Avrupa'da en zengin binde birlik grubun gelirdeki payı, ülkeden ülkeye minimum %1,6 ile maksimum %10,2 arasında değişmektedir.
Bu gelir dağılımı farklılıklarının temelinde, vergi politikaları, sosyal transferler ve ekonomik yapıdaki çeşitlilikler yatmaktadır.
En zengin kesimin gelirdeki payı, 1980'lerden bu yana Avrupa genelinde artış eğiliminde olup, son yıllarda daha yatay bir seyir izlemiştir.

Atlas AI
Avrupa genelinde, nüfusun en zengin yüzde 0,1'lik kesiminin toplam gelirden aldığı pay, ülkeden ülkeye önemli ölçüde değişiklik göstermektedir. Bu grubun gelirdeki payı bazı ülkelerde yüzde 6'nın üzerine çıkarken, kıta ortalaması yüzde 4,5 seviyesindedir. Uzmanlar, bu büyük farklılıkların arkasında yatan temel nedenler olarak ülkelerin vergi sistemlerini ve ücret eşitsizliği politikalarını işaret ediyor.
Gelir Dağılımındaki Büyük Farklılıklar
World Inequality Database'den elde edilen güncel veriler, en zengin yüzde 0,1'lik kesimin gelir payının 35 Avrupa ülkesi arasında yüzde 1,6 ile yüzde 10,2 arasında değiştiğini ortaya koyuyor. Bu analiz, Avrupa Birliği üyeleri, aday ülkeler, EFTA ve Birleşik Krallık'ı kapsayan geniş bir coğrafyayı inceliyor. Euronews'in derlemesine göre, İtalya dışındaki ülkeler için 2024 veya en güncel veri kullanılmış olup, İtalya'da en son veri 2015 yılına aittir.
Gelir, bu hesaplamalarda vergi ve sosyal transferler öncesindeki brüt düzeyde değerlendiriliyor.
Avrupa Birliği ülkeleri arasında, en zengin binde birlik kesiminin gelirdeki payı en yüksek olarak Estonya'da yüzde 8,3 olarak ölçülmüştür. Bu ülkeyi yüzde 7,5 ile Bulgaristan ve yüzde 7 ile Polonya takip ediyor. AB aday ülkelerinden Sırbistan yüzde 6,9 ve Türkiye yüzde 6,1 ile yüzde 6 sınırının üzerinde yer alıyor.
Farkların Kaynağı Olarak Politikalar ve Sistemler
University College London'dan Dr. Pawel Bukowski, bu gelir dağılımı farklarının arkasında yatan belirleyici faktörlerin başında ülkelerin politikaları ve kurumlarının geldiğini vurguluyor. Dr. Bukowski'ye göre, ülkeler gelirleri vergi ve sosyal politikalar aracılığıyla ne kadar yeniden dağıttıkları konusunda büyük farklılıklar gösteriyor.
Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinde yeniden dağıtım düzeyinin genellikle daha düşük olduğuna dikkat çeken Bukowski, Polonya örneğini vererek, buradaki vergi sisteminin gerileyici bir nitelik taşıdığını, yani zenginlerin gelire oranla yoksullardan daha az vergi ödediğini belirtiyor. Çoğu sosyal politikanın da gelirleri tam anlamıyla eşitlemeyecek şekilde tasarlandığına işaret ediyor.
İtalya dikkate alınmadığında, Avrupa'nın en büyük dört ekonomisi olan İspanya (yüzde 5), Almanya (yüzde 4,9), Birleşik Krallık (yüzde 4,9) ve Fransa (yüzde 4,9)ultra zengin kesimin gelirdeki payı açısından birbirine yakın bir tablo çiziyor. İrlanda da yüzde 4,8 ile bu grubun hemen ardında yer alarak Avrupa ortalaması olan yüzde 4,5'in biraz üzerinde kalıyor.
Gelir payının en düşük olduğu ülkeler arasında ise Hollanda yüzde 1,6 ile başı çekiyor. Ardından Kıbrıs (yüzde 2,2), Karadağ (yüzde 2,3), Slovenya (yüzde 2,3), Belçika (yüzde 2,3), Arnavutluk (yüzde 2,4) ve Letonya (yüzde 2,4) gibi ülkeler geliyor. Bu ülkelerin tamamında en zengin yüzde 0,1'lik kesimin gelir payı yüzde 2,5'in altında seyrediyor.
Tarihsel Eğilimler ve Gelecek Beklentileri
Tarihsel verilere bakıldığında, Avrupa'da en zengin yüzde 0,1'lik kesimin gelirden aldığı payda önemli değişimler gözlemleniyor. 1940'larda bu oran yaklaşık yüzde 6,43 iken, 1980'lerin başına gelindiğinde yüzde 2,7'ye kadar geriledi. 2000'li yılların ortasında tekrar yükselişe geçen oran, finansal kriz sonrası dönemde düşüş gösterdi. 2010'dan bu yana ise yüzde 4,54 civarında daha istikrarlı bir seyir izliyor.
Roma Tre Üniversitesi'nden Dr. Salvatore Morelli, üst gelir gruplarının payının bazı ülkelerde daha yüksek olmasının, 1990'lardaki ekonomik dönüşümlerle birlikte ücretlerin, işletme gelirlerinin ve sermaye sahipliğinin daha yoğunlaşmasını kısmen yansıtabileceğini belirtiyor. Ancak bu farklılıkların, emeklilik sistemleri, vergi beyannamesi kuralları, kayıt dışılık ve sermaye gelirlerinin kayıt altına alınmasındaki farklılıklardan da kaynaklanabileceğini ekliyor.
İlgili Haberler

Japonya Enflasyonu Düşüşte, Merkez Bankası Faiz Artışı Uzaklaşıyor
22 May, 12:03·yaklaşık 2 saat önce
Warsh Dönemi Başlıyor: Yüksek Faiz Beklentisi
22 May, 11:47·yaklaşık 3 saat önce