Avrupa hava trafiği asılsız bomba ihbarlarıyla kilitlendi
Avrupa’da onlarca uçuşu etkileyen sahte ihbarlar ve kritik soğutma sistemlerine yönelik siber müdahaleler sivil altyapı güvenliğine dair endişeleri artırdı.

Kıta genelinde sivil havacılık operasyonları, hafta boyunca art arda gelen asılsız bomba tehditleri nedeniyle ciddi aksaklıklarla karşılaştı. Salı günü yedi uçağın aranması ve yönünün değiştirilmesinin ardından, perşembe günü en az 25 ticari uçuş güvenlik protokolleri çerçevesinde durduruldu ya da ertelendi.
Havacılık güvenliği uzmanları, havayolu şirketlerinin gelen ihbarları hızla ciddiye alıp uçakları yere indirmesinin koordineli bir planlamaya işaret edebileceğini belirtiyor. Güvenlik birimleri, doğrudan şiddet içermeyen bu tür hamlelerin temel amacının operasyonel kaos ve toplumsal tedirginlik yaratmak olduğunu vurguluyor.
Sivil altyapılara yönelik siber müdahaleler
Uçuşlardaki aksamalarla eş zamanlı olarak, yedi farklı Avrupa ülkesinde süpermarketlerin ve gıda depolarının soğutma sistemlerinde teknik arızalar meydana geldi. Yapılan incelemeler, uzaktan erişim imkânı bulunan ağ bağlantılı termostatların hedef alındığını ve bazı cihazların sıcaklıklarının kasten 50 dereceye kadar yükseltildiğini gösterdi.
Söz konusu siber saldırıların yalnızca ticari işletmelerle sınırlı kalmadığı, Fransa'daki ulusal kan merkezine bağlı soğuk hava depolarının da doğrudan hedef alındığı bildirildi. Güvenlik analistleri, internete açık durumdaki çevre birimlerinin sivil yaşamı aksatmak üzere kullanılmasının ciddi bir kırılganlık yarattığına dikkat çekiyor.
Sorumluların kimliği ve hibrit tehdit şüphesi
Resmi makamlar ve yetkililer, hem havacılık tehditlerinin hem de siber sızmaların arkasındaki kişi veya grupların henüz kesin olarak tespit edilemediğini açıkladı. Siber güvenlik uzmanları, bu ölçekteki operasyonların genellikle devlet destekli aktörler veya organize fidye çeteleri tarafından yürütüldüğünü, ancak amatör grupların fırsatçı eylemleri olma ihtimalinin de dışlanmadığını ifade ediyor.
Uzmanlar, açık bir askeri çatışma eşiğinin altında kalan bu tür sabotaj girişimlerini gri bölge faaliyetleri olarak nitelendiriyor. Doğrudan askeri misillemeyi tetiklemeyecek şekilde kurgulanan bu taktiklerin, kamuoyunda yılgınlık oluşturmayı ve devlet kurumlarının kriz yönetim kapasitesini test etmeyi amaçladığı değerlendiriliyor.
Dayanıklılık tedbirleri ve artan güvenlik bildirimleri
Yaşanan gelişmeler üzerine Avrupa hükümetleri sivil dayanıklılık mekanizmalarını devreye sokuyor. Birleşik Krallık gibi ülkelerde hanelere temel kriz durumları için 72 saatlik acil durum stoğu bulundurma çağrıları yinelenirken, istihbarat teşkilatlarının aktif tehdit izleme listelerindeki kişi sayısının arttığı bildiriliyor.
Bölgesel veriler de tehdit hacminin hızla büyüdüğünü kanıtlıyor; örneğin Finlandiya'daki ulusal siber güvenlik merkezine yapılan ihbarların bir yılda belirgin bir artış gösterdiği kaydedildi. Olayların kaynağına ilişkin soruşturmalar sürerken, sivil uçuş ve tedarik zinciri güvenliğindeki teyakkuz hali devam ediyor.
More stories
- Lulu Retail'in 3. çeyrek geliri yüzde 2 artışla 1,9 milyar dolar oldu
- Avrupa hava trafiği asılsız bomba ihbarlarıyla kilitlendi
- AB'deki vergi kayıplarının %13,6'sı İngiltere ile ilişkilendirildi
- Rubio'nun başkanlık yarışı için istifa edeceği iddiası
- Ekonomide kritik uyarı: Merz, 'Made in Europe' politikasını durduruyor
- Tanzanya muhalefet lideri Lissu hakkında vatana ihanet kararı
- İspanya hızlı tren kazası sonrasında güven krizi derinleşiyor
- Singapur özel kiralık araç kredilerini yüzde 60-70 ile sınırladı
Son haberler
- Seçim anketinde dikkat çeken sonuç: Muhalefet önde
- 8 kişiyi öldüren Arif Sefa Özdemir'in ilk ifadesi ortaya çıktı
- Hakan Fidan 'Mekke Savunma İttifakı' değerlendirdi
- Emekli dosyası Erdoğan'a sunulacak
- Sarıgül soruşturmasında derinleşiyor : Şişli MYO'ya Kayyum
- Bakan Şimşek'ten Meclis'te vergi artışı açıklaması
- Attilâ İlhan ödüllerinin sahipleri belli oldu
- İngiltere'de kanser teşhisi 373 bini aştı, hedefler tutturulamadı

