Atlas360
Ekonomi

Çin altında düşüşü fırsata çevirdi

23 aydır aralıksız altın alımı gerçekleştiren Çin Merkez Bankası, değerli metalin yüzde 8.

Atlas Newsdesk
Çin altında düşüşü fırsata çevirdi

Çin altın alımlarını eylülde yaklaşık 23 tona çıkarırken, ons fiyatı ocaktaki rekorunun ardından yılbaşına göre yüzde 2,7 geride bulunuyor.

Çin Devlet Döviz İdaresi tarafından açıklanan rakamlara göre, eylül alımı yaklaşık üç yıllık dönemin en yüksek aylık miktarı oldu. Çin Merkez Bankası (PBOC) böylece alımlarını kesintisiz 23 aya taşıdı; 2015 sonrasındaki hiçbir alım serisi bu kadar uzun sürmemişti.

Bu birikime karşılık, aktarılan piyasa verileri altının 2026 başındaki kazanımlarını koruyamadığını gösteriyor. Ocakta ons başına 5.400 doları aşan fiyat, eylüldeki %8,5 kayıpla 4.176 dolara indi; son aktarılan 4.193 dolarlık seviye ise bu dip noktanın üzerinde bulunuyor.

İthalat sekiz ayda yıllık toplamı geçti

Çin'in talebi yalnızca resmi rezerv alımlarından oluşmuyor. Gümrük istatistiklerine göre, ocak–ağustos dönemindeki altın ithalatının miktarı 1.000 tonu aştı ve bedeli 158,8 milyar doları buldu; 2025 genelindeki karşılıkları 886 ton ve 96,5 milyar dolardı.

Böylece daha kısa bir dönemde hem ithalat hacmi hem de toplam ödeme önceki yılın tamamını geçti. Ancak bu iki gösterge farklı boyutları ölçüyor: tonaj ülkeye giren metal miktarını, dolar tutarı ise bunun parasal değerini gösteriyor.

State Street Investment Management bünyesinde Altın Stratejisi Başkanı olan Aakash Doshi, tüketici talebiyle bağlantılı ithalatın ilk sekiz aylık dönemde rekor düzeye çıktığını belirtiyor. Doshi, Çin piyasasındaki altın fiyat primlerini de kışa yaklaşılırken mevsimsel talebin arttığı yönünde değerlendiriyor.

Doshi'nin değerlendirmesi, resmi alımların yanında özel kesim talebinin de izlenmesi gerektiğine işaret ediyor. Bununla birlikte, banka alımlarıyla toplam ithalat aynı kapsamı taşımıyor; ithalat rakamının bütünü doğrudan merkez bankasının rezerv artışı olarak okunamaz.

Rezervlerde altın, portföylerde dolar tartışması

Julius Baer analisti Carsten Menke, Çin'in alımlarını dolar cinsinden varlıklara ve Amerikan devlet borçlanma araçlarına bağımlılığı azaltma arayışıyla ilişkilendiriyor. Bu açıklama analistin değerlendirmesi; bankanın her bir alım için açıkladığı gerekçe niteliğinde değil.

ABD Hazine verileri, Çin'in elindeki Amerikan Hazine tahvillerinin temmuzda 618 milyar dolara indiğini ve son 18 yılın en düşük düzeyine geldiğini gösteriyor. Ancak tahvil varlıklarındaki azalma ile altın alımlarının birlikte görülmesi, satış gelirlerinin doğrudan altına aktarıldığını tek başına kanıtlamıyor.

Dünya Altın Konseyi tarafından yayımlanan ağustos rakamlarında Çin'in rezervi 2.387 ton olarak yer alıyor. Bu miktar ülkeyi dünya sıralamasında beşinci yaparken, lider ABD'nin tuttuğu altının üçte birine ulaşmıyor; eylül alımı ile ağustos rezervi farklı tarihlere ait göstergeler.

Hanehalkının seçenekleri ve fiyatın sınavı

Özel yatırımcı tarafındaki tablo, rezerv yönetiminden farklı bir zemine dayanıyor. Çin'de yıllara yayılan gayrimenkul durgunluğu ve sınırlı yatırım seçenekleri, hanehalkının altın talebi için aktarılan başlıca açıklamalar arasında bulunuyor.

Aktarılan piyasa rakamlarında CSI 300'ün yılbaşından itibaren yaklaşık %8 kaybettiği, bir yıllık kamu borçlanma getirisinin ise yüzde 1,2 dolayında olduğu görülüyor. İlk gösterge hisse fiyatlarındaki dönemsel değişimi, ikincisi tahvil getirisini ölçüyor; bu nedenle doğrudan aynı tür yatırım performansı olarak karşılaştırılamazlar.

Çin'in resmi alımları sürer ve Doshi'nin işaret ettiği mevsimsel tüketici talebi güçlenirse, fiziksel altına yönelik talep desteği devam edebilir. Böyle bir senaryoda rezerv yöneticileri ile özel alıcıların eşzamanlı talebi önem taşır; ancak Çin'deki alım gücü tek başına küresel ons fiyatının yönünü belirlemez.

Alımların yavaşlaması veya fiyat primlerinin gerilemesi halinde ise bu desteğin sürekliliği yeniden değerlendirilmek zorunda kalabilir. Sonraki rezerv açıklamaları, ithalatın miktar ve değer dağılımı ile Çin'deki fiyat primleri, güçlü alımların geçici bir yoğunlaşma mı yoksa devam eden bir eğilim mi olduğunu ayırt etmek açısından belirleyici olacak.

More stories

Son haberler