İçeriğe geç
SON HABERLER
Dış Politika

İsrail seçimleri Güney Lübnan politikasını değiştirmeyecek

Lübnanlı analistler, İsrail’deki 27 Ekim seçimlerinin güneydeki askeri varlığı bitirmeyeceğini ve güvenlik politikalarını değiştirmeyeceğini vurguluyor.

İsrail seçimleri Güney Lübnan politikasını değiştirmeyecek

Siyasi Değişim Beklentisinin Zayıflığı

Lübnan kamuoyu ve bölgesel güvenlik uzmanları, İsrail'de 27 Ekim tarihinde yapılacak parlamento seçimlerinin ülkenin güney sınırındaki askeri dengeleri değiştirmeyeceği kanaatini taşıyor. Tel Aviv yönetiminde olası bir liderlik değişiminin dahi güney topraklarındaki askeri mevcudiyeti veya operasyonel stratejiyi sona erdirmeyeceğine dair yaygın bir güvensizlik hakim görünüyor.

Beyrut merkezli araştırmacılar, İsrail'deki hiçbir siyasi adayın Lübnan dosyasını bir politika hatası veya geri çekilme gerektiren bir kriz olarak tanımlamadığına dikkat çekiyor. Siyasi rekabetin mevcut Başbakan Binyamin Netanyahu ile Yashar partisi lideri ve eski genelkurmay başkanı Gadi Eisenkot arasında şekillenmesi, sahadaki baskının süreceği yönündeki beklentileri pekiştiriyor. Askeri literatürde geniş çaplı yıkımı temel alan Dahiye Doktrini ile anılan Eisenkot'un da sınır ötesi operasyonlarda sertlik yanlısı tutumu benimsediği biliniyor.

Sivil Yıkım ve Kamuoyunun Yaklaşımı

Ekim 2023'ten bu yana tırmanan ve 2024 sonbaharı ile 2026 ilkbaharında yeni safhalara ulaşan çatışmalarda yaklaşık 9 bin kişi hayatını kaybetti. Bölgedeki onlarca köyde altyapının ve yerleşim yerlerinin hedef alınması sonucunda 1 milyonu aşkın sivil yerinden edildi. Ağır can ve mal kayıplarına rağmen Lübnan halkının stratejik tercihlerinde farklı eğilimler göze çarpıyor.

Lübnan Amerikan Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen bir araştırma, halkın yüzde 87'sinin güney komşusunu doğrudan düşman olarak tanımladığını ortaya koyuyor. Buna karşılık katılımcıların yüzde 54'ü diplomatik uzlaşma yolunu desteklerken, silahlı direnişi temel yöntem olarak benimseyenlerin oranı yüzde 35 seviyesinde kalıyor. Hukukçular ve analistler, toplumdaki bu diplomatik eğilimin İsrail siyasetindeki güvenlik merkezli konsensüs karşısında karşılık bulmakta zorlandığını belirtiyor.

Uluslararası Girişimler ve Belirsizlikler

Haziran ayında uluslararası arabuluculukla hazırlanan ve aşamalı bir geri çekilmeyi öngören güvenlik çerçevesi henüz sahaya yansımış değil. Hizbullah'ın doğrudan müzakere sürecine dahil olmayı reddetmesi ve İsrail birliklerinin kritik noktalardaki varlığı, ateşkes mekanizmalarının işletilmesini engelliyor.

Bölgesel aktörler, yalnızca Tel Aviv'deki sandık sonuçlarının değil, Kasım ayında Amerika Birleşik Devletleri'nde yapılacak ara seçimlerin de belirleyici olacağını vurguluyor. Washington'daki siyasi iklimin İsrail karar alıcılarına tanıdığı hareket alanı, Lübnan ve çevre ülkelerdeki askeri operasyonların sınırını çizen temel faktörler arasında görülüyor.

More stories

Son haberler