Kozinoğlu ölümündeki 'hap' iddiası: Hasan Atilla Uğur Atlas360'a anlattı

Eski MİT görevlisi Kâşif Kozinoğlu’nun Silivri Cezaevi’ndeki şüpheli ölümüne ilişkin ortaya atılan "şüpheli hap" iddiasına, koğuş arkadaşı emekli Albay Hasan…

Talha Özmen ·

Kozinoğlu ölümündeki 'hap' iddiası: Hasan Atilla Uğur Atlas360'a anlattı

Talha Özmen

Eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Asya ve Kafkasya Sorumlusu Kâşif Kozinoğlu, FETÖ tarafından kumpas kurulan OdaTV davası kapsamında tutuklu yargılandığı Silivri Cezaevi'nde 13 Kasım 2011 tarihinde geçirdiği kalp krizi sonrası hayatını kaybetmişti. Vefatının üzerindeki sır perdesi devam ederken, adli kumpas davalarına ilişkin incelemeler kapsamında Kozinoğlu dosyasının yeniden değerlendirilmesi süreci kamuoyu gündemindeki yerini koruyor.

HEDEFTEKİ İSİM: HASAN ATİLLA UĞUR

Dosyanın yeniden gündeme gelmesiyle birlikte, özellikle FETÖ bağlantılı sosyal medya hesapları ve firari isimler, Kozinoğlu’nun koğuş arkadaşı emekli Albay Hasan Atilla Uğur’u hedef alan bir algı operasyonuna başladı.

2003 yılında FETÖ yapılanmasına dair hazırladığı kapsamlı raporu devletin zirvesine sunan ve yıllarca terörle mücadelede görev yapan Uğur üzerindeki bu iddiaların, FETÖ’nün, Kozinoğlu cinayetindeki sorumluluğunu gölgeleme amacıyla yapıldığı değerlendiriliyor.

TARTIŞMA YARATAN 'HAP' İDDİASI

Sosyal medyada paylaşılan iddialarda ve kamuoyunda dile getirilen söylemlerde, Kozinoğlu’nun fenalaştığı an koğuş arkadaşı Hasan Atilla Uğur tarafından kendisine bir hap verildiği ve bu ilacın vefat sürecini tetiklediği ileri sürüldü.

HASAN ATİLLA UĞUR ATLAS360.NEWS 'E KONUŞTU

Söz konusu iddiaların ardından olayın en yakın tanığı ve iddiaların hedefinde olan Hasan Atilla Uğur, Atlas360.news Haber Koordinatörü Talha Özmen’e yaptığı özel açıklamada konunun iç yüzünü anlattı.

Hap verilmesi olayını reddetmeyen ancak ilacın mahiyetini ilk kez açıklayan Uğur, ilacın kendi tansiyon tedavisi için yanında bulundurduğu reçeteli dil altı hapı olduğunu vurguladı.

Hasan Atilla Uğur şu ifadeleri kullandı:

"Benim kullandığım Isordil (adını yanlış hatırlamış olabilirim) dil altı hapı vardı. Zaten benim ilaçlarımı Kâşif abi de Ataman abi de benden daha iyi biliyorlardı. Butona basıldığında benden istedi, konu odur. Ve bu büyük bir FETÖ sorumluluğu gölgeleme çabasıdır. İkinci amaç zaten ortadadır. 2003 yılında FETÖ ile ilgili hazırladığımız raporu hem Genelkurmay Başkanlığına hem de Cumhurbaşkanlığına elden götüren, yıllarca bölücü terörle mücadele eden beni hedef almışlar. Çoğu yurtdışı, ama içeride de algı mağdurları var maalesef. Benim kitapta yazdıklarımı da oku lütfen. Ayrıca bu konuda gerçek inceleme yapılmasını en çok isteyen ve destekleyen, onun kardeşi olarak benim."

Uğur, kendisinde tansiyon problemleri bulunduğunu, olaydan bir gün önce koğuşa gelen doktorun kendisini hastaneye sevk etmek istediğini ve Kozinoğlu'nun da bu duruma bizzat şahit olarak doktorla durumunu konuştuğunu belirtti.

O GECE NELER YAŞANDI? KİTAPTAN DİKKAT ÇEKEN DETAYLAR

Hasan Atilla Uğur, 2018 yılında yayımlanan "Dün Bugün Yarın" başlıklı kitabında da Silivri Cezaevi F-9 koğuşunda yaşananları ve müdahale sürecindeki aksaklıkları detaylarıyla aktarmıştı.

Kitapta yer alan bilgilere göre; havalandırma yürüyüşünün ardından odasına çekilen Kozinoğlu, göğsünü tutarak Uğur’a "Ato hemen gel" diye seslendi. Şiddetli göğüs ağrısı üzerine koğuştaki acil çağrı butonuna defalarca basılmasına rağmen görevliler gelmeyince tutuklular ellerindeki tabak ve çanaklarla kapılara vurarak cezaevi koridorlarında ses çıkardı ve görevlileri çağırmayı başardı.

Gelen görevlilerin sedye teklifini "Gerek yok ben sedyesiz yürürüm" diyerek geri çeviren Kozinoğlu, koğuş arkadaşlarının ısrarı üzerine sedyeye yattı ve koğuştan çıkarıldı. Kozinoğlu'nun vefat haberinin ardından koğuşa gelen cezaevi müdürünün "Ben ölüm vakası bildirilince siz zannettim" şeklindeki ifadesi ise, kapıda bekletilen ambulansın esasen tansiyon rahatsızlığı olan Hasan Atilla Uğur için tutulduğunu gösterdi.

Ayrıca cezaevi personelinden edinilen bilgilere göre; Kozinoğlu ambulansa bindirilmeden önce çıkış kapısında doktor olmayan bir personel tarafından kalp masajına tabi tutuldu ve hastaneye sevki sırasında ambulansı değiştirildi.

"KAMERA KAYITLARI İNCELENMELİ"

Kitabında Kozinoğlu’nun ölümünün arkasındaki şüphelerin mutlaka araştırılması gerektiğini belirtilen Uğur, adli makamlara şu sözlerle çağrıda bulundu:

"Elimde somut bir şey yok ama ben kahraman ağabeyimin ölümünü kesinlikle şüpheli buluyorum. Cezaevinin her yerinde bulunan kameraların kayıtları tabii hâlâ duruyorsa mutlaka incelenmelidir. Onun gibi yurtdışındaki FETÖ faaliyetleri hakkında rapor yazmış bir üst düzey MİT görevlisinin yok edilmesi elbette ABD güdümlü FETÖ'nün ilk hedefleri arasındadır. Bir gün bu olayın aydınlatılması en büyük dileğimdir."

More stories

Son haberler