İran'da 56 kültürel alan, son çatışmalarda hasar gördü.
Tahran ve İsfahan'daki önemli tarihi yapılar zarar gören yerler arasında.
Gülistan Sarayı'nın restorasyonunun en az iki yıl sürmesi bekleniyor.
İran, bu durumu uluslararası hukukun ihlali olarak değerlendiriyor.
Kültür Bakanı, uluslararası toplumun tepkisizliğini eleştirdi.

Atlas AI
Kültürel Miras Alanlarında Hasar Tespiti
İran Kültür ve Turizm Bakanlığı, ülkedeki 56 müze ve tarihi anıtın son çatışmalarda zarar gördüğünü bildirdi. 28 Şubat'ta başlayan olaylar sonrasında Tahran ve İsfahan gibi önemli şehirlerdeki kültürel varlıklar etkilendi. Bu durum, İran'ın zengin kültürel mirasının korunması konusunda ciddi endişelere yol açtı.
Kültür ve Turizm Bakanı Reza Salehi Amiri, Tahran'da 19 farklı noktanın hasar gördüğünü belirtti. Bu yerler arasında Gülistan Sarayı, Kapalı Çarşı ve eski senato binası gibi önemli yapılar bulunuyor. Başkent dışında ise İsfahan'daki 17. yüzyıldan kalma Çehel Sütun Sarayı ve Cuma Camii de hasar gören yerler arasında yer alıyor.
Restorasyon Süreci ve Uzman İncelemesi
Bakanlık, hasarın boyutunu belirlemek amacıyla 300'den fazla uzmanı görevlendirdi. İlk tahminlere göre, sadece Gülistan Sarayı'nın özel restorasyon çalışmaları için en az iki yıl süreceği öngörülüyor. Bu durum, kültürel varlıkların onarımının hem zaman alıcı hem de maliyetli olacağını gösteriyor.
Amiri, yaşanan tahribatı İran kimliğine yönelik "kasıtlı ve bilinçli bir saldırı" olarak nitelendirdi. Hasarın, 1980'lerdeki İran-Irak Savaşı sırasında görülen yıkımdan daha büyük olduğunu ifade etti. Kültürel alanların hedef alınmasının, tüm tarafların imzacısı olduğu 1954 Lahey Sözleşmesi'ni ihlal ettiğini vurguladı.
Uluslararası Toplumdan Beklentiler
Bakan, uluslararası toplumu ve UNESCO'yu bu miras alanlarının korunması konusunda yetersiz kalmakla eleştirdi. Bu tür saldırıların, insanlığın ortak mirasına yönelik bir tehdit oluşturduğunu belirtti. Kültürel varlıkların korunması, uluslararası hukukun temel prensiplerinden biri olarak kabul ediliyor.
Bu olaylar, çatışma bölgelerindeki kültürel mirasın korunması konusundaki küresel tartışmaları yeniden gündeme getirdi. Uluslararası kuruluşların, bu tür durumlarda daha etkin rol oynaması gerektiği yönündeki çağrılar artıyor. İran'ın bu açıklamaları, kültürel mirasın savaş zamanlarında ne kadar savunmasız olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
Geleceğe Yönelik Belirsizlikler
Hasar gören alanların tam kapsamlı restorasyonu için gerekli kaynak ve zaman henüz netleşmiş değil. Bu durum, İran'ın kültürel turizm potansiyelini de olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, uluslararası toplumun bu duruma nasıl bir tepki vereceği ve somut adımlar atıp atmayacağı da belirsizliğini koruyor.
