Elif Eralp kimdir? Berlin'de sol dalga; 12 Eylül'ün sürgün çocuğu başkanlığa en yakın isim

Berlin'de Sol Parti tarihinde ilk kez birinci çıktı: Türkiye kökenli Elif Eralp başkanlığa en yakın isim 12 Eylül darbesinin ardından Almanya'ya iltica eden bir ailenin kızı, kira krizini kampanyasının merkezine koyarak Sol Parti'yi Berlin'de hiç olmadığı bir yere taşıdı. Kızıl Belediye Sarayı'nın a

Atlas Newsdesk ·

Elif Eralp kimdir? Berlin'de sol dalga; 12 Eylül'ün sürgün çocuğu başkanlığa en yakın isim

Berlin'de pazar günü yapılan eyalet meclisi seçiminde Sol Parti (Die Linke), ARD ve ZDF'nin sayılan oylara dayalı projeksiyonlarına göre %25–25,5 oyla şehir tarihinde ilk kez birinci parti çıktı. Görevdeki koalisyonun büyük ortağı CDU %20'de kaldı; Yeşiller, AfD ve SPD arkadan geldi. Partiyi 2023'teki %12,2'den bu sonuca taşıyan isim, 12 Eylül 1980 darbesinin ardından Türkiye'den Almanya'ya iltica eden sendikacı bir ailenin Münih doğumlu kızı, 45 yaşındaki hukukçu Elif Eralp. Eralp bu gece itibarıyla Berlin başkanlığına en yakın isim: koalisyon kurabilirse şehrin ilk kadın ve ilk göçmen kökenli Regierende Bürgermeisterin'i olacak.

Eralp seçim gecesi destekçilerine "Bugün birlikte tarih yazdık. Şehrimizde sevgi ve adalet nefreti yendi" diye seslendi. Hedefini de açıkça koydu: "Berlin'in Regierende Bürgermeisterin'i olmak istiyorum ki şehrimizdeki insanlar yeniden daha iyi bir hayat sürsün." CDU'nun adayı Stefan Evers yenilgiyi kabul etti: "Görünüşe göre en güçlü parti değiliz; bu nedenle en güçlü partiyi kutluyorum." SPD'nin adayı Steffen Krach için gece bir kırılma noktasıydı: "Bir zamanlar Berlin'in partisiydik. Artık değiliz."

Seçim gecesi tablosu

ZDF'nin 19:11'deki projeksiyonuna göre Sol Parti %25,5, CDU %20,0, Yeşiller %15,4, AfD %13,9, SPD %12,0, BSW %5,0 ve FDP %2,4 oy aldı. ARD'nin projeksiyonu yalnızca AfD'de ayrışıyor: %15,7. Sol Parti 2023'e göre 13,3 puan kazandı; CDU 8,2, SPD 6,4 puan kaybetti. SPD, Berlin'de birleşmeden bu yana en düşük sonucunu aldı.

ZDF'nin sandalye tahmini 130 sandalyeli mecliste Sol Parti'ye 37, CDU'ya 28, Yeşiller'e 22, AfD'ye 19, SPD'ye 17 ve BSW'ye 7 sandalye veriyor. Çoğunluk için 66 sandalye gerekiyor. Katılım saat 16:00 itibarıyla %58,2 ile 2023'ün aynı saatine göre 9,4 puan yüksekti.

Seçim öncesi son anketler yarışı çok daha yakın göstermişti. Forschungsgruppe Wahlen 14–17 Eylül'de Sol Parti'yi 22'ye 20 önde ölçmüştü; INSA 18 Eylül'de 21'e 20; Infratest dimap ise ağustos sonunda CDU'yu 21'e 19 önde görmüştü. Sonuç, anketlerin Sol Parti'nin sahadaki mobilizasyonunu 3–4 puan eksik ölçtüğüne işaret ediyor.

12 Eylül'ün sürgün çocuğu

Elif Eralp 1981'de Münih'te doğdu. Annesi Adanalı, babası Kayserili; ikisi de 12 Eylül darbesinden sonra siyasi baskı nedeniyle Türkiye'yi terk eden sendikacı. Sol Parti'ye yakın nd gazetesine göre annesi Almanya'ya geldiğinde sekiz aylık hamileydi; aile iltica kararını beklerken bir süre küflü tek bir odada yaşadı. Eralp T24'e ailesinin Almanya'da "her şeye yeniden başladığını" anlattı. Babası Dortmund'da iş bulana kadar yaklaşık üç yıl hekim olarak çalışamadı. Aile Münih'ten Dortmund'a, Elif sekiz yaşındayken Hamburg-Altona'ya taşındı.

