Vatandaşlık soruşturmasında ikinci dalga: 30 şirkete kayyum

Adalet Bakanı Akın Gürlek, gayrimenkul satışları üzerinden usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazandırılmasına yönelik yürütülen soruşturmada ikinci dalga…

Atlas Newsdesk ·

Vatandaşlık soruşturmasında ikinci dalga: 30 şirkete kayyum

Vatandaşlık soruşturması kapsamında 72 kişi gözaltına alındı; Gürlek, 1.070 kişinin usulsüz vatandaşlık edindiğini bildirdi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul merkezli dosyada ikinci dalga operasyonun bu sabah yapıldığını açıkladı. Gürlek'in sosyal medya hesabından duyurduğu bilgilere göre 88 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı, 72 şüpheli gözaltına alındı.

Soruşturma, yabancılara yapılan gayrimenkul satışları üzerinden Türk vatandaşlığı edinilmesine ilişkin işlemleri kapsıyor. Bakanın açıklamasında, kamu kurumlarının yanıltıldığı, sahtecilik yöntemlerine başvurulduğu ve vatandaşlık hukukunun istismar edildiği iddia edildi.

İstanbul dosyasında ikinci dalga

Gürlek'e göre operasyon, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü tarafından yürütülen soruşturmanın ikinci aşaması oldu. İlk aşamada Babacan İnşaat bağlantılı işlemlerin incelendiği, düşük bedelli taşınmazların gerçeğe aykırı yüksek ekspertiz raporlarıyla satıldığı ileri sürülmüştü.

Bakan, ilk dalgada 687 kişinin usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazandığının belirlendiğini ve bu kişilerin vatandaşlıklarının iptali için idari sürecin başlatıldığını söyledi. Bu sayı, ikinci dalgada açıklanan 1.070 kişiyle birlikte dosyanın aile bireylerini de kapsayan geniş bir idari incelemeye dönüştüğünü gösteriyor.

Üç inşaat şirketi incelendi

İkinci dalgada Gül İnşaat AŞ, Beyaz İnşaat ve LİV İnşaat üzerinden yapılan gayrimenkul satışları mercek altına alındı. Gürlek'in açıklamasına göre 734 yabancı uyruklu kişiye yapılan satışlar değerlendirildi ve 274 işlem için muvazaalı satış tespiti yapıldı.

Bakan, bu işlemler sonucunda aile bireyleriyle birlikte 1.070 kişinin usulsüz yollarla Türk vatandaşlığı edindiğini, 11 kişinin ise vatandaşlık edinme sürecinin sürdüğünü bildirdi. Açıklamada, söz konusu satışların toplam büyüklüğünün 3,5 milyar TL'yi aştığı ifade edildi.

Dosyada açıklanan rakamlar, soruşturmanın yalnızca bireysel başvuruları değil, satış zinciri ve değerleme sürecini de hedef aldığını gösteriyor. Ancak kamuya açıklanan bilgiler şu aşamada Bakan Gürlek'in beyanına dayanıyor; şirketlerin ve şüphelilerin savunmalarına ilişkin resmi bir ayrıntı paylaşılmadı.

Taşınmazlar ve hesaplara tedbir

Operasyon kapsamında şüphelilere ait adreslerde ve şirketlerde dijital materyallere el konulduğu açıklandı. Gürlek, 2.011 taşınmaz, bir otel, 86 motorlu araç, iki yat ve 42 banka hesabı hakkında tedbir uygulandığını bildirdi.

Bakanın verdiği bilgilere göre 30 şirkete de el konuldu ve bu şirketlere kayyum atandı. Bu tedbirler, soruşturma makamlarının suçtan elde edildiği öne sürülen kazançların izini sürmeye çalıştığını gösteren mali nitelikli adımlar arasında yer alıyor.

Vatandaşlık iptali yönündeki idari süreç, ceza soruşturmasından ayrı ilerleyen bir başlık olarak öne çıkıyor. Eğer Bakanlığın açıkladığı tespitler idari aşamada kesinleşirse, 1.070 kişinin vatandaşlık statüsü doğrudan etkilenebilir ve devam eden 11 başvuru da askıya alınabilir.

Gayrimenkulde denetim etkisi

Dosyanın gayrimenkul sektörü açısından ana sonucu, yabancılara satışta ekspertiz raporları ve satış bedelleri üzerindeki denetimin daha sıkı hale gelmesi olabilir. Eğer soruşturma yeni şirketlere uzanırsa, inşaat firmaları, değerleme kuruluşları ve aracı kurumlar geçmiş işlemler için daha fazla belge talebiyle karşılaşabilir.

Eğer süreç mevcut dosyayla sınırlı kalırsa, etki daha çok adı geçen şirketlerin mal varlığı, nakit akışı ve yönetim kontrolü üzerinde yoğunlaşır. Kayyum atanan 30 şirket için öncelikli soru, devam eden projelerin, alacakların ve üçüncü taraf sözleşmelerinin nasıl yönetileceği olacak.

Küresel ölçekte etki, Türkiye'nin yatırım yoluyla vatandaşlık işlemlerinde denetim algısıyla sınırlı kalır. Eğer iptal kararları genişler ve yeni başvuru şartları sıkılaştırılırsa, yabancı alıcıların Türkiye gayrimenkulüne bakışı kısa vadede daha temkinli hale gelebilir; sektör için ana mekanizma daha yavaş satış süreci ve daha ağır uyum maliyeti olur.

More stories