Casusluk davasında 3'üncü duruşma: "MİT'ten yanıt bekliyorum"

Ekrem İmamoğlu, yargılandığı "siyasal casusluk" davasında üçüncü kez hâkim karşısına çıktı. İmamoğlu, MİT raporunun gelmemesine tepki gösterdi.

Atlas Newsdesk ·

Casusluk davasında 3'üncü duruşma: "MİT'ten yanıt bekliyorum"

Casusluk davası üçüncü duruşmada, İmamoğlu'nun MİT'e yöneltilen iki soruya dört aydır yanıt verilmediği savunmasıyla ilerledi.

Üçüncü duruşmada MİT yazısı

İmamoğlu, duruşmadaki savunmasını mahkemenin Milli İstihbarat Teşkilatı ile yaptığı yazışma üzerine kurdu. Savunmada öne çıkan nokta, dosyada casusluk faaliyeti bulunup bulunmadığına ilişkin soruların henüz cevaplanmadığı iddiası oldu.

İmamoğlu, mahkemenin bu soruyu MİT'e birden fazla kez yönelttiğini söyledi. Bu anlatıma göre kurumdan beklenen yanıt, mayıstan bu yana dosyaya ulaşmadı.

İmamoğlu, savunmasında "Casusluk faaliyeti var mı, yok mu?" sorusunun doğrudan Milli İstihbarat Teşkilatı'na sorulduğunu belirtti. Aynı bölümde mahkemenin bunu "Bir değil, 2 kez" yaptığını ve 4 aydır iki soruya cevap beklendiğini ifade etti.

İki sorunun dosyadaki ağırlığı

Davanın bu aşamasında tartışmanın merkezi, suçlamanın dayandığı fiili zeminin resmi kurum yanıtıyla netleşip netleşmeyeceği. İmamoğlu'nun savunması, mahkemenin istediği bilgilerin dosyanın yönünü etkileyebilecek nitelikte olduğu görüşüne dayanıyor.

Ceza yargılamalarında resmi kurumlardan gelen yazılar, özellikle teknik veya güvenlik boyutu bulunan başlıklarda mahkemenin değerlendirme alanını daraltabilir. Burada kritik unsur, MİT'in vereceği yanıtın yalnızca usule ilişkin bir belge mi olacağı, yoksa suçlamanın esası bakımından tartışmayı değiştirecek içerik mi taşıyacağıdır.

Kaynak metinde MİT'in neden henüz yanıt vermediğine ilişkin bir açıklama yer almıyor. Bu nedenle gecikmenin idari süreçten, yazışma trafiğinden veya başka bir nedenden kaynaklandığı yönünde kesin bir değerlendirme yapılamaz.

Mayıstan bu yana bekleyiş

İmamoğlu'nun verdiği süre hesabına göre mahkemenin yanıt beklediği dönem mayısta başladı ve duruşma itibarıyla 4 aya ulaştı. Bu süre, savunmanın yargılama takvimi ile kurum yanıtı arasındaki bağı özellikle vurgulamasına yol açtı.

Başlıkta MİT Başkanı'ndan yanıt beklendiği belirtilirken, duruşma anlatımında doğrudan kurumun adı öne çıktı. Bu ayrım, talebin kurumsal bir cevap olarak dosyaya girmesinin beklendiğini gösteriyor.

Duruşmada aktarılan bilgi, mahkemenin MİT'e yönelttiği soruların sayısını iki olarak sınırlıyor. Ancak kaynak metin bu soruların tam içeriğini, yazıların tarihlerini veya mahkemenin sonraki ara kararını içermiyor.

Yanıt dosyanın yönünü belirleyebilir

MİT'ten cevap gelirse, mahkeme bu belgeyi dosyadaki diğer unsurlarla birlikte değerlendirebilir. Yanıtın casusluk faaliyeti bulunduğu ya da bulunmadığı yönünde açık bir çerçeve sunması halinde, savunma ve iddia makamının sonraki tutumu bu metnin içeriğine göre şekillenebilir.

Yanıt gelmezse, yargılamada kurum yazısının beklenip beklenmeyeceği veya mevcut dosya kapsamıyla devam edilip edilmeyeceği sorusu öne çıkar. Bu durumda davanın temposunu belirleyecek unsur, mahkemenin eksik görülen bilginin dosya için ne ölçüde zorunlu olduğuna ilişkin değerlendirmesi olur.

Dava, siyasi etkisi yüksek bir yargı sürecinde güvenlik kurumundan beklenen resmi cevabın usul ve esas bakımından nasıl ele alınacağını da gösterecek. Açık kalan temel konu, MİT'in iki soruya ne zaman ve hangi kapsamda yanıt vereceğidir.

More stories

Son haberler