çalışanlar, işverenleri aracılığıyla yeşil kart almaya hak kazanmadan önce ABD'de yıllar geçirebiliyor. Bu çalışanların konsolosluk işlemleri için ülkeyi terk etmelerini istemek, şirketlerin ABD'deki mevcut işgücüyle dolduramadıklarını belirttiği işleri aksatabilir. İşverenler için risk, sadece gecikme değil, aynı zamanda geri dönemeyebilecek eğitimli çalışanların potansiyel kaybıdır.

Bekleme Süreleri Uzayabilir

Konsolosluk işlemleri, ülkeye ve vize kategorisine bağlı olarak aylardan yıllara kadar değişebilen randevu gecikmeleri nedeniyle zaten yavaş ilerliyor. Yeşil kart başvuru sahiplerinin daha büyük bir kısmını bu sisteme yönlendirmek, bekleme sürelerini daha da kötüleştirebilir. Çiftler işlem sırasında ayrı kalabilirken, işletmeler çözüm için net bir zaman çizelgesi olmaksızın personel eksiklikleriyle karşılaşabilir. Yurt dışında reddedilen başvuru sahiplerinin de çok daha az seçeneği olacak, çünkü konsolosluk vize kararlarına genellikle mahkemede itiraz edilemiyor.

Hukuki Mücadeleler Kaçınılmaz

Bu politikanın, reddedilen veya yurt dışı işlemeye zorlanan göçmenler, aileler ve işverenler tarafından davalara yol açması bekleniyor. Avukatlar, hem kuralın kendisine hem de başvuru sahiplerinin ABD içinde başvuru yapmalarının haksız yere engellendiğini iddia ettikleri bireysel davalara itirazlar bekliyor. Hukuki belirsizlik, başvuru sahiplerinin ülkeyi terk etmenin riske değip değmeyeceğine karar vermeleri gerektiği için hemen önem taşıyor. Yönetim için bir sonraki test, mahkemelerin göçmenlik yasasını yorumlamasını kabul edip etmeyeceği veya bu hamleyi onlarca yıllık bir sistemin yasa dışı bir yeniden yazımı olarak görüp görmeyeceğidir.

More stories