Avrupa'da Dev Kara Para Operasyonu: Almanya ve Hollanda'da 3 Türk Vatandaşı Yakalandı

Almanya ve Hollanda'da, suç gelirlerini altına dönüştürerek Türkiye üzerinden aklamakla suçlanan 3 Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı gözaltına alındı.

Atlas Newsdesk ·

Avrupa'da Dev Kara Para Operasyonu: Almanya ve Hollanda'da 3 Türk Vatandaşı Yakalandı

Alman ve Hollandalı makamlar, altın üzerinden kara para aklama soruşturmasında 24 şüpheliyi inceliyor; üç kişi gözaltına alındı.

Soruşturma makamlarının ortak açıklamasına göre, şüpheli grubun altı yılda Türkiye'ye gönderdiği değerlendirilen altının miktarı bir ile dört ton arasında. Yetkililer, bu sevkiyatların değerini yaklaşık 55 milyon ile 210 milyon euro aralığında tahmin ediyor; miktar ve değerler kesinleşmiş tespitler olarak değil, soruşturma kapsamındaki değerlendirmeler olarak sunuluyor.

Europol destekli eş zamanlı baskınlar, 7 Ekim'de Almanya'nın farklı eyaletlerinde ve Hollanda'da gerçekleştirildi. Köln Savcılığı, Aşağı Bavyera ve Köln emniyet müdürlükleri, Rotterdam Savcılığı ile Rotterdam Liman Polisi, yaklaşık 450 polis ve gümrük personelinin toplam 40 dolayında konut ve ticari adreste arama yaptığını bildirdi.

Nakit paradan külçeye uzanan iddia

Yetkililerin anlattığı düzende, başka kişiler adına suç gelirlerini akladığı öne sürülen grup, nakit parayı altına çevirerek Türkiye'ye aktarıyordu. Soruşturmacılar, yılda on milyonlarca euroya ulaştığını ileri sürdükleri bu paranın önemli bölümünün uyuşturucu ticaretinden, kalanının ise başka suç faaliyetlerinden geldiğini değerlendiriyor.

Ortak açıklamada, grupla ilişkili olduğu belirtilen kuyumculardan kullanılmış altın ve hurda alındığı, bunların suç bağlantısı bulunduğu düşünülen takılarla beraber eritildiği iddia edildi. Böylece elde edilen külçelerin Almanya'dan Türkiye'ye uçakla veya karayoluyla gönderildiği, araçlı sevkiyatlarda gizlemeye uygun düzeneklerden yararlanıldığı öne sürüldü.

İddiaya göre Türkiye'de altın yeniden işleniyor ya da karşılığında değerli takılar alınıyor, ardından buna denk gelen varlıklar aklama hizmetini kullananlara ulaştırılıyordu. Yetkililer, Türkiye'den alınan bazı mücevherlerin ve işlenen külçelerin de gümrük mevzuatına aykırı biçimde Almanya'ya geri getirildiğinden şüpheleniyor.

Hollanda'daki incelemenin odağında ise grupla ilişkisi bulunduğu iddia edilen bir finans aracısı yer alıyor. Rotterdam Liman Polisi, bu kişinin yaklaşık 60 milyon euro nakdin teslim alınmasında ve grubun diğer mensuplarına gönderilmesinde rol oynadığını değerlendiriyor; açıklama, bu tutarın altın sevkiyatlarının tahmini değeriyle nasıl örtüştüğünü belirtmiyor.

Bavyera'daki araç kontrolü soruşturmayı başlattı

Dosyanın başlangıcında, Ekim 2023'te Bavyera'da yapılan olağan bir otoyol denetimi bulunuyor. Makamların aktardığına göre Dortmund çevresinden gelen bir araçta saklanmış halde 55 kilogramı aşan altın ile yaklaşık 500 bin euro nakit tespit edildi; bu bulguların ardından uluslararası bağlantıları bulunduğu değerlendirilen gruba yönelik inceleme genişletildi.

O araçtaki Türkiye vatandaşı 60 yaşındaki sürücü ve 42 yaşındaki kadın için para aklama şüphesi üzerine tutuklama kararı verildiği bildirildi. Soruşturmanın sonraki aşamasında, Şubat 2026'da Köln'de grupla bağlantılı olduğu belirtilen kişilerin elinde beş kilogramı aşan altın takı bulundu.

Son baskınlarda gözaltına alınanlar ise 43, 45 ve 46 yaşlarındaki üç Türkiye vatandaşı oldu. Yetkililer bu kişiler için mevcut yakalama kararlarının uygulandığını açıklarken, toplam 24 şüpheliyi kapsayan dosyada örgüt kurma, suç gelirlerini aklama ve kaçakçılık şüphelerinin araştırıldığını belirtti.

Ele geçirilen araçlarda gizli bölmeler

Aramalarda belgelere, dijital malzemelere, tutarı açıklanmayan nakde ve yaklaşık 800 gram eritilmiş altına el konulduğu bildirildi. Ayrıca altın taşınmasında kullanıldığı düşünülen bir kemer ile yelek, 12 araç ve bir motosiklet ele geçirildi; araçların ikisinde kaçakçılık amacıyla hazırlandığı değerlendirilen gizli bölmeler saptandı.

Dosya, yetkililerin anlatımında yalnızca sınır ötesi altın hareketini değil, nakdin toplanmasından karşılık gelen varlıkların teslimine kadar uzanan bir hizmet zincirini kapsıyor. Bununla birlikte, açıklama herhangi bir kuyumcunun adını vermiyor ve Türkiye'deki işleme ya da alım faaliyetlerinin hangi işletmelerde gerçekleştirildiğini belirtmiyor.

Altının suç gelirleriyle bağlantısı, sevkiyatların toplam büyüklüğü ve her şüphelinin işlemlerdeki rolü, soruşturmadaki temel belirsizlikler arasında kalıyor. Ortak açıklamada şüphelilerin savunmalarına veya bir sonraki adli işlemin tarihine yer verilmezken, aktarılan suçlamalar hakkında kesinleşmiş bir hüküm de bildirilmiyor.

More stories

Son haberler