NATO’da 2029 yol haritası: İttifakın Rusya stratejisinde öne çıkan 5 madde
NATO üyeleri, 2029’a kadar Rusya’ya karşı savunma kapasitesini belirleyecek yeni hedefleri görüşmeye hazırlanıyor.

NATO yetkililerine göre, 32 müttefik 2029 savunma ihtiyaçlarını görüşecek; ABD'nin Avrupa'daki askeri katkısının kapsamı ise belirsiz.
Mevcut ve eski NATO yetkilileri ile diplomatlardan oluşan 15 kişinin değerlendirmeleri, müzakerelerin asker ve teçhizat paylaşımının ötesine uzanacağını gösteriyor. Masada, Avrupa'nın üstleneceği görevler, savunmada coğrafi öncelikler ve insansız araçlarla geleneksel silahlar arasındaki yatırım dengesi bulunuyor.
Avrupalı yetkililer, Rusya'nın 2029 itibarıyla ittifak üyelerinden birine saldırı düzenleyebilecek askeri kapasiteyi edinebileceği uyarısını yapıyor. Bu değerlendirme, olası kapasiteye ilişkin bir uyarı niteliğinde; saldırı kararı alındığı veya böyle bir saldırının kesinleştiği anlamına gelmiyor.
ABD katkısındaki belirsizlik Avrupa'yı zorluyor
Yetkililerin aktardığına göre, ABD Başkanı Donald Trump yönetimi Avrupa'da konuşlu Amerikan kuvvetlerini azaltma seçeneğini değerlendiriyor. Pentagon'un kuvvet değerlendirmesinin aralıkta açıklanması bekleniyor; ancak bu takvimin hangi yıla ait olduğu belirtilmiyor.
Aynı değerlendirmelerde, Washington'ın daha önce bombardıman ve savaş uçakları, insansız araçlar ve çeşitli deniz unsurlarını NATO'ya tahsis edilebilir kaynaklardan çıkardığı aktarılıyor. Yetkililer, Amerikan katkısının netleşmemesinin görüşmelerin takvimini etkileyebileceğini ve ağır hava taşımacılığına erişimi güçleştirebileceğini belirtiyor.
NATO'da geçmişte üst düzey görevler üstlenen Camille Grand'a göre, önce ihtiyaçların belirlendiği, ardından açıkların Amerikan kapasitesiyle kapatıldığı düzen artık güvence altında değil. Bu nedenle Avrupa'nın sorumluluğu, bütçeleri büyütmenin yanında eksik askeri işlevleri hangi araçlarla karşılayacağını belirlemeyi de içeriyor.
Yetkililerin anlattığı mevcut çerçevede, geniş ölçekli harekâtların dışında ittifak sınırları ötesindeki krizler için 18 ilave tugay öngörülüyor; her tugay yaklaşık 5.000 askerden oluşuyor. Avrupa'ya daha fazla sorumluluk verilmesi yönündeki Amerikan baskısıyla, bu görevler için hesaplanan kuvvet ihtiyacının azaltılması veya kaldırılması tartışılabilir.
Müzakerelerde değerlendirilen seçeneklerden biri, ülkelere belirli silahları edinme şartı yerine yerine getirmeleri gereken askeri görevleri tanımlamak. Yetkililere göre bu yöntem, Tomahawk tedarik edemeyen Avrupalı müttefiklerin daha düşük maliyetli çözümler üzerinde çalışmasına alan açabilir.
Doğu kanadı ile güneyin öncelikleri
Rusya'nın Ukrayna'ya karşı 2022'de başlattığı geniş ölçekli işgal, NATO'nun savunma gündeminde doğu kanadını öne çıkardı. Arktik'teki faaliyetler de planlama tartışmalarına girerken, güneydeki ve güneydoğudaki bazı müttefikler kendi güvenlik ihtiyaçlarına yeterli ağırlık verilmediğini düşünüyor.
Bu ülkelerin gündeminde Libya'daki Rus paralı askerleri, göç hareketlerinin baskı amacıyla kullanılabilmesi, denizaltılar ve Karadeniz'deki gemileri hedef alan insansız hava araçları bulunuyor. Yetkililerin aktardığı tartışma, tüm yönlerden gelebilecek tehditleri dikkate alma ilkesiyle sınırlı kaynakların bölgelere dağıtılması arasındaki dengeye odaklanıyor.
İnsansız sistemler doktrin sınavına giriyor
Yetkililere göre müttefikler, insansız hava, deniz ve kara sistemlerine yatırımı artırmayı planlıyor. İngiltere'nin otonom deniz araçlarını içeren filo yaklaşımı ile Almanya'nın özel bir insansız hava aracı alayı kurma planı, bu arayışın örnekleri arasında yer alıyor.
Ancak insansız sistemlere ayrılacak kaynak, tanklardan ve topçudan vazgeçilmesi anlamına gelmiyor. Müzakerelerde, personel bulmakta yaşanan güçlüklerle birlikte yeni teknolojilerin hangi görevleri üstlenebileceği ve geleneksel kapasitenin ne ölçüde korunacağı ele alınacak.
Ukrayna ile daha yakın askeri ve sanayi işbirliğini destekleyen ülkeler, savaş tecrübesini ve Delta muharebe yönetim sistemi dahil geliştirilen teknolojileri öne çıkarıyor. Buna karşılık diğer müttefikler, Ukrayna'daki koşulların NATO'nun hava üstünlüğüne, süratli manevraya ve uzak mesafeden hassas vuruşa dayanan yaklaşımından ayrıldığına işaret ediyor.
İttifakın en üst düzey askeri komutanı General Alexus Grynkewich, Avrupa Parlamentosu'ndaki konuşmasında Ukrayna'dan öğrenilecek dersler bulunduğunu, ancak aynı savaş biçiminin NATO için hedef olmadığını belirtti. Amerikan katkısı azalırsa Avrupa'nın kapasite açıklarını kapatması gündeme gelecek; katkı korunursa görüşmeler görev paylaşımı ve teknoloji tercihlerine odaklanabilecek.
More stories
- Yunanistan AB dışı yatırımcılara yüzde 15 konut vergisi planlıyor
- Doğu Akdeniz ve Ege'de kararlılık mesajı: Atina ve Rum yönetimine net sınır çizildi
- Arnavutluk'taki protestoların altıncı gününde 272 kişi yaralandı
- Fransa'da şiddet dalgasına Macron'dan tepki: Yağmacılara yargı önünde hesap sorulacak
- Japonya'da ağır iş kazalarının %31,3'ünü yaşlı çalışanlar oluşturdu
- Avrupa sokakları neden karıştı? 5 ülkedeki kitlesel protestoların perde arkası
- Avrupa neden daha geniş bir savaşa hazırlanıyor?
- ABD'nin “Güney Mızrağı” operasyonu BM raporunda

