Büyükada Özel Rum İlkokulu'nun Sessiz Hikâyesi

Bir zamanlar yüzlerce Rum çocuğun sesleriyle dolan Büyükada Rum İlkokulu, yeni eğitim yılına bugün dört öğrenciyle başladı.

Atlas Newsdesk ·

Büyükada Özel Rum İlkokulu'nun Sessiz Hikâyesi

ADİL BALİ

Büyükada Özel Rum İlkokulu, 2026-2027 eğitim öğretim yılına bugün dört öğrenciyle başladı.

Rum Ortodoks dünyasının bayramı nedeniyle dün ders yapılmadı; okulun ilk ders zili bugün çaldı. Dört öğrenci sınıflarındaki yerlerini aldı.

Ancak okulun koridorları geçmişte olduğu gibi çocuk sesleriyle dolmadı.

Çünkü bugün Büyükada Özel Rum İlkokulu'nda yalnızca dört öğrenci var.

Daha da dikkat çekici olan, bu dört öğrencinin İstanbullu Rum Ortodoks ailelerden gelmemesi. Öğrencilerin tamamı Antakyalı Hristiyan ailelerin çocukları.

Bu nedenle Büyükada Özel Rum İlkokulu'nun bugünkü görüntüsü, yalnızca bir okulun değil, İstanbul Rum toplumunun yıllar içinde nasıl küçüldüğünün de çarpıcı bir göstergesi.

Tarihi bina yenileniyor, okul apartman dairesinde

Büyükada Özel Rum İlkokulu bugün tarihi okul binasında eğitim yapamıyor.

Deprem ve yenileme çalışmaları nedeniyle okul, eski binasının biraz ilerisinde, Çınar Meydanı'ndaki bir apartman dairesinde faaliyet gösteriyor.

Dört öğrencinin oyun alanı da bir okul bahçesi değil.

Apartmanın önündeki sokak.

Bir zamanlar yüzlerce çocuğun koştuğu Büyükada sokaklarında bugün dört çocuğun oyun sesleri duyuluyor.

Bu küçük görüntü, adanın geçmişiyle bugünü arasındaki büyük değişimi anlatmaya yetiyor.

Okuduğu Okula Müdür oldu

Okulun Müdürü yine aynı okuldan mezun olan Büyükadalı Mimar Nikola Küçüknikoladis’in kızı Agni Nikolaidis. Agni Nikoladis Atina’da Sosyoloji okudu ve Büyükada’ya dönerek okuduğu Özel Rum İlkokulu’na öğretmen oldu. Şimdi ise Özel Büyükada İlkokulu’nun müdürlüğünü yapıyor. Büyükada’da çok seviliyor.

Peki eskiden nasıldı?

Bugünkü dört öğrencinin hikâyesini anlamak için geçmişe bakmak gerekiyor.

Çünkü Büyükada Rum okulları bir zamanlar yüzlerce çocuğun eğitim gördüğü kurumlar arasındaydı.

Akillas Millas'ın Büyükada – Prinkipo, Ada-i Kebir adlı kitabında yer alan bilgilere göre, 1896 yılında Rum İhtiyar Meclisi'nin Adalar Kaymakamlığı'na verdiği bilgilerde Büyükada'daki Rum okullarında 215'i erkek okulunda, 96'sı kız okulunda, 105'i anaokulunda olmak üzere toplam 416 Rum Ortodoks çocuk eğitim görüyordu.

Bugün ise rakam dört.

416'dan 4'e...

Aradan yaklaşık 130 yıl geçti.

Bu iki rakam arasındaki fark, yalnızca 412 öğrencinin eksilmesi anlamına gelmiyor.

İstanbul Rum toplumunun geçirdiği büyük demografik değişimin de bir özeti.

Kaynak: Akillas Millas, Büyükada – Prinkipo, Ada-i Kebir, Adalı Yayınları, s. 304.

6-7 Eylül'den 1974'e uzanan kırılmalar

İstanbul Rum toplumunun küçülmesinde 6-7 Eylül 1955 olayları önemli bir kırılma noktası oldu.

Olayların ardından çok sayıda Rum İstanbul'dan ayrıldı. Büyükada da bu göçten etkilendi.

