İçeriğe geç
Dış Politika

Avrupa sokakları neden karıştı? 5 ülkedeki kitlesel protestoların perde arkası

Fransa, İspanya, İtalya, Portekiz ve Arnavutluk’ta binlerce kişi sokaklara çıktı.

Atlas Newsdesk
Avrupa sokakları neden karıştı? 5 ülkedeki kitlesel protestoların perde arkası

Avrupa'da protestolar, 17-18 Ekim'de eğitim, konut ve ücret taleplerini öne çıkarırken beş ülkede hükümetlerden farklı adımlar istendi.

Fransa, İspanya, İtalya, Portekiz ve Arnavutluk'taki eylemlerde öğrenciler, çalışanlar ve kiracılar farklı sorunları gündeme taşıdı. Gösteriler ortak bir örgütlenmeye dayanmıyor; talepler bazı ülkelerde kamu hizmetlerine ve gelirlerin artırılmasına odaklanırken Arnavutluk'ta doğrudan hükümetin görevden ayrılması isteniyor.

Öğrencilerin talepleri hükümetlere yöneliyor

Fransa'da eylül sonunda Paris'in kuzeyindeki liselerde başlayan eylemlerin gündeminde öğretmen kadrolarındaki boşluklar, dersliklerin durumu ve yükseköğretime geçişteki belirsizlikler vardı. Daha sonra geçim sıkıntısını gündeme getiren kesimler de gösterilere katıldı; böylece okullardaki koşullarla başlayan itirazlara ücret ve emeklilik talepleri eklendi.

İçişleri Bakanlığı, 17 Ekim'deki gösterilere katılımı en az 550 bin kişi olarak bildirdi; ülke çapındaki eylemler başlangıçtaki lise protestolarından daha geniş bir katılıma ulaştı. Genel İş Konfederasyonu (CGT), öğrencileri desteklerken çalışanların ve emeklilerin gelirlerinin artırılmasını, fiyatlara karşı önlem alınmasını istedi.

Fransa hükümeti, öğretmen ihtiyacı için 3 bin ilave yedek öğretmen görevlendirilmesini kararlaştırdı; bunun mevcut açığın ne kadarını karşılayacağı belirtilmedi. Gelecek yıl uygulanması öngörülen bazı üniversite kayıt zamlarından da vazgeçildi, ancak bu kararlar göstericilerin gelirler ve yaşam maliyetlerine ilişkin taleplerini kapsamıyor.

Arnavutluk'ta ise öğrencilerin 13 Ekim'de başlayan eylemlerinde eğitim koşulları ve istihdamın yanı sıra yolsuzlukla mücadele talepleri yer aldı. Başkent Tiran'daki Eğitim Bakanlığı çevresinde toplanan göstericiler, Başbakan Edi Rama'nın görevden ayrılmasını istedi; protestolar başkent dışındaki kentlere de yayıldı.

Kiracılar tahliyelere ve zamlara karşı

İspanya'daki gösterilerde Madrid'de yaşayan 87 yaşındaki Maricarmen Abascal'ın tahliyesi öne çıktı. Abascal'ın 23 Eylül'de evinden çıkarılmasının ardından düzenlenen eylemlerde kiracılar, başka bir barınma seçeneği sunulmadan tahliye yapılmamasını ve kira artışlarına sınır getirilmesini talep etti.

Göstericilerin istekleri yalnızca tahliye uygulamalarıyla sınırlı değil; kısa dönemli kiralama faaliyetlerinin daha sıkı denetlenmesi ve konut yatırımı yapan fonlara sınırlamalar getirilmesi de gündemde. Madrid'deki Puerta del Sol Meydanı'nda çadır kuran katılımcılar eylemlerini sürdürürken başka kentlerde de protestolar düzenlendi.

Portekiz'de Lizbon, Porto ve Coimbra'daki gösterilerde barınma giderleriyle ücretler birlikte ele alındı. Sendika konfederasyonu CGTP'nin desteklediği eylemlerde katılımcılar, ücretlerin ve emekli gelirlerinin yükseltilmesini, kamu hizmetlerine daha fazla kaynak verilmesini ve geçim yükünü azaltacak önlemler alınmasını istedi.

Hükümet ile sendikanın açıklamaları farklı tutumlara işaret ediyor: Parlamento İşleri Bakanı Carlos Abreu Amorim, yönetimin sokak baskısına göre karar vermeyeceğini belirtti. CGTP Genel Sekreteri Tiago Oliveira ise taleplerin karşılıksız kalması durumunda genel grev seçeneğini gündemde tuttuklarını söyledi.

İtalya ve Arnavutluk farklı yanıtlar arıyor

İtalya'nın kuzeyindeki Milano, Bologna, Torino, Brescia ve Bergamo'da düzenlenen eylemlerde katılımcılar gelirlerinin yükselen harcamaları karşılamadığını dile getirdi. Akaryakıt giderleri ve kamu hizmetlerindeki sorunlar da protestoların gündemindeydi; Başbakan Giorgia Meloni, gösteriler sırasında yaşanan şiddeti kınadı.

Meloni hükümeti, gelişmeleri görüşmek için 19 Ekim'de toplantı yapılacağını duyurdu; açıklanan gündem, henüz belirli bir ekonomik önlem taahhüdü içermiyor. Arnavutluk'ta muhalefetteki Demokrat Parti ise öğrencilere destek vererek geçici yönetim oluşturulmasını ve seçimin erkene alınmasını istedi.

Rama, istifa talebini kabul etmedi ve gösterilerin Avrupa Birliği üyelik sürecini riske attığını savundu; protestolarda dış aktörlerin rol oynadığı iddiasını da ileri sürdü. Bu iddiayı destekleyen kanıt sunulmazken hükümetin 2030 üyelik hedefi, tartışmanın iç siyasetin ötesindeki boyutunu oluşturuyor.

Portekiz'de sendikanın koşullu grev açıklaması, İtalya'da hükümetin toplantısı ve Fransa'da eğitim kararlarının uygulanması, tarafların açıkladığı somut takip başlıkları arasında bulunuyor. Ancak ülkeler arasında ortak bir müzakere veya çözüm takvimi yok; kira düzenlemeleri, kamu hizmetleri ve hükümet değişikliği talepleri ayrı siyasi süreçlerde ele alınıyor.

More stories

Son haberler