Rusya'da Putin'e Destek Azalıyor, İç İstikrarsızlık Riski Artıyor
Rusya'da Putin'e destek azalıyor, bu da iç istikrarsızlık riskini artırabilir ve rejimi güvenlik güçlerine daha bağımlı hale getirebilir.
Cuneyd Erdogan ·

Rusya'da yapılan anketler, Devlet Başkanı Putin'e verilen desteğin azaldığını gösteriyor. Bir kamuoyu araştırma merkezinin verilerine göre, Putin'in görev performansına destek yüzde 65,6'ya, kendisine duyulan güven ise yüzde 71'e geriledi.
Bu oranlar, 2022'deki Ukrayna işgalinin başlangıcındaki yüzde 71 görev performansı desteği ve yüzde 86 güven oranının altında kalıyor.
Destek oranlarındaki düşüş yedi haftadır devam ediyor. Hükümete ve Başbakan Mişustin'e verilen destek de azalma eğiliminde. Ancak iktidar partisi Birleşik Rusya'ya destek hafifçe artış gösteriyor.
Başka bir devlet kurumu olan Kamuoyu Vakfı'nın verileri ise Putin'e desteğin yüzde 76, güvenin ise yüzde 74 seviyesinde olduğunu belirtiyor. Bu çelişkili sonuçlar, Kremlin'in medya kuruluşlarına Kamuoyu Vakfı verilerini kullanmalarını veya anket haberlerinden kaçınmalarını tavsiye ettiği iddialarıyla birlikte değerlendiriliyor.
Uzmanlar, Putin'e verilen desteğin açıklanan rakamlardan daha düşük olabileceğini belirtiyor. Anket sorularının Putin'in adını açıkça zikretmesinin, baskı ve devlet propagandası nedeniyle katılımcılar üzerinde psikolojik etki yaratabileceği düşünülüyor.
Ayrıca, Rusların üçte ikisinin önemli devlet sorunlarının çözümünü Putin'e emanet etmek istemediği ifade ediliyor.
Bağımsız bir araştırma merkezinin verilerine göre, ülkenin doğru yönde ilerlediğini düşünenlerin oranı 2025'teki yüzde 75'ten bugün yaklaşık yüzde 60'a geriledi. Bu düşüş, Ukrayna savaşının toplumdaki algısının değişmesiyle ilişkilendiriliyor.
Savaşın mobilize edici etkisinin azaldığı ve sosyal ile ekonomik sorunların ön plana çıktığı belirtiliyor.
Putin'in popülaritesindeki düşüşün, rejimin güvenlik güçlerine daha fazla dayanmasına yol açabileceği öngörülüyor. Bu durum, iç istikrarsızlık riskini artırabilir ve güvenlik kurumlarının bağımsız siyasi aktörler olarak hareket etme potansiyelini yükseltebilir.
Kısa vadede devletin istikrarlı olduğu ancak uzun vadede iyileşme beklenmediği, yeni krizlerin olumsuz eğilimi derinleştirebileceği vurgulanıyor.