İran, Barzani'nin ofisine saldırıyı "sahte bayrak" operasyonu olarak niteledi

Erbil saldırısı, IKBY Başbakanı Mesrur Barzani’nin ofisini hedef alarak Irak ile İran arasında resmî açıklama talebine dönüşen yeni bir kriz yarattı.

Atlas Newsdesk ·

İran, Barzani'nin ofisine saldırıyı "sahte bayrak" operasyonu olarak niteledi

Erbil saldırısı, Mesrur Barzani’nin ofisini hedef alarak Bağdat-Tahran hattında yeni kriz açtı. Bağdat İran’ı işaret ederken Tahran olayı sahte bayrak diye niteledi.

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başbakanı Mesrur Barzani’nin özel ofisi ile IKBY istihbarat yapısına bağlı üst düzey bir güvenlik yetkilisinin konutu, patlayıcı insansız hava araçlarıyla hedef alındı. Kürdistan Bölgesi Güvenlik Konseyi’ne bağlı Terörle Mücadele Genel Müdürlüğü, saldırıda can kaybı ya da yaralanma olmadığını açıkladı.

Bağdat Tahran’dan açıklama istedi

Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin, İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi ile 17 Ağustos 2026’da yaptığı telefon görüşmesinde Tahran’dan resmî tutumunu duyurmasını istedi. Irak Dışişleri Bakanlığı’na göre Hüseyin, saldırıyı “ciddi bir emsal” olarak niteledi.

Bağdat’ın itirazı, saldırının hedefi kadar iddia edilen çıkış noktasıyla da bağlantılı. Iraklı yetkililer, insansız hava araçlarının İran tarafındaki sınır bölgesinden fırlatıldığını savunan güvenlik açıklamasına dayanarak Tahran’dan saldırının arkasındaki tarafları ve gerekçeleri açıklamasını talep etti.

Hüseyin, İran’ın aylardır Kürdistan Bölgesi’ndeki muhalif Kürt grupların varlığını sınır ötesi baskı için gerekçe gösterdiğini söyledi. Iraklı bakana göre bu kez doğrudan IKBY başbakanlık makamının hedef alınması, gerilimi tırmandırma ve bölgesel istikrarı zayıflatma riski taşıyor.

İran sahte bayrak iddiası kurdu

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Baghaei, saldırının şüpheli olduğunu belirterek olayın İran ile Irak arasındaki ilişkileri bozmayı amaçladığını savundu. Baghaei, saldırıdan kısa süre önce ABD basınında yer alan ve Beyaz Saray’ın İran’la dolaylı temas için Neçirvan Barzani’den yararlandığını öne süren haberlere atıf yaptı.

Baghaei, bombalamayı İran ve Irak’ın düşmanları tarafından hazırlanmış kötü niyetli bir plan olarak tanımladı. Bu açıklama, Bağdat’ın İran’dan resmî yanıt istemesinden sonra Tahran’ın sorumluluk iddialarını reddeden ilk siyasi çerçevesini oluşturdu.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de sosyal medya hesabından saldırıyı kınadı. Arakçi, “Başbakan Barzani’nin ofisine yönelik pervasız saldırıyı hiçbir şey haklı gösteremez. Kürt dostlarımız, komşular arasında anlaşmazlık çıkarmayı amaçlayan sahte bayrak operasyonlarına karşı dikkatli olmalı” dedi.

Pirmam’daki hedefler krizi genişletti

Terörle Mücadele Genel Müdürlüğü’ne göre saldırıda Hadid-110 tipi iki patlayıcı insansız hava aracı kullanıldı. Açıklamada İHA’ların Barzani’nin Erbil’deki özel ofisini ve Erbil vilayetinin Pirmam ilçesindeki Güvenlik Konseyi Başkanı’nın konutunu hedef aldığı belirtildi.

Hedeflerin niteliği, krizi yalnızca sınır güvenliği meselesi olmaktan çıkarıp IKBY’nin siyasi ve güvenlik merkezlerine yönelik doğrudan tehdit tartışmasına taşıdı. Bağdat’ın “herhangi bir provokasyon olmaksızın” gerçekleştiğini söylediği saldırı, Irak merkezi yönetimi ile IKBY arasındaki güvenlik koordinasyonunu da öne çıkardı.

ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, 17 Ağustos 2026’da yaptığı açıklamada saldırıyı kınayarak Washington’ın Kürt ortaklarına yönelik eylemleri kabul etmeyeceğini söyledi. Barrack, bu tür saldırıların bölgesel istikrara doğrudan tehdit oluşturduğunu belirterek ABD’nin “göz yummayacak ve sessiz kalmayacağız” mesajını verdi.

Diplomasi ve güvenlik sınavı

Krizin bundan sonraki seyri, Bağdat’ın talep ettiği resmî İran açıklamasının kapsamına ve IKBY güvenlik birimlerinin paylaşacağı ek bulgulara bağlı olacak. Eğer Tahran saldırıyı açık biçimde reddeden ve soruşturmaya kapı açan bir çizgide kalırsa, diplomatik gerilim sınırlı tutulabilir.

Eğer Iraklı kurumlar İHA’ların İran sınırından fırlatıldığı iddiasını yeni teknik bulgularla desteklerse, Bağdat’ın Tahran üzerindeki siyasi baskısı artabilir. Bu durumda IKBY yönetimi için güvenlik protokolleri sertleşirken, bölgedeki enerji, lojistik ve yabancı temsilcilik faaliyetlerinde risk algısı yükselebilir.

Daha geniş ölçekte asıl açık soru, olayın tekil bir saldırı mı yoksa Irak-İran sınır hattında daha sert bir güvenlik döngüsünün başlangıcı mı olduğu. İlk senaryo diplomatik notalarla yönetilebilir; ikinci senaryo ise Irak’ın kuzeyinde yatırım, sınır ticareti ve bölgesel ittifak hesaplarını daha kırılgan hale getirir.

More stories