Lale Cander'den Hacıosmanoğlu'na sert çıkış
TFF eski başkanvekili Lale Cander, yönetim kurulundan da istifa ederken, Başkan Hacıosmanoğlu’nu topa tuttu, “Bugün yeniden sandık kurulsa 30 oy alamaz.

TFF eski başkanvekili Lale Cander, 2,5 yıllık hak mahrumiyeti cezasını eleştirerek yönetim kurulundaki görevinden istifa etti.
Cander, ayrılık gerekçesini federasyonun yönetim biçimine ve disiplin süreçlerine yönelik itirazlarıyla açıkladı. Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nu eleştiren Cander, kendisine uygulanan yaptırımın yönetimdeki itirazları etkisizleştirme amacı taşıdığını savundu; bu değerlendirme, cezanın gerekçesine ilişkin kendi iddiası niteliğinde.
Cander cezayı itirazlarıyla ilişkilendiriyor
Cander’in açıklamasında ayrılık, yalnızca kurul üyeliğinin sona ermesi olarak değil, yönetim içinde sürdürdüğünü söylediği itirazların sonuçsuz kalması olarak sunuldu. Görevde kalmasının artık futbola katkı sağlamadığını belirten Cander, anlaşmazlığı kişisel bir makam talebinden ziyade federasyonun işleyişine yönelik görüş ayrılığı olarak tanımladı.
Daha önce kendisine verilen hak mahrumiyeti yaptırımını bu çerçevede değerlendiren Cander, itiraz eden bir yöneticinin devre dışı bırakılmak istendiğini düşündüğünü söyledi. Açıklama, yaptırım ile yönetim içindeki muhalefeti arasında bağlantı kuruyor; ancak bu bağlantı bağımsız bir hukuki tespit değil, Cander’in olaylara ilişkin yorumu.
Cander’in denetim talebinin odağında etik ve disiplin süreçleri de bulunuyor. Başkanvekili Fuat Göktaş’ı Hacıosmanoğlu’nun kişisel avukatı olarak tanımlayan Cander, Göktaş’ın hukuk yapılanmasında etkili olduğunu ileri sürdü ve bu mekanizmaların kendi dosyasında nasıl işletildiğinin hukuki incelemeye konu edilmesini istedi.
Bu talep, belirli bir mahkemenin verdiği karar veya tamamlanmış bir soruşturmanın sonucu olarak aktarılmıyor. Cander, disiplin yetkisinin kullanımına yönelik itirazını dile getiriyor; açıklamasında başvurulmuş bir yargı merciini, açılmış bir davayı ya da inceleme için belirlenmiş bir takvimi belirtmiyor.
Reform hedefinden yönetim eleştirisine
Cander, federasyon yönetimine katılırken hedeflerinin Türk futbolunda reform yapmak olduğunu söyledi. Zaman içinde önceliklerin değiştiğini savunan Cander, akrabalık bağlarının, yakın çevre ilişkilerinin ve kurum içindeki çekişmelerin yönetimde belirleyici hale geldiğini iddia etti; bunlar, ayrılan yöneticinin doğrulanmamış suçlamaları.
Eleştirisini "TFF bir aile şirketi değildir." sözleriyle ifade eden Cander, federasyonun işleyişinde liyakat ve bağımsızlığın esas alınması gerektiğini savundu. Akrabalık ve yakın çevre üzerinden yönelttiği eleştirilerde belirli bir atama işlemini, görevlendirme tarihini veya somut bir idari kararı açıklamasında göstermedi.
Cander’in reform gündemi olarak sıraladığı başlıklar arasında hakemlik, kulüplerin finansal durumu, oyuncu yetiştirme çalışmaları, amatör branşlar ve kadınların futbol faaliyetleri yer aldı. Bahisle mücadele ile hukuk kurullarının bağımsızlığını da aynı gündeme dahil eden Cander, kurum içi anlaşmazlıkların bu alanlara ayrılması gereken zamanı tükettiğini savundu.
Bu değerlendirme, söz konusu alanlarda açıklanmış yeni bir uygulama ya da alınmış bir karar içermiyor. Cander’in iddiası, başlangıçtaki reform hedefleriyle yönetimin fiili öncelikleri arasında mesafe oluştuğu yönünde; açıklamada bu görüşü ölçmeye yarayacak bütçe, performans göstergesi veya proje takvimi bulunmuyor.
Hacıosmanoğlu’nun desteğine yönelik seçim iddiası
Cander, Hacıosmanoğlu’nun federasyon içindeki desteğinin de zayıfladığını ileri sürdü. Yeniden seçim yapılması halinde başkanın 30 oya ulaşamayacağını savunurken adaylık desteği ve imza toplama kapasitesini de sorguladı; bu sayı, açıklanmış bir oylamanın sonucu değil, Cander’in varsayımsal seçime ilişkin değerlendirmesi.
Açıklamada bu değerlendirmeyi destekleyen bir delege sayımı, imza listesi veya seçim tarihi yer almıyor. Dolayısıyla Cander’in sözleri, federasyonda yeni bir seçim kararı alındığı ya da mevcut başkanın görevine ilişkin resmi bir sürecin başladığı anlamına gelmiyor.
Cander, reform için kurumsal işleyişin, liyakatin ve bağımsız hukukun gerekli olduğunu savunarak ayrılık gerekçesini bu ilkelerle ilişkilendirdi. Talep ettiği hukuki inceleme başlatılırsa tartışma disiplin mekanizmalarının kullanımına taşınabilir; böyle bir sürecin başlayıp başlamayacağı ve istifanın yönetim gündeminde hangi somut karşılığı bulacağı ise açıklık kazanmış değil.
More stories
- Galatasaray-Barcelona maçında ilk 11'ler belli oldu
- Galatasaray Barcelona maçı için Buruk'tan net mesaj
- Mbappe için Ballon d'Or tahmini: Okocha devleri sıraladı
- Galatasaray Barcelona karşısında Osimhen ile galibiyet arıyor
- Çinli büyükusta Yu Yangyi Shenzhen Satranç Turnuvası'nı kazandı
- Galatasaray'ın yıldızı Osimhen Barcelona savunmasının hedefinde
- Aziz Yıldırım'dan 'Kripto FETÖ' tepkisi
- Arsenal Akademisi'nde Max Dowman'ın Yükselen Performansı
Son haberler
- Çin altında düşüşü fırsata çevirdi
- Akran zorbalığı iddiası: 12 yaşındaki çocuğu kolonyayla yaktılar
- Skandal görüntülere mahkemeden tepki çeken karar
- Norveç ordusunda Çin skandalı: Tatbikat verileri kaydedildi
- Mısır inşaat danışmanlığı sektörü 10 milyar dolara ilerliyor.
- Bahçeli'den Çağrı: Türkiye Suudi Arabistan'a askeri destek sağlasın
- Elon Musk, ara seçimlerde 276 milyon dolarlık destek verdi
- Körfez havayolları Suudi Arabistan uçuşlarını askıya aldı

