Fon soruşturması: Şirketlere yönelik tedbir kararı kaldırıldı

Borsa İstanbul’daki manipülatif işlemler gerekçesiyle dev şirketler, fonlar ve gerçek kişiler hakkında talep edilen malvarlığı ve para hareketi tedbirleri…

Atlas Newsdesk ·

Fon soruşturması: Şirketlere yönelik tedbir kararı kaldırıldı

Fon soruşturması, Borsa İstanbul hisselerinde manipülasyon iddiasıyla 46 şirket, 18 fon ve 42 kişi için tedbir talebine uzandı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 26 Eylül 2026 tarihli yazısında, 2026/149004 sayılı dosyada iki başlığın incelendiği belirtildi: suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve Sermaye Piyasası Kanunu’na muhalefet. Talep, Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından hazırlandı.

46 şirketlik tedbir talebi

Başsavcılık yazısına göre listede 46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişi yer aldı. Tera Yatırım Menkul Değerler, Ulusoy Un, Pusula Yatırım Menkul Değerler, Tatilsepeti, Astor Enerji, Enuygun, Emin Evim, Türkiye Hayat ve Emeklilik, Tera Yatırım Bankası, Yayla Agro, Türkiye Sigorta, Pusula Finans Holding ve Katılımevim adı geçen şirketler arasında sayıldı.

Fon tarafında Tera Portföy Hisse Senedi (TL) Fonu, Tera Portföy Birinci Serbest Fon, Pusula Portföy Hisse Senedi Fonu, Pusula Portföy Birinci Değişken Fon, Pusula Portföy Üçüncü Hisse Senedi Serbest Fon ve Hedef Portföy Doğu Hisse Senedi Serbest (TL) Fonu öne çıktı. Yazıda ayrıca çeşitli serbest fonlar ile varlık finansmanı fonlarının da soruşturma listesinde bulunduğu aktarıldı.

Başsavcılık, listede yer alan kişiler ile eş ve çocukları dahil aile yakınları için malvarlığını azaltabilecek işlemlerde ön kontrol istedi. Devir, temlik, satış, bağış, ipotek, rehin, hesap kapatma, yüksek tutarlı nakit çekimi, EFT ve havale gibi işlemlerde savcılık görüşünün alınması talep edildi.

Hisselerde 100 kat iddiası

Soruşturma yazısında, bazı Borsa İstanbul hisselerinde yaklaşık 100 kata varan fiyat artışları görüldüğü iddiası yer aldı. Başsavcılık, bu hisselerin önemli bölümünün fonlar aracılığıyla toplandığını ve alımların fiyat yükselişiyle aynı döneme denk geldiğini ifade etti.

Yazıda şirketlerin piyasa değeri, sermayesi, öz sermayesi ve dönemsel kârlarının incelendiği belirtildi. Defter değeri ile piyasa değeri/defter değeri oranları dikkate alındığında, bazı hisselerin işlem fiyatları ile temel finansal göstergeleri arasında fark bulunduğu savcılık değerlendirmesi olarak aktarıldı.

Başsavcılığın tespitlerine göre fon sahipleri, ilgili hisselerde bireysel alım yaptıktan sonra oluşan talebin fiyatları yukarı taşıdığı bir işlem dizisi içinde yer aldı. Yazıda, bu hisselerin daha sonra fonlara satıldığı ve fiyat artışının fon değerlerine de yansıdığı iddia edildi.

TEFAS’ta 131 fon durdu

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Karar Organı’nın 17 Eylül 2026 tarihli kararı doğrultusunda 131 fonun TEFAS’ta alım ve satıma kapatıldığı belirtildi. Bu karar, soruşturmanın yalnızca belirli şirket hisselerini değil, fon piyasasında işlem kanallarını da etkilediğini gösteren en geniş idari adım olarak öne çıktı.

Başsavcılık ayrıca listede bulunan kişilerin hesaplarındaki sermaye piyasası araçlarının dondurulmasını istedi. Bu işlemlerin Mali Suçları Araştırma Kurulu’na gecikmeden bildirilmesi de talep edildi.

Bankalar ve finans kuruluşları için ikinci bir bildirim yükümlülüğü de yazıya girdi. Olağan faaliyet dışında kalan, tutarı veya sıklığı bakımından dikkat çeken ya da muvazaalı olduğu değerlendirilen şüpheli işlemlerin savcılığa iletilmesi istendi.

SPK bildirimiyle tedbirler kalktı

Soruşturmada daha sonra tedbirlerin kapsamına ilişkin yeni bir karar açıklandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, SPK’nın yeni değerlendirme ve bildirimleri doğrultusunda, ilgili kurumlar nezdinde firmalara uygulanan malvarlığı ve para hareketi tedbirlerinin kaldırılmasına karar verildiğini duyurdu.

Açıklama, ilk yazıda istenen koruma tedbirleri ile sonraki idari değerlendirme arasında dosyanın hareketli bir aşamada olduğunu gösteriyor. Kararın hangi şirketler, fonlar veya hesaplar için tam olarak nasıl uygulanacağı, ilgili kurumlara yapılacak bildirimlerin kapsamıyla netleşecek.

Dosyanın piyasa açısından ana etkisi, fon yapıları üzerinden hisse fiyatı ve fon değeri arasındaki ilişkinin daha yakından incelenmesi olacak. Eğer SPK bildirimleri tedbirlerin daralmasını kalıcı hale getirirse şirketlerin günlük finansal işlemleri üzerindeki baskı azalabilir; savcılık yeni işlem tespitleri yaparsa bankalar, aracı kurumlar ve portföy yönetim şirketleri için uyum süreçleri daha sıkı işleyebilir.

More stories

Son haberler