Nüfus azaldıkça okullardaki öğrenci sayıları da düşmeye başladı.

1959 yılında Büyükada Rum İlkokulu 17 öğrenci mezun ediyordu.

1960'lı yıllarda da öğrenci sayıları bu seviyelerde seyretti.

1974 Kıbrıs Harekâtı sonrasında yaşanan siyasi gelişmeler ve Türkiye-Yunanistan ilişkilerindeki yeni gerilimler ise İstanbul Rumlarının hayatında yeni bir kırılmaya yol açtı.

Büyükada'daki Rum nüfusu azaldıkça okul sıraları da boşaldı.

1896 yılında karşımıza 416 öğrencilik bir okul topluluğu çıkarken, bugün Büyükada Rum İlkokulu'nda yalnızca dört öğrenci bulunuyor.

Okullar, toplumların aynası

Bir toplumun küçülmesini yalnızca nüfus rakamlarıyla ölçmek mümkün değil.

Bazen bunu en iyi gösteren yerler okullardır.

Çünkü okul yalnızca sınıflardan oluşmaz.

Okul; aile, mahalle, komşuluk, esnaf ve sosyal hayat demektir.

Çocukların sayısı azaldığında okulun çevresindeki hayat da değişir.

Bu nedenle Büyükada Rum İlkokulu'nun 416 öğrenciden dört öğrenciye düşmesi, sıradan bir eğitim istatistiği olarak görülemez.

Bu rakam, İstanbul Rum toplumunun demografik tarihinin küçük ama çarpıcı bir göstergesidir.

İstanbul'daki değişimin bir parçası

Büyükada'daki bu tablo, İstanbul'un gayrimüslim eğitim kurumlarının genel tarihinden bağımsız değil.

1894 yılında Osmanlı İmparatorluğu'nda gayrimüslimlere ait 6 bin 437 okul bulunuyordu.

1914'te bu sayı 2 bin 580'e , 1924'te ise 138'e kadar geriledi.

2011 yılına gelindiğinde İstanbul'da faaliyet gösteren gayrimüslim okullarının sayısı yalnızca 22 idi. Bunların 16'sı Ermeni, 5'i Rum, 1'i Musevi toplumuna aitti.

Büyükada Rum İlkokulu'nun hikâyesi, bu büyük değişimin adadaki yansıması olarak okunabilir.

Bugün dört öğrenci, yarın ne olacak?

Bugün okulda eğitim gören dört öğrencinin tamamının Antakyalı Hristiyan ailelerden gelmesi, okulun geleceği açısından da dikkat çekici.

Çünkü İstanbul Rum toplumunun nüfusundaki azalma, Rum okullarının öğrenci kaynaklarını da daraltmış durumda.

Buna rağmen okulun kapısı açık.

Ders zili çalıyor.

Çocuklar sınıflarına giriyor.

Bu nedenle bugün asıl mesele yalnızca kaç öğrencinin eğitim gördüğü değil; o kulların ve bu okulların temsil ettiği kültürel hafızanın nasıl yaşatılacağı.

Kasım ayında tarihi bina yeniden açılacak

Büyükada Rum İlkokulu için önümüzdeki aylarda önemli bir gelişme yaşanacak.

Deprem ve yenileme sürecinin ardından okulun tarihi binasının Kasım ayında yeniden açılması planlanıyor.

Açılışa Fener Rum Patriği Bartholomeos'un katılması bekleniyor.

Ancak tarihi binanın yeniden açılması, geçmişteki yüzlerce öğrencinin geri dönmesi anlamına gelmiyor.

Okulun yalnızca eğitim kurumu olarak değil, aynı zamanda kültür merkezi olarak da faaliyet göstermesi planlanıyor.

Bu açıdan okul binasının yeniden açılması, Büyükada'nın Rum kültürel mirasının korunması açısından önem taşıyor.

Ve o dört çocuk, yalnızca bugünün değil, Büyükada'nın Rum eğitim tarihinin de devam ettiğini gösteriyor.

Bir okulun hikâyesi bazen bir toplumun hikâyesidir.

More stories

Son haberler