NATO krizi kapıda: Trump’ın İran öfkesi ittifakı tehdit ediyor

NATO krizi riski, İran snapback yetkisi tartışması ve Ekim’de silah ambargosunun bitişiyle artıyor; ABD-Avrupa hattında uyum sınanıyor.

Cuneyd Erdogan ·

NATO krizi kapıda: Trump’ın İran öfkesi ittifakı tehdit ediyor

Avrupalı diplomatik kaynaklar, ABD’de Donald Trump’ın yeniden seçilmesi halinde NATO içinde İran yaptırımları üzerinden sert bir kurumsal kriz çıkabileceğini değerlendiriyor. Riskin odağında, Birleşmiş Milletler (BM) yaptırımlarını “snapback” mekanizmasıyla yeniden devreye sokma yetkisinin kimde olduğu tartışması var. Bu başlık, yalnızca İran politikasını değil, transatlantik karar alma düzenini ve ittifak içi güveni de etkileyen bir test alanına dönüşüyor.

Tartışmanın hukuki zemini 2015 tarihli Kapsamlı Ortak Eylem Planı (KOEP) ve bu anlaşmayı onaylayan BM Güvenlik Konseyi kararına dayanıyor. KOEP’teki “snapback” mekanizması, anlaşmanın imzacılarına İran’ın yükümlülüklerini ihlal ettiğini düşündüklerinde BM yaptırımlarını tek taraflı biçimde geri getirme imkânı tanıyor. Ancak ABD, Trump yönetimi döneminde 2018’de KOEP’ten tek taraflı çekildiği için Avrupa tarafı Washington’un artık “imzacı” sayılmadığını ve bu aracı kullanamayacağını savunuyor.

İngiltere, Fransa ve Almanya’dan oluşan E3, ABD’nin snapback’i işletmesinin anlaşmayı fiilen bitirebileceğini ve Avrupa’yı uluslararası alanda zor bir pozisyona itebileceğini düşünüyor. Washington ise KOEP’i onaylayan BM Güvenlik Konseyi kararının ABD’ye bu hakkı verdiği görüşünde. Bu ayrışma, aynı yaptırım rejimine farklı hukuki yorumlarla yaklaşan müttefiklerin, sahada ve finansal sistemde uyumlu hareket etmesini zorlaştırıyor.

Zaman baskısı Ekim ayında artıyor çünkü İran’a yönelik BM silah ambargosunun bu ay sona ermesi bekleniyor. ABD ambargonun uzatılmasını istiyor, ancak bu talebin BM Güvenlik Konseyi’nde Rusya ve Çin tarafından veto edilmesi olasılığı konuşuluyor. Bu tablo, Washington’un “B planı” olarak snapback seçeneğini daha güçlü biçimde gündeme taşımasına yol açıyor.

Diplomatik kaynaklar, Trump’ın Avrupalı müttefiklerin tutumunu İran’a karşı “azami baskı” yaklaşımını zayıflatan bir çizgi olarak gördüğünü ve bu nedenle gerilimin kişisel ve siyasi bir boyut kazandığını aktarıyor. Avrupa başkentleri, ikinci bir Trump döneminde bu anlaşmazlığın NATO’nun işleyişine sıçrayabileceği ve ABD’nin ittifaka bağlılığını daha açık biçimde tartışmaya açabileceği ihtimalini izliyor.

İran yaptırımları üzerinden başlayan hukuki yetki kavgası, sonuçları güvenlik mimarisine uzanan bir güven ve koordinasyon sorununa dönüşme riski taşıyor.

Arka planda KOEP, İran’ın nükleer programını sınırlama karşılığında yaptırımların kaldırılmasını hedefleyen bir çerçeve olarak tasarlandı ve snapback, ihlal iddialarında hızlı geri dönüş mekanizması olarak kurgulandı. ABD’nin 2018’de anlaşmadan çekilmesi, “anlaşmadan çıkan taraf snapback kullanabilir mi” sorusunu merkezde bıraktı. Bugün tartışma, BM kararlarının yorumu, müttefikler arası yaptırım uyumu ve NATO içinde siyasi güven başlıklarını aynı anda etkileyen bir dosya haline geldi.

Olası Etkiler

Ülke Etkisi: Gelişme, ABD-Avrupa ilişkilerinde yaptırım hukuku ve BM kararlarının yorumu üzerinden yeni bir gerilim alanı açabilir. Avrupa hükümetleri, NATO içi uyum ile İran dosyasında diplomatik çizgi arasında daha görünür bir denge kurmak zorunda kalabilir.

Sektör Etkisi: Enerji, sigorta, denizcilik ve bankacılık gibi yaptırım uyumuna hassas sektörlerde, ABD ve AB yaklaşımı ayrışırsa uyum maliyetleri ve hukuki riskler artabilir. Şirketler, sözleşme ve ödeme akışlarında ikili yaptırım rejimlerine göre yeniden yapılandırma ihtiyacıyla karşılaşabilir.

Piyasa Etkisi: Yaptırım belirsizliği, petrol arzı ve taşımacılık risk primi kanalıyla emtia fiyatlamasını etkileyebilir. Transatlantik siyasi risk algısı, savunma ve enerji hisseleri ile kredi risk primleri üzerinden fiyatlamalara yansıyabilir.

More stories