Eski Bakan fon krizini anlattı: "Fonzedeler" dönemi

Piyasaları kilitleyen ve on binlerce yatırımcıyı mağdur eden fon vurgununu Eski Ekonomi Bakanı Ufuk Söylemez, Atlas360 için tüm detaylarıyla değerlendirdi. Söylemez, "Şimdi de fonzedeler mi oluşacak" dedi.

Selin Ateş ·

Eski Bakan fon krizini anlattı: "Fonzedeler" dönemi

Selin Ateş

Pusula Portföy'ün yönettiği fonlarda 11 günde %76'lık erime yaşanması ve 75 bin yatırımcının parasının temerrüt ilanıyla içeride kilitlenmesiyle başlayan kriz, şirket yöneticilerinin firarı ve Tera Grubu'nun SPK onaysız şaibeli devralma girişimiyle sistemik bir boyuta ulaştı. Fonlardaki likidite kilitlenmesi piyasada "çıkış riski" paniği yaratarak Borsa İstanbul'da zorunlu tasfiyelere ve devre kesicilere yol açarken, süreç Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın acil müdahalesini gerektiren devasa bir regülasyon ve denetim fiyaskosuna dönüştü.

İlgili şirketler kendi usulsüzlüklerini ve batan fonları 'yerli ve milli duruş' kılıfına saklayarak neyin üstünü örtmeyi hedefliyor? Göz göre göre on binlerce yatırımcının mağdur edilmesi ve piyasadaki bu ağır denetimsizlik karşısında, SPK ve ekonomi yönetimi masada ve yargıda hangi acil adımları atmalı?"

Konuyu değerlendiren eski ekonomi bakanı Ufuk Söylemez, yaşanan çöküşün önlenebilir olduğuna dikkat çekerek asıl sorumlunun denetim mekanizmalarını işletmeyen kamu yönetimi olduğunu vurguladı.

"Koruma ve Kayırma Yoksa, Ağır Bir İhmal Var"

Krizde faturayı doğrudan düzenleyici kurumlara kesen Söylemez, idarenin mutlak denetim eksikliğine ve liyakat sorununa dikkat çekti. Söylemez, "Bu konuda fon kurucularının ve yöneticilerinin sorumluluğu kadar, bunlara yol ve izin veren kamu yönetimlerinin de sorumluluğu esastır. İzin, denetim, gözetim ve önlem almakla görevli SPK ve Borsa yönetimleri birinci dereceden sorumluluk sahibi olarak görülmelidir. Bu kurumlara yapılan atamalarda ehliyet ve liyakatin yeterince gözetilmediği anlaşılıyor. Eğer koruma-kayırma vb. gibi özel bir kasıt yoksa son derece ağır bir ihmal olduğu da aşikar görünüyor," ifadelerini kullandı.

Denetimsizliğin Faturası Küçük Yatırımcıya Kesildi

Yüz binlerce küçük ölçekli yatırımcının mağdur edilmesinde iktidarın da geç kalarak ciddi sorumluluk taşıdığını belirten Söylemez, fon kurucularında aranan niteliklerin esnetildiğini vurguladı: "Gerek fon kurulmasında gerekse halka arza izin verilen firmalarda yeterli dikkat ve özenin gösterilmediği görülüyor. Ben bu durumu geçen yıl yayımlanan 'Neredeyse simitçi, kahveci ve gazozcuya halka arz izni verecekler' başlıklı yazımla eleştirmiş ve uyarmıştım. Yapılan manipülatif ve spekülatif işlemlerle yapay fiyat oluşumlarına kadar tüm işlemlerde idarenin mutlak denetim ve gözetimi gerekir."

Sermaye Piyasalarının En Ağır Krizi: "Fonzedeler" Dönemi

Yaşanan çöküşün boyutunu Türkiye'nin geçmişteki finansal travmalarıyla kıyaslayan Söylemez, süreci şu sözlerle özetledi: "Banker ve banka krizlerinden sonra sermaye piyasalarında yaşanan en büyük ve ağır bir süreçle karşı karşıyayız maalesef. Bankerzedelerden sonra şimdi de 'Fonzedelerin' ortaya çıkması ekonomimiz ve insanımız için büyük talihsizlik olarak görülmelidir."

More stories