ABD Büyükelçisi Barrack: Ortadoğu ve F-35 mesajı
ABD Büyükelçisi Barrack, Ortadoğu yaklaşımını savundu ve Türkiye’nin F-35’e dönüşü için S-400 çözümünün NDAA 1245’e uyacağını söyledi.
Cuneyd Erdogan ·

ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, 22 Nisan 2026’da Fox News Digital’e verdiği demeçte Ortadoğu ve Türkiye-ABD savunma gündemine dair önceki sözlerine gelen tepkilere yanıt verdi. Barrack, “güçlü liderlik rejimleri” ifadesinin ABD politikasında bir yön değişikliği anlamına gelmediğini söyledi. Bu yaklaşımı ideolojik bir tercih olarak değil, sahadaki gözlemlerden çıkan “gerçekçilik” olarak tanımladı.
Barrack, İsrail ile Hizbullah’ı aynı kefeye koyduğu yönündeki eleştirileri de gündemine aldı. İsrail-Hizbullah hattındaki ateşkesi “mola” diye nitelemesinin, sahadaki kırılgan durumu tarif ettiğini belirtti. Bu çerçevede, ateşkesin kalıcı bir düzenleme değil, geçici bir duraklama olarak görüldüğünü ima eden bir dil kullandı.
Türkiye açısından en kritik başlık F-35 programı oldu. Barrack, Türkiye’nin F-35 programına “hızla” dönmesi gerektiğini savundu ve mevcut tıkanıklığı “akıl dışı” diye niteledi. Sorunun merkezinde yer alan S-400 meselesinin, ABD eski Başkanı Donald Trump ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki güçlü kişisel ilişki sayesinde aylar içinde çözülebileceğini ifade etti.
Büyükelçi, olası bir çözümün ABD’de savunma harcamaları ve yaptırım çerçevesiyle bağlantılı Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası’nın (NDAA) 1245. maddesine tam uyumlu olacağını vurguladı. Bu uyumun, Rus yapımı sistemlerin operasyonel olmadığına dair “kesin sertifikalar” alınmasıyla sağlanacağını söyledi. Barrack’ın çizdiği çerçeve, teknik doğrulama ve sertifikasyon üzerinden siyasi kilidi açmayı hedefleyen bir yol haritasına işaret ediyor.
Ortadoğu değerlendirmesinde Barrack, Arap Baharı sonrasında Batı tarzı demokrasiye yönelen bazı ülkelerin kaosa sürüklendiğini, buna karşılık Körfez monarşileri gibi “istikrarlı liderlik” modellerinin güvenlik ve ekonomik büyüme ürettiğini savundu. Türkiye’yi de Cumhurbaşkanı Erdoğan dönemindeki “güçlü liderlik” yaklaşımının istikrar, ekonomik dinamizm ve bölgesel nüfuz sağladığına örnek olarak gösterdi.
Bu söylem, Washington’da bölgesel ortaklıkların yönetim biçiminden çok güvenlik ve kapasite çıktıları üzerinden tartışıldığı bir zemine oturuyor.
Barrack’ın açıklamaları, Türkiye-ABD savunma ilişkilerinde S-400/F-35 düğümünün yeniden gündeme taşındığını gösteriyor. Aynı zamanda Ortadoğu’da yönetim modelleri tartışmasının, sahadaki güvenlik dengeleri ve ABD’nin ortaklık öncelikleriyle birlikte ele alındığını ortaya koyuyor.
Olası Etkiler
Ülke Etkisi: Türkiye-ABD savunma gündeminde S-400 ve F-35 başlıkları yeniden öne çıkabilir. Sertifikasyon ve uyum vurgusu, Ankara’nın atacağı adımların ABD iç hukukuna bağlanacağını gösteriyor.
Sektör Etkisi: F-35 programına dönüş tartışması, savunma sanayii tedarik zinciri ve ortak üretim ilişkileri üzerinde yeniden değerlendirme baskısı yaratabilir. Sertifikasyon şartı, teknik doğrulama süreçlerine ve denetim mekanizmalarına talebi artırabilir.
Piyasa Etkisi: Savunma işbirliği beklentileri, ülke risk primi ve jeopolitik algı kanalıyla fiyatlamalara yansıyabilir. Sürecin ABD iç hukukuna bağlanması, haber akışına duyarlı oynaklık kanalı oluşturabilir.