Prens Selman'dan Netanyahu'ya Ret
İsrail basını, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun Yemen'deki Husilere müdahale etmek istediğini, buna karşın Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin…

Diplomatik kaynaklar, İsrail'in Husiler çatışmasına katılma teklifinin Suudi Arabistan tarafından reddedildiğini ileri sürdü.
İsimlerinin açıklanmasını istemeyen iki diplomatik kaynağın anlatımı, askeri işbirliği arayışını İsrail ile Suudi Arabistan arasında diplomatik yakınlaşma hedefiyle ilişkilendiriyor. Kaynaklara göre İsrail, Husilere yönelik operasyonlarda yer alabilmek için Suudi yönetiminin onayını ABD üzerinden sağlamaya çalıştı.
Kaynaklardan biri, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın bu öneriye karşı çıktığını savundu. Suudi makamlarından habere ilişkin açıklama gelmediği belirtilirken, aktarılan görüşmelerin tarihi ve teklifin hangi koşulları içerdiği açıklanmadı.
Netanyahu'nun teklifinde normalleşme hesabı
Diplomatik kaynakların iddiasına göre Netanyahu, Yemen'deki Husilere karşı müdahaleye katılmayı Suudi Arabistan ile ilişkileri ilerletmenin bir yolu olarak değerlendirdi. Bu anlatımda askeri katılım talebi, yalnızca çatışmaya ilişkin bir tercih değil, gelecekteki diplomatik temaslar için zemin oluşturma girişimi olarak sunuluyor.
Süreçten haberdar olduğu belirtilen diğer kaynak, İsrail'in müdahalede yer alma konusunda ısrar ettiğini aktardı. Aynı kaynak, Suudi tarafıyla ortak hareket etme isteğinin ileride bir normalleşme anlaşmasına ulaşma amacı taşıdığını söyledi.
Bununla birlikte, bir normalleşme hedefinden söz edilmesi, böyle bir anlaşma üzerinde müzakere yürütüldüğünü göstermiyor. Kaynakların açıklamalarında görüşme takvimi, üzerinde uzlaşılan maddeler veya tarafların karşılıklı taahhütlerine ilişkin herhangi bir ayrıntı yer almıyor.
ABD'nin rolü de kaynaklar tarafından İsrail'in teklifini Suudi tarafına kabul ettirmeye yönelik aracılık çerçevesinde anlatılıyor. Washington'ın girişimi nasıl değerlendirdiği, hangi düzeyde temas kurulduğu veya herhangi bir koşul sunduğu konusunda bilgi verilmiyor.
Selman'ın itirazı kamuoyuna bağlanıyor
Kaynaklardan biri, Muhammed bin Selman'ın İsrail ile ortaklığın Suudi kamuoyunda olumsuz karşılanabileceğini düşündüğünü iddia etti. Yardım önerisinin reddini bu değerlendirmeye bağlayan kaynak, Veliaht Prens'in İsrail'in askeri desteğini kabul etmeye ilgi göstermediğini savundu.
Bu gerekçe, Suudi yönetiminin kamuya açıkladığı bir tutum değil, diplomatik kaynağın aktardığı değerlendirme niteliğinde. Kamuoyunun olası işbirliğine yaklaşımını gösteren bir araştırma veya Selman'ın gerekçelerini doğrudan ortaya koyan bir açıklama aktarılmıyor.
Aynı kaynak, Selman'ın karşı çıkışı devam ettiği sürece İsrail'in Yemen'e müdahalesinin gündeme gelmeyeceğini öne sürdü. Bu ifade, bir kaynağın askeri seçeneğin uygulanabilirliğine ilişkin değerlendirmesi; İsrail'in açıkladığı bağlayıcı bir karar olarak sunulmuyor.
Anlatım böylece iki ayrı iddiayı bir araya getiriyor: Suudi yönetiminin öneriyi kabul etmemesi ve bu tutumun İsrail'in müdahalesini engellemesi. İkinci iddianın hangi diplomatik veya operasyonel koşullara dayandığı ise açıklanmıyor.
Askeri katılımın koşulları açıklanmadı
İsrail'e atfedilen önerinin kapsamı, girişimin değerlendirilmesindeki temel belirsizliklerden biri. Hangi saldırılara katılım istendiği, Suudi Arabistan'dan nasıl bir işbirliği beklendiği ve talebin somut bir askeri plan içerip içermediği belirtilmiyor.
Kaynakların aktardığı ret tutumu sürerse, İsrail'in askeri işbirliğini diplomatik yakınlaşmaya dönüştürme girişimi bu kanal üzerinden ilerleyemeyebilir. Ancak bu olasılık, iki ülke arasındaki bütün temasların kesileceği veya başka bir diplomatik yolun kapanacağı anlamına gelmiyor.
Suudi tarafının yaklaşımı değişirse, askeri katılımın biçimi ve tarafların üstleneceği yükümlülükler ayrıca önem kazanacaktır. Böyle bir değişikliğin tek başına normalleşme anlaşması getireceğine ilişkin herhangi bir taahhüt aktarılmıyor.
Suudi makamlarının vereceği yanıt, hem ret iddiasının hem de Selman'a atfedilen gerekçenin açıklığa kavuşması açısından belirleyici olacak. İsrail ve ABD'nin olası açıklamaları ise teklifin varlığı, kapsamı ve arabuluculuk iddiasının sınırları konusunda daha somut bilgi sağlayabilir.
More stories
- Elon Musk, ara seçimlerde 276 milyon dolarlık destek verdi
- Kuzey Kore yeni balistik füze denemesiyle füze gücünü artırıyor
- ABD ve Ukrayna hattında dizel yaptırımı krizi tırmanıyor
- İran nükleer tesislerine saldırılar riskleri ortadan kaldırmadı
- ABD askeri kuralları Okinawa'daki cinayet sonrası değişiyor
- Fransa'da süpermarket zincirlerine siber saldırı
- Paris’in 400 yıllık kapalı pazarı yangında kül oldu
- Trump açıkladı: ABD'nin Atina Büyükelçisi Guilfoyle görevden alınabilir
- İran'ın Hürmüz Boğazı görüşmeleri için ABD'ye yedi şartı var
- Kuzey Kore doğu kıyısında yeni füze denemeleri gerçekleştirdi

