İçeriğe geç
SON HABERLER
Gündem

Sarıgül soruşturmasında derinleşiyor : Şişli MYO’ya Kayyum

Sarıgül soruşturması kapsamında Şişli MYO’ya kayyum atandı. kurucu müdürü dahil 11 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.

Atlas Newsdesk
Sarıgül soruşturmasında derinleşiyor : Şişli MYO'ya Kayyum

Sarıgül soruşturması kapsamında Şişli Meslek Yüksek Okulu’na kayyum atandı; 11 kişi gözaltına alındı, dosyada 28 tutuklu var.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen dosya, yurt içinde ve yurt dışında kurulan şirketler üzerinden kaynağı belirsiz yüksek miktarda paranın aklandığı iddialarına dayanıyor. Kayyum kararı, soruşturmanın eğitim kurumu ve vakıf bağlantılarına uzanan yeni adımı olarak kayda geçti.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 11 şüpheli arasında Şişli Meslek Yüksekokulu yöneticileri, akademisyenler, muhasebe ve idari personelin bulunduğu bildirildi. Bu bilgi, dosyanın yalnızca mali işlemleri değil, kurum içi idari süreçleri de kapsadığını gösteren sınırlı ama önemli bir işaret niteliğinde.

Şişli MYO’ya kayyum kararı

Gözaltına alınan kişilerin Selin Sarılı, Leyla Anıl Göl, Mehmet Sedat Bekiroğlu, Ahmet Seval, Melih Karagöz, Yusuf Eren, Belen Tekinbaş, Cihan Erdönmez, Hülya Kahraman, Ali Ergün Gümüş ve Ali Aydın olduğu aktarıldı. Şüphelilere yöneltilen bireysel isnatlar, sağlanan bilgilerde ayrı ayrı belirtilmedi.

Kayyum ataması, soruşturma makamlarının Şişli Meslek Yüksek Okulu üzerindeki idari denetimi doğrudan etkileyen bir tedbir aldığı anlamına geliyor. Ancak atamanın kapsamı, kayyumun hangi yetkilerle görevlendirildiği ve okulun günlük işleyişinde hangi değişikliklerin yapılacağına ilişkin ayrıntılar paylaşılmadı.

Dosyada kullanılan ana çerçeve, kaynağı belirsiz para hareketlerinin yurt içi ve yurt dışında kurulan şirketler aracılığıyla aklandığı iddiası. Bu iddianın hangi şirketler, hesaplar veya işlemler üzerinden somutlaştırıldığına dair ayrıntı, mevcut bilgilerde yer almıyor.

Vakıf devrinden iptal sürecine

Şişli MYO, Mustafa Sarıgül tarafından kurulmuştu. Şişli Belediyesi’ne ait birçok taşınmazın 2012 yılında Şişli MYO Vakfı’na devredildiği, belediyenin daha sonra bu devir kararlarını iptal ettiği bildirildi.

Bu geçmiş, soruşturmanın yalnızca güncel gözaltı kararlarıyla sınırlı görülmemesi gerektiğini gösteriyor. Taşınmaz devirleri, vakıf yapısı ve okul yönetimi arasındaki bağlantılar, dosyanın kurumsal arka planında öne çıkan başlıklar arasında bulunuyor.

Bununla birlikte, taşınmaz devirlerinin mevcut para aklama iddialarıyla nasıl ilişkilendirildiği konusunda paylaşılmış doğrulanabilir bir ayrıntı yok. Bu nedenle devir süreci, dosyada adı geçen kurumların geçmiş bağını açıklayan bir unsur olarak ele alınmalı; doğrudan suç isnadı olarak yazılmamalı.

28 tutuklu bulunan dosya

Sarıgül soruşturması kapsamında daha önce Emir ve Ömer Sarıgül’ün de aralarında olduğu 29 kişinin tutuklandığı bildirildi. Emir Sarıgül’ün itirafçı olmasının ardından serbest bırakıldığı, 6 Kasım 2026 itibarıyla dosyada 28 kişinin tutuklu bulunduğu aktarıldı.

Bu sayı, soruşturmanın geldiği aşamada adli tedbirlerin genişliğini gösteriyor. Tutukluluk durumları, ilerleyen süreçte savcılık değerlendirmeleri, itirazlar ve olası yeni kararlarla değişebilir.

Mustafa Sarıgül’e ilişkin dosyanın ise ayrılarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildiği bildirildi. Bu ayrım, soruşturmanın İstanbul’da yürüyen ana dosya ile Ankara’ya taşınan bölüm arasında kurumsal olarak bölündüğünü gösteriyor.

Ankara’ya ayrılan Sarıgül dosyası

Bundan sonraki süreçte üç başlık belirleyici olacak: kayyumun okul yönetiminde nasıl bir yetki kullanacağı, gözaltındaki 11 kişinin adli işlemlerinin hangi kararla sonuçlanacağı ve Ankara’ya gönderilen dosyada hangi adımların atılacağı. Bu başlıkların her biri, soruşturmanın kapsamının genişleyip genişlemeyeceğini gösterecek.

Eğer kayyum kararı kurum kayıtları ve mali işlemler üzerinde daha kapsamlı incelemeye dönüşürse, dosyanın eğitim kurumu ve vakıf bağlantıları daha görünür hale gelebilir. Eğer gözaltılar tutuklama talebine dönüşmezse, soruşturmanın bu aşamasındaki ağırlık mevcut 28 tutuklu ve ayrılmış dosyadaki işlemler üzerinde kalır.

Soruşturmanın küresel boyutu, şu aşamada yalnızca yurt dışında kurulan şirketler aracılığıyla para aklandığı iddiasıyla sınırlı biçimde biliniyor. Bu iddianın hangi ülkeleri, şirketleri veya para hareketlerini kapsadığı açıklanmadıkça dosyanın uluslararası mali etkisi hakkında daha ileri bir sonuç çıkarmak mümkün değil.

More stories

Son haberler