Alman istihbaratındaki casusluk iddiasında Rusya ve Azerbaycan detayı
Almanya, BND eski başkanı August Hanning'in casusluk suçlamasıyla gözaltına alınmasıyla sarsıldı. Sızan 2 bin gizli belge Batı'yı alarma geçirdi.
Atlas Newsdesk ·

Almanya Federal Başsavcılığına göre, BND eski başkanı August Hanning, yaklaşık 2 bin gizli belgeye ilişkin soruşturmada gözaltına alındı.
Savcılık, eski Federal İstihbarat Teşkilatı çalışanı Manfred D.'nin kurumdan aldığı belgeleri ödeme karşılığında Hanning'e ulaştırdığından şüpheleniyor. Hanning hakkındaki soruşturma ise casusluk, vatana ihanet ve yabancı bir güç adına gizli bilgi toplama şüphelerini kapsıyor; isnatlar henüz bir mahkûmiyet kararı anlamına gelmiyor.
Belge akışının merkezindeki mali anlaşma
Savcılığın anlattığı düzenek, 2010 ilkbaharında yapıldığı ileri sürülen mali anlaşmaya dayanıyor. İddiaya göre Manfred D., BND bünyesinde eriştiği istihbaratı düzenli ödemeler karşılığında eski yöneticisine iletmeyi kabul etti; Hanning de bu bilgileri yürüttüğü özel danışmanlık işlerinde değerlendirdi.
Şüphe konusu yaklaşık 2 bin belge, savcılığın Manfred D.'den Hanning'e geçtiğini değerlendirdiği toplamı ifade ediyor. Savcılığa göre belgelerin önemli kısmında, kurum dışına çıkarılması amaçlanmayan ve üst düzey brifinglerde kullanılan gizli bilgiler bulunuyordu; dosya bu yönüyle kurum içindeki bilgi erişimine de uzanıyor.
Savcılar, Hanning'in bir yabancı istihbarat görevlisine yönelik analizinde Manfred D.'den gelen gizli verilerden yararlandığını öne sürüyor. Ancak yetkililer, hazırlanan çalışmanın hedeflenen alıcıya teslim edilip edilmediğini belirleyebilmiş değil; dolayısıyla analiz hazırlama iddiasıyla bilginin karşı tarafa ulaşması ayrı başlıklar olarak duruyor.
Hanning'in başka bir yabancı istihbarat kuruluşuyla bağlantısını koruduğu da savcılığın iddiaları arasında. Hangi bilgilerin kimlere ulaştığı ve bunların operasyonel sonuçları ise henüz açıklığa kavuşmuş değil; gizli materyalin toplanmasına ilişkin şüpheler tek başına bütün belgelerin yabancı taraflara aktarıldığını göstermiyor.
Başkanlık makamına uzanan bilgi erişimi
Hanning, altı yıl yönettiği BND'den Kasım 2005'te ayrılmıştı. Manfred D. ise onun özel kalem müdürlüğünü yapmış, daha sonra İçişleri Bakanlığı'nda çalışmıştı; soruşturmadaki ödeme iddiası böylece geçmişte aynı yönetim kadrosunda bulunan iki isim arasındaki ilişkiye dayanıyor.
Manfred D.'nin Mart 2012'de başlayan sonraki görev dönemi, farklı BND başkanlarının özel kalem müdürlüğünü kapsıyordu. Başkanlık makamına sunulacak bilgilerin zamanlaması ve seçimi üzerindeki rolü, savcılığın belge aktarımı iddiasının kurumdaki üst düzey bilgi dolaşımıyla nasıl bağlantı kurduğunu açıklayan görev bağlamını oluşturuyor.
BND Başkanı Martin Jager, şüpheler üzerine kurum bünyesinde kapsamlı inceleme başlattıklarını ve ulaşılan bulguların şüpheleri desteklediğini söyledi. Jager, iç güvenlik konusunda taviz vermeyeceklerini belirtirken soruşturmanın teşkilatın belirlediği amaç ve öncelikleri değiştirmeyeceği mesajını verdi; açıklaması kurumun kendi incelemesine ilişkin değerlendirmesini yansıtıyor.
Ortak servislerin bilgileri mercek altında
Soruşturmanın uluslararası boyutu, BND'ye başka ülkelerin servislerinden gelen istihbaratın da dosyaya konu olmuş olabileceği ihtimalinde yoğunlaşıyor. Ancak İngiliz veya ABD'li ajanların ya da muhbirlerin kimliklerinin açığa çıktığı doğrulanmış değil; olası güvenlik riski ile gerçekleşmiş bir ifşa arasında ayrım bulunuyor.
Eski MI6 görevlisi Matthew Dunn, İngiliz servislerinin Alman kurumuyla paylaşılan istihbaratı güvenlik açısından yeniden değerlendireceği görüşünde. Dunn'ın açıklaması mevcut bir hükümet görevlisinin teyidi değil, eski bir istihbarat çalışanının değerlendirmesi; bu nedenle incelemenin kapsamı veya sonuçları hakkında resmi bulgu yerine geçmiyor.
Dunn, bilgi aktarımı sırasında kaynağın kimliğine ilişkin ayrıntıların çıkarılması gibi koruyucu uygulamaların kullanıldığını da belirtiyor. Bu değerlendirmeye göre, belgelere yetkisiz erişim yaşanmış olsa bile insan kaynaklarının aynı ölçüde açığa çıkmış olduğu sonucuna doğrudan varılamaz; belirleyici unsur, belgelerde hangi tanımlayıcı bilgilerin bulunduğu.
İngiliz ve Alman servislerinin birlikte çalışmayı sürdüreceğini düşünen Dunn, olayın kurumsal ilişkiyi bozmasını beklemiyor. Soruşturmanın sonraki aşamalarında ise analizin teslim edilip edilmediğinin, aktarıldığı ileri sürülen belgelerin içeriğinin ve ortak ülkelere ait bilgilerin kapsamının açıklığa kavuşması, olası güvenlik sonuçlarını değerlendirmek açısından belirleyici olacak.