Babası yaklaşık 40 yıldır Almanya'da yaşıyor; Alman vatandaşı olmadığı için pazar günü kızına oy veremedi. Eralp bu ayrıntıyı vatandaş olmayan göçmenlere yerel seçme hakkı savunusunun kişisel arka planı olarak anlatıyor. Evli, iki çocuk annesi; ailesiyle kirada oturuyor, çocukları devlet okuluna gidiyor. Türkiye'yi "Berlin'den sonra ikinci memleketim" diye tanımlıyor; öğrenciyken İstanbul'da staj yaptı.

Hukukçu, danışman, milletvekili

Eralp 2001–2007 arasında Hamburg Üniversitesi'nde hukuk okudu; 2007'de birinci, 2009'da üstün dereceyle ikinci hukuk devlet sınavını verdi. Stajları arasında Hamburg mahkemeleri, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği'nin Berlin ofisi, Almanya'nın Ottawa Büyükelçiliği ve iltica hukukçusu Ünal Zeran'ın bürosu var. 2010'da Berlin'e taşındı ve Sol Parti'nin Federal Meclis grubunda yurttaş hakları ve demokrasi alanında hukuk politikası danışmanı olarak yaklaşık 11 yıl çalıştı; kira ve göç hukukuna odaklandı. Göçmen kökenli sol dernek Allmende'de ırkçılık ve kentsel yerinden edilmeye karşı çalıştı.

Partiye 2017'de, AfD'nin Federal Meclis'e girdiği yıl üye oldu. 2018–2023 arasında Berlin eyalet yönetiminde görev yaptı; 2019'da ırkçılık deneyimi yaşamış üyeler için Links*Kanax ağını kurdu. 2021'de Friedrichshain-Kreuzberg'de doğrudan mandayı Yeşiller'e kaybetti ama eyalet listesinin yedinci sırasından meclise girdi; 2023 tekrar seçiminde bölgesinde ilk oyların %27,1'ini aldı. 2024'te meclis grubu başkan yardımcısı ve göç–ayrımcılık sözcüsü, Mayıs 2025'te Berlin il başkan yardımcısı oldu. Ekim 2025'te eyalet yönetimi onu oybirliğiyle başbakan adayı olarak önerdi; 15 Kasım'daki kongrede kesinleşti. Parti içinde hareket odaklı sol kanat Bewegungslinke ile ilişkilendiriliyor.

Kira, kamulaştırma ve beş maddelik plan

Kampanyanın kalbi konuttu. Eralp, 2021'de Berlinlilerin %57,6'sının evet dediği "Deutsche Wohnen & Co. kamulaştırılsın" referandumunun uygulanmasını, yani 3.000'den fazla daireye sahip özel şirketlerin konut stoğunun kamulaştırılması için yasal sürecin başlatılmasını savunuyor. Seçim gecesi de geri adım atmadı: "Kamulaştırma ve referandumun uygulanması konusunda kararlıyız."

14 Eylül'de açıkladığı beş maddelik ilk icraat planı, eyalet konut şirketlerinin 404 bin dairesinde bir yıl kira dondurma ve ardından yıllık en fazla %1 artış, fahiş kiraya karşı bir görev gücü, ücretsiz iri çöp günü, 56 mahallede yurttaş diyaloğu ve Kızıl Belediye Sarayı'nda evsizler için yeni yıl resepsiyonu öngörüyor. Göç alanında pasaporttan bağımsız seçme hakkı, vatandaşlığa geçişin kolaylaştırılması ve başörtülü kadınların kamu hizmetine eşit erişimini savunuyor; AfD'nin yasaklanmasından yana.

"Berlin'in Mamdani'si"

Alman ve uluslararası basın Eralp'i New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani ile kıyaslıyor: göçmen kökeni, kira ve hayat pahalılığı odağı, Kreuzberg'de kapı kapı kampanya. Eralp, Mamdani'yi "tüm sol partiler için rol model" olarak niteledi ve Mamdani'nin kampanya stratejistinin ilkbaharda Berlin'e gelip ekibine danışmanlık yaptığını doğruladı. Temel fark sistemde: Berlin'de başbakanı sandık seçmez, meclis seçer.

