İçeriğe geç
Dış Politika

Longyearbyen 2.600 sakini için içme suyu yasağını sürdürüyor

Longyearbyen’de eriyen donmuş toprak ve kayalar şebeke suyuna ağır metal karıştırdı, 2.600 kişilik kasabada su içmeme uyarısı sürüyor.

Longyearbyen 2.600 sakini için içme suyu yasağını sürdürüyor

The Guardian'ın 19 Ekim tarihli haberine göre Longyearbyen lokalstyre, ağır metallerin içme suyu limitlerini aşması üzerine 2.600 sakine yönelik su içmeme uyarısını sürdürdü.

Haberde, Longyearbyen'in küresel ortalamanın beş ila yedi katı hızla ısınması ve sonbahar sıcaklıklarının on yılda 4 santigrat dereceye varan oranda artması nedeniyle bu durumun Norveç'in ötesinde de önem taşıdığı belirtildi.

Norveç'in Svalbard takımadalarında ve Kuzey Kutbu'ndan yaklaşık 800 mil uzaklıkta yer alan kasaba, ana su ihtiyacını yaklaşık 1,5 mil, yani 2,5 kilometre uzunluğundaki bir baraj gölü olan Isdammen'den karşılıyor.

The Guardian'ın aktardığı araştırmacılar, kirliliği eriyen permafrost ve yerel jeolojiyle ilişkilendirdi. Permafrost, mevsimsel olarak eriyen yüzey tabakası hariç, yıl boyunca donmuş kalan topraktır.

University Centre in Svalbard'da Arktik jeoloji doçenti ve permafrost uzmanı olan Marjolaine Verret The Guardian'a, "Eriyen permafrost ile pirit ya da 'aptal altını' adı verilen bir mineral içeren killi şist ana kayasının birleşimi, su kaynağının kirlenmesine yol açıyor," dedi.

Verret, piritin su ve oksijene maruz kaldığında oksitlenerek asit üretebileceğini söyledi. "Oluşan asit artık bu kayalardaki ağır metalleri çözerek su yollarına sızdırabiliyor. Burada, Longyearbyen'de yaşadığımız sorun manganez, ancak kayalardan başka kirleticiler de sızabilir."

The Guardian'a göre mahalle sakinleri ilk olarak Eylül 2025'te, şebekedeki manganez miktarının Norwegian Institute of Public Health tarafından tavsiye edilen litre başına 50 mikrogramlık sınırın 25 katına çıkması üzerine uyarıldı. Belediye Başkanı Terje Aunevik, su kalitesinin uzun süredir tortulardan etkilendiğini ancak manganez seviyelerinin "fırladığını" söyledi.

Acil durum önlemleri arasında, sakinlerin bir süpermarkette kaplarını doldurabilecekleri, yerel bira fabrikası tarafından filtrelenen ücretsiz arıtılmış suyun bulunduğu merkezi bir depo yer aldı. Belediye ayrıca su kalitesine ilişkin bir soruşturma başlattı.

Manganez seviyeleri o tarihten bu yana düştü, ancak bu yılın başlarında sülfat ve nikel tavsiye edilen içme suyu limitlerinin üzerinde tespit edildi ve bu nedenle uyarı geçerliliğini koruyor. Aunevik, manganez seviyelerinin "tehlikeli olmadığını" belirtti ancak hükümet yönergelerine uyulması gerektiğini de sözlerine ekledi.

The Guardian, yüksek manganez seviyelerine uzun süre maruz kalmanın özellikle çocuklar ve bebekler için nörolojik sorunlara yol açabileceğini bildirdi. Haberde sülfat veya nikel için güncel değerlere yer verilmedi ve kasabanın geçici düzenlemelerinin ne kadar sürdürülebileceği henüz belirsizliğini koruyor.

Gazetenin aktardığı bilim insanları, Longyearbyen'in benzer bir jeolojinin eriyen donmuş toprakla buluştuğu diğer Arktik yerleşimleri için bir uyarı niteliği taşıyabileceğini söyledi. Verret, "Bu unsurlar [pirit ve ağır metaller açısından zengin ana kaya] ve eriyen permafrost Arktik'in diğer bölgelerinde de mevcut; dolayısıyla bu, örneğin kuzey Kanada ve Alaska'da iklim değişikliğinin tatlı suları nasıl etkileyebileceğinin ilk örneği olabilir," dedi.

Aunevik, "tamamen yeni bir ana su şebekesinin" gerekebileceğini söyledi. Değerlendirilen seçenekler arasında Isdammen'e filtreleme eklenmesi ve tuzdan arındırmanın yedek olarak kullanılması ya da tuzdan arındırmanın ana sistem haline getirilmesi yer alıyor; Aunevik her iki seçeneği de Svalbard'ın soğuk koşullarında aşırı pahalı ve teknik açıdan zor olarak nitelendirdi.

Kaynak: haber makalesi, The Guardian, 19 Ekim 2026.

More stories

Son haberler