ABD-İran diplomasisi son virajda
ABD-İran müzakereleri kritik haftada. Washington anlaşmaya yakın, ancak Tahran ve Tel Aviv'den gelen sinyaller süreci karmaşıklaştırıyor.

Diplomaside Çelişkili Sinyaller
Orta Doğu'da güç dengelerini yeniden şekillendirebilecek ABD-İran müzakereleri, tarafların çelişkili açıklamaları ve İsrail'in sert muhalefetiyle kritik bir haftaya girdi. ABD'li yetkililer anlaşmaya her zamankinden daha yakın olunduğunu belirtirken, İran tarafı bu iddiaları kesin bir dille yalanlayarak diplomasi trafiğindeki belirsizliği artırdı.
Amerikan basınına sızan bilgilere göre, Washington yönetimi İran'a bir mutabakat zaptı sunarak 24 ila 48 saat içinde yanıt talep etti. Beyaz Saray'ın, Başkan Donald Trump'ın 14-15 Mayıs'taki Çin gezisinden önce diplomatik bir başarı elde etmeyi amaçladığı belirtiliyor. Başkan Trump, görüşmelerin "çok verimli" geçtiğini ve anlaşma için sadece bir haftalık bir zaman dilimi kaldığını ifade etti.
Buna karşılık Tahran, uzlaşının yakın olduğuna dair haberleri reddetti. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Washington ile nihai bir anlaşmaya varıldığı yönündeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını açıkladı. Bu durum, müzakere masasında kapalı kapılar ardında ilerleme sağlanırken kamuoyuna farklı mesajlar verilerek bir taktik mücadelesi yürütüldüğünü gösteriyor.
Tel Aviv'den Anlaşmaya Sert Tepki
Müzakere sürecindeki en büyük engellerden biri, ABD'nin bölgedeki en önemli müttefiki İsrail'den geliyor. İsrail basınına konuşan üst düzey yetkililer, Washington'un önerdiği çerçeve anlaşmayı "felaket" olarak nitelendirerek Tel Aviv yönetiminin derin endişelerini dile getirdi.
İsrail'in temel itirazları, anlaşmanın içeriğine odaklanıyor. Buna göre önerilen metin, İran'ın balistik füze programını tamamen sonlandırmıyor ve Tahran'a yönelik ekonomik yaptırımların hafifletilmesini içeriyor. Ayrıca, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerine sadece 15 yıllık bir sınır getirilmesi ve Tahran'ın bölgedeki vekil güçler üzerindeki etkisinin tamamen ortadan kaldırılmaması, İsrail tarafından kabul edilemez bulunuyor.
Tel Aviv yönetimi, yalnızca nükleer tehdidin değil, İran'ın konvansiyonel silah kapasitesi ve bölgesel nüfuzunun da tamamen yok edilmesini talep ediyor. Anlaşmanın bu şartları karşılamaması, ABD ile İsrail arasında ciddi bir diplomatik gerilime yol açma potansiyeli taşıyor.
Bölgesel Güç Dengeleri ve Gelecek Adımlar
ABD-İran arasında varılacak olası bir anlaşma, sadece iki ülke ilişkilerini değil, tüm Orta Doğu'daki stratejik dengeleri etkileme gücüne sahip. İsrail, böyle bir anlaşmanın ardından kendisine yönelik uluslararası baskının artmasından endişe ediyor. Özellikle Lübnan'daki askeri operasyonlarını durdurması ve işgal altındaki bazı topraklardan çekilmesi yönünde baskı görebileceği konuşuluyor.
Başkan Trump'ın, İran'ın "askeri olarak yenilmiş durumda" olduğunu söylemesi ve nükleer silah edinmelerine asla izin verilmeyeceğini vurgulaması, Washington'un anlaşma olmazsa askeri seçeneği masada tuttuğunun bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Önümüzdeki bir hafta içinde Tahran'dan gelecek yanıt, diplomasinin mi yoksa gerilimin mi galip geleceğini belirleyecek.
Sürecin başarıyla sonuçlanması bölgede tansiyonu düşürebilirken, başarısız olması halinde Washington'un yaptırımları sıkılaştırabileceği ve askeri müdahale ihtimalinin yeniden güçleneceği değerlendiriliyor. Gözler, bu kritik haftanın sonunda yapılacak resmi açıklamalara çevrilmiş durumda.
More stories
- Skandal görüntülere mahkemeden tepki çeken karar
- Norveç ordusunda Çin skandalı
- Mısır inşaat danışmanlığı sektörü 10 milyar dolara ilerliyor.
- Elon Musk, ara seçimlerde 276 milyon dolarlık destek verdi
- Körfez havayolları Suudi Arabistan uçuşlarını askıya aldı
- ABD'nin UCM kararı uluslararası adalet tartışmasını büyüttü
- Rusya'da etek yorumu yapan kişiye sınır dışı kararı
- Trump, Beyaz Saray'da UFC etkinliği düzenleyeceğini duyurdu
- İran çelik ihracatını 30 Mayıs’a kadar durdurdu
- Almanya İran planı: Merz ABD’yi eleştirdi
Son haberler
- Kanser karar destek yazılım pazarı 2,3 milyar dolara ulaşabilir
- Çek devi CSG, MDA Space şirketinin en büyük hissedarı oldu.
- Çin altında düşüşü fırsata çevirdi
- 12 yaşındaki çocuğu kolonyayla yaktılar
- Galatasaray-Barcelona maçında ilk 11'ler belli oldu
- Bahçeli'den Çağrı: Türkiye Suudi Arabistan'a askeri destek sağlasın
- Lale Cander'den Hacıosmanoğlu'na sert çıkış