Eralp, Netanyahu Berlin'e gelirse Uluslararası Ceza Mahkemesi kararı gereği tutuklanması için "mücadele edeceğini" söyledi. Kampanyanın en büyük krizi 29 Ağustos'ta patlak verdi: partisinin Neukölln ilçe örgütünün mitinginde rapçi Dahabflex "Death to the IDF" dizelerini seslendirdi. Eralp performansı "en sert şekilde" kınadı; Almanya Yahudileri Merkez Konseyi Başkanı Josef Schuster bunu "lafta kalan kınama" olarak niteledi. Eyalet yönetimi 15 Eylül'de oybirliğiyle performansın "hata" olduğuna karar verdi, Neukölln örgütü etkinliklerini merkezle koordine etme sözü verdi; kişisel yaptırım uygulanmadı. Yeşiller'in koalisyon görüşmelerine "antisemitizme karşı net taahhüt" şartıyla girmesinin arka planı bu.

Türkiye siyasetine mesafe

Eralp'in Türkiye iç siyaseti hakkında açıklamaları bilinçli olarak genel düzeyde kalıyor. Ağustosta Berlin'deki Türk gazetecilere Türkiye'de "demokratik değişime ihtiyaç" olduğunu, hukukun, basın özgürlüğünün ve işçi haklarının güvence altına alınması gerektiğini söyledi. Seçim arifesinde Türkiye'deki "yerel yönetimlere yönelik operasyonları" "üzüntüyle takip ettiğini" ve bunu "demokrasinin geleceği açısından çok sorunlu" bulduğunu belirtti; İmamoğlu'nun adını anmadı. Asıl eleştirisi Ankara'ya değil Berlin'e yönelik: Almanya'nın Türkiye'deki hukuk ihlalleri karşısında "çok sessiz kaldığını" söylüyor. Erdoğan, AKP, CHP ya da Kürt meselesi hakkında adıyla anılan bir açıklaması bulunmuyor.

Bu mesafe stratejik. Berlin, Türkiye dışındaki en büyük Türk topluluğuna ev sahipliği yapıyor ve bu seçmen 2023 Türkiye seçimlerinde iki blok arasında neredeyse eşit bölünmüştü. Kampanya boyunca Türk toplumunda öne çıkan "bizim kız" söylemini Eralp şöyle özetliyor: "Hangi siyasi görüşten olduğu fark etmeksizin birçok Türkiye kökenli insan bizden biri eyalet başbakanı olsun istiyor."

Anahtar Yeşiller ve SPD'de

Birinci parti olmak Kızıl Belediye Sarayı'nı garanti etmiyor. ZDF'nin sandalye tahminiyle Sol Parti–Yeşiller–SPD üçlüsü 76 sandalyeyle çoğunlukta; CDU–Yeşiller–SPD 67 ile kıl payı alternatif. İkili hiçbir birleşim yetmiyor ve BSW tam %5 barajında.

Yeşiller'in adayı Werner Graf ilk tepkisinde "en büyük kesişim kümemiz Sol Parti ve SPD ile" dedi; parti Sol Parti'den antisemitizm konusunda net taahhüt bekliyor. SPD eş başkanı Bettina König "Seçmen tarafından görevden alındık" dedi; görüşmelere açık ama kamulaştırmaya karşı. Pazarlığın iki düğüm noktası belli: kamulaştırma yasası ve antisemitizm taahhüdü. 2023'te koalisyon süreci iki buçuk ay sürmüştü.

Sonuç üç düzlemde okunmalı. Siyasi olarak, Doğu Almanya mirasından gelen bir partinin genç ve kentli bir kiracı hareketine dönüşümünün doruğu ve Şansölye Friedrich Merz'in koalisyonu için başkentten gelen erken bir uyarı. Ekonomik ve hukuki olarak, Sol Parti hükümete girerse Almanya'da emsalsiz bir kamulaştırma yasası gündeme gelecek; tazminat yükü, bütçe ve anayasa yargısı boyutlarıyla yıllar sürecek bir süreç. Temsil açısından, Türkiye kökenli bir siyasetçi Almanya'da eyalet hükümetinin başına ilk kez mayısta geçmişti: Cem Özdemir, Baden-Württemberg. Eralp hem ilk kadın hem göçmen kökenli ilk sol eyalet başbakanı olur.

Kira krizi Berlin siyasetinin merkezine oturdu ve onu bir kimlik hikâyesiyle birleştiren aday, Sol Parti'yi Berlin'de hiç olmadığı bir yere taşıdı. Kızıl Belediye Sarayı'nın anahtarı ise bu gece sandıkta değil, önümüzdeki haftalarda SPD ve Yeşiller'in masasında belirlenecek.

More stories