Ankara vize muafiyeti için altı kritere yeniden dönüyor
Türkiye, vize muafiyeti için kalan altı kriterde yeni çalışma başlatırken AB sürecin Komisyon, Parlamento ve Konsey onayı gerektirdiğini belirtiyor.
Atlas Newsdesk ·
Vize muafiyeti için Ankara, kalan altı AB kriterinde yeni çalışma başlattı; süreç otomatik değil, siyasi onay da gerektiriyor.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, engellerin kaldırılması için yeni bir stratejik yaklaşım benimsendiğini açıkladı. Çalışmayı dışişleri, içişleri ve adalet bakanlıkları yürütecek; AB ile istişare ve koordinasyon Dışişleri Bakanlığı üzerinden ilerleyecek.
Altı kriter masaya döndü
Brüksel’in pozisyonu, Türkiye kalan yükümlülükleri tamamlamadan dosyada ilerleme olmayacağı yönünde. Görüşüne yer verilen bir AB yetkilisine göre Birlik, Türkiye ile teknik çalışma yapmaya hazır olduğunu uzun süredir iletiyor ancak ilerleme için somut adım bekliyor.
Türkiye, AB aday ülkeleri arasında vize serbestisinden yararlanmayan tek ülke olarak gösteriliyor. AB’nin mevcut uygulamasında 61 ülke vizesiz listede yer alırken Türkiye, vize gereken ülkelerin bulunduğu negatif listede kalıyor.
2013 yol haritasının bilançosu
Sürecin başlangıcı 16 Aralık 2013’e uzanıyor. Türkiye ile AB arasındaki Vize Serbestisi Diyaloğu, toplam 72 kriterden oluşan yol haritası üzerinden yürütülüyor.
Türkiye, ilk üç yılda 72 kriterin 65’ini tamamladı; bu durum AB Komisyonu’nun 4 Mayıs 2016 tarihli raporuna yansıdı. Komisyon, 8 Aralık 2018’de Türkiye’nin AB ve Uluslararası Sivil Havacılık Teşkilatı standartlarıyla uyumlu pasaport basımı yükümlülüğünü karşıladığını bildirdi ve açık kriter sayısı altıya indi.
Kalan başlıkların en zorlusu terörle mücadele yasası olarak görülüyor. Ankara, özellikle 15 Temmuz darbe girişiminin ardından güvenlik kapasitesini zayıflatmadan düzenleme yapma çizgisini korurken AB, yasanın kapsamının daraltılması gerektiğini savunuyor.
- Terörle mücadele yasasında AB standartlarına uyum sağlanması.
- Avrupa Polis Teşkilatı ile operasyonel işbirliği anlaşmasının yapılması ve uygulanması.
- Yolsuzluğa Karşı Devletler Grubu önerilerinin hayata geçirilmesi.
- Kişisel verilerin korunması düzenlemelerinin Avrupa standartlarıyla uyumlu hale getirilmesi.
- Suç bağlantılı konularda tüm AB üyeleriyle işbirliği yapılması.
- Geri Kabul Anlaşması’nın bütün unsurlarıyla uygulanması.
Geri Kabul Anlaşması, dosyanın en hassas siyasi bağlantılarından biri olmaya devam ediyor. AB tam uygulama isterken Ankara, anlaşmanın gereklerini vize serbestisiyle eş zamanlı yürütme yaklaşımını sürdürüyor.
Onay süreci otomatik değil
Altı kriterin tamamlanması, Türk vatandaşları için vizenin kendiliğinden kalkması anlamına gelmiyor. Önce AB Komisyonu’nun, adımların yol haritasına uygun ve Birliğin beklentilerini karşılar nitelikte olduğuna dair olumlu görüş vermesi gerekiyor.
Komisyon görüşü tek başına nihai karar değil. Vize muafiyeti için Avrupa Parlamentosu ve üye devletlerden oluşan AB Konseyi’nin de onayı gerekiyor.
Bu aşamada teknik uyum ile siyasi değerlendirme birbirinden ayrılıyor. Türkiye’nin hukuki ve idari düzenlemeleri tamamlaması Komisyon kapısını açabilir; Parlamento ve Konsey aşamasında ise üye ülkelerin Türkiye’ye ilişkin genel siyasi yaklaşımı belirleyici olabilir.
İki koşullu rota beliriyor
Türkiye kalan altı kriteri Komisyon ile uyumlu biçimde tamamlarsa süreç, önce teknik raporlamaya sonra iki aşamalı siyasi onaya ilerler. Bu rota, Türkiye ile AB arasında güvenlik, göç yönetimi ve hareketlilik başlıklarında daha düzenli bir temas kanalı oluşturabilir.
Böyle bir sonuçta küresel makro etki sınırlı kalır; asıl kanal hizmet ticareti, turizm, havacılık ve iş seyahati üzerinden çalışır. Türkiye açısından kısa vadeli kazanç, Schengen bölgesine kısa süreli seyahatlerde maliyet ve bekleme sürelerinin azalması olur.
Altı kriterde ilerleme sağlanamazsa dosya mevcut bekleme çizgisinde kalır. Bu durumda turizm ve ulaştırma sektörü için doğrudan bir kırılma oluşmaz ancak iş dünyası ve öğrenciler açısından vize başvurusu maliyetleri gündemde kalmayı sürdürür.
Açık soru, Ankara’nın terörle mücadele yasası, kişisel veriler ve Geri Kabul Anlaşması başlıklarında AB’nin yeterli göreceği uygulamayı ne zaman ortaya koyacağıdır. Bu üç başlık çözülmeden Komisyonun olumlu görüşü, ardından Parlamento ve Konsey onayı için gerekli zemin oluşmayacak.