İçeriğe geç
SON HABERLER
Dış Politika

Azerbaycan lideri Aliyev’den kritik çıkış: Tüm riskler dış kaynaklı

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Bakü’deki forumda dışarıdan yöneltilen eleştirilere karşı egemenlik vurgusuyla mevcut tutumunu savundu.

Atlas Newsdesk
Azerbaycan lideri Aliyev'den kritik çıkış: Tüm riskler dış kaynaklı

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Bakü’deki forumda dışarıdan yöneltilen eleştirilere karşı egemenlik vurgusuyla mevcut tutumunu savundu.

Aliyev’in açıklamaları, okullardaki başörtüsü sınırlamaları nedeniyle Türkiye’den Bakü’ye yönelik tepkilerin dile getirildiği bir tartışmanın ardından geldi. Ancak konuşmasında Türkiye’yi veya Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı doğrudan hedef olarak göstermedi; mesajını ülkelerin kendi kararlarını verme hakkı üzerinden kurdu.

Aliyev eleştirilere egemenlik sınırı çiziyor

27 Ekim’de Bakü’de yapılan 7. Dünya Kültürlerarası Diyalog Forumu’nun açılışına katılan Aliyev, Azerbaycan’ın karşılaşabileceği tehlikelerin ülke dışından kaynaklandığını ileri sürdü. Ülke içinde böyle bir risk olmadığını savunan Cumhurbaşkanı, bağımsızlığın ve toplumsal düzenin korunmasını öncelik olarak sundu.

Bu değerlendirme, Aliyev’in ülkesinin güvenliğine ilişkin görüşünü yansıtıyor. Konuşmadaki risk tanımı belirli bir tehdidin ayrıntılarına değil, dışarıdan gelebilecek baskılara ve Azerbaycan’ın bunlara karşı benimseyeceği tutuma odaklandı.

Aliyev, Azerbaycan’a yaklaşımda eşit ölçütlerin kullanılmadığını iddia ederek uluslararası aktörleri eleştirdi. Başka bir devletin tercihlerini yönlendirmeye çalışmanın meşruiyetini sorguladı ve dış eleştiriler karşısındaki çizgisini değiştirmeyeceği mesajını verdi.

Azerbaycan’ın başka devletlerin iç meselelerine müdahale etmediğini de savunan Aliyev, karşılıklı olarak aynı yaklaşımın benimsenmesini istedi. Beklentisini, “Kendimize karşı da aynı tutumu bekleriz” sözleriyle ifade etti.

Cumhurbaşkanı, ülkesine yönelik küçümseyici yaklaşımları ve dışarıdan karar dayatılmasını kabul etmeyeceklerini belirtti. Bu ifadeler, belirli bir ülkeyle ilgili yeni bir tedbir açıklamasından ziyade, eleştirilere verilecek siyasi karşılığın çerçevesini çizdi.

Başörtüsü tartışması Ankara’ya uzanıyor

Açıklamaların arka planında, Azerbaycan’daki eğitim kurumlarında başörtüsü kullanımına getirilen sınırlamalar bulunuyor. Türkiye’de bu uygulamalara yönelik itirazlar Cumhurbaşkanlığı çevresinden ve AK Parti milletvekillerinden geldi; Bakü’deki iktidar ise tepkileri egemenlik meselesi olarak ele aldı.

Erdoğan, 22 Eylül’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, hangi ülkeyi kastettiğini belirtmeden eğitimde başörtüsü yasaklarına karşı çıktı. Dolayısıyla bu konuşmada Azerbaycan’a açık bir hitap bulunmuyordu; Türkiye’den gelen diğer siyasi açıklamalar ise Bakü yönetimine yöneldi.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral ve AK Parti’den bazı milletvekilleri de Azerbaycan’daki uygulamalara itiraz etti. İktidar partisi Yeni Azerbaycan Partisi, Türkiye’de dile getirilen bu tepkilerin Azerbaycan’ın iç kararlarına müdahale anlamına geldiğini savundu.

Tarafların açıklamaları farklı siyasi çerçevelere dayanıyor: Türkiye’den gelen itirazlar başörtüsü sınırlamalarına yönelirken, Azerbaycan’daki iktidarın yanıtı müdahale suçlamasına odaklanıyor. Bu ayrım, eğitim uygulamalarına ilişkin anlaşmazlığın devletlerin birbirine nasıl hitap edeceği tartışmasıyla birlikte yürüdüğünü gösteriyor.

Saral’ın ayrılığı ve açık kalan kararlar

Tartışmalar sürerken Saral, Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığı görevini bıraktı. Ayrılığın Erdoğan’ın talimatıyla gerçekleştiğini kendisi açıkladı; bu beyan, kararın gerekçesini veya başörtüsü tartışmasıyla doğrudan bağlantısını tek başına ortaya koymuyor.

Aliyev’in forum konuşması da eğitimdeki sınırlamaların kapsamını ya da bunların değişip değişmeyeceğini açıklayan bir düzenleme duyurusu içermiyor. Bu nedenle konuşmadan, okullara ilişkin yeni bir uygulama kararı çıktığı sonucu çıkarılamaz.

Benzer biçimde, Aliyev’in isim vermeden yaptığı egemenlik vurgusunu yalnızca Türkiye’ye yönelik bir mesaj olarak okumak, açıklamanın açıkça söylediğinin ötesine geçer. Konuşma dış baskıya karşı genel bir tutum ortaya koyarken, Türkiye ile yaşanan tartışmanın çözümüne ilişkin somut bir adım sunmuyor.

Bundan sonraki sürecin somut göstergeleri, eğitim kurallarına ilişkin resmi kararlar ve iki ülkenin birbirine yönelik açıklamaları olacak. Eğer taraflar uygulamaların kapsamını açıklığa kavuşturursa tartışma belirli düzenlemeler üzerinden ilerleyebilir; müdahale suçlamaları sürerse anlaşmazlık egemenlik söylemi etrafında kalabilir.

More stories

Son haberler