ABD istihdam verileri sonrası faiz artışı beklentisi zayıfladı

ABD'de istihdam artışının 29 binde kalması ve işsizliğin %4,2'ye çıkması, Fed'in ekim ayında faiz artırma ihtimalini piyasalarda düşürdü.

Jurgen Goldmeier ·

ABD istihdam verileri sonrası faiz artışı beklentisi zayıfladı

İstihdam piyasasında yavaşlama sinyalleri

ABD Çalışma Bakanlığı tarafından açıklanan son veriler, işverenlerin geçtiğimiz ay yalnızca 29 bin kişilik yeni istihdam sağladığını ortaya koydu. Ekonomistlerin 90 bin civarındaki beklentisinin oldukça altında kalan bu rakam, iş gücü piyasasındaki ivme kaybına işaret ediyor. İşsizlik oranı ise bir önceki aya göre yükselerek yüzde 4,2 seviyesine ulaştı.

Ağustos ayına ait istihdam verilerinde yapılan aşağı yönlü revizyonlar, ekonomik tablonun beklenenden daha zayıf olduğunu gösteriyor. Bu durum, merkez bankası yetkililerinin faiz politikalarını belirlerken dikkate aldığı temel göstergelerden birinin zayıfladığı anlamına geliyor. Politika yapıcılar, daha önce yaptıkları açıklamalarda faiz artışlarının devamı için istihdamın sıkı para politikasına uyum sağlaması gerektiğini vurgulamıştı.

Ekim ayı beklentileri değişiyor

İstihdam raporunun ardından faiz vadeli işlemleri, ekim ayında bir faiz artışı gerçekleşme ihtimalinin yüzde 20'nin altına gerilediğini gösteriyor. Veri öncesinde bu oran yüzde 25 seviyelerinde seyrediyordu. Ancak piyasa aktörleri, aralık ayı için beklentilerini korumaya devam ediyor; vadeli kontratlar yılın son ayında bir artış ihtimalini yüzde 90 civarında fiyatlıyor.

Merkez bankası yetkilileri, enflasyonist baskıların devam etmesi ve istihdamın dirençli kalması durumunda yıl içinde yeni bir faiz artışının olası olduğunu belirtmişti. Mevcut veriler, bankanın faiz artış takvimini yeniden değerlendirmesine neden olabilir. Bu gecikme, kredi maliyetlerinin artış hızını yavaşlatarak hanehalkı ve şirketler üzerindeki baskıyı kısa vadede hafifletebilir.

Enflasyon ve belirsizlik faktörü

Enflasyonla mücadele, merkez bankasının temel önceliği olmaya devam ediyor. Yetkililer, küresel jeopolitik gerilimlerin ve enerji kaynaklı şokların fiyat artışlarını tetikleyebileceği konusunda uyarıyor. İstihdamdaki son yavaşlamanın kalıcı bir trend mi yoksa geçici bir duraklama mı olduğu ise henüz netlik kazanmadı.

Önümüzdeki dönemde açıklanacak veriler, eylül ayındaki zayıflığın genel bir soğuma mı yoksa istisnai bir durum mu olduğunu belirleyecek. Eğer istihdamdaki zayıflık teyit edilirse, merkez bankası ekim ayında faizleri sabit tutarak enflasyonun seyretmesini bekleyebilir. Ancak enflasyonist riskler sürerse, aralık ayında faiz artışı seçeneği masadaki yerini koruyacaktır.

Bu belirsizlik ortamı, küresel piyasalarda doların seyri ve borçlanma maliyetleri üzerinde etkili olmaya devam ediyor. Yatırımcılar, merkez bankasının veriye dayalı esnek yaklaşımını izleyerek yıl sonu stratejilerini şekillendirmeyi sürdürüyor.

More stories

Son haberler