İran Genelkurmayı: ABD'ye tarihi bir ders vereceğiz
İran Genelkurmayı, ABD’nin olası kara harekâtına karşı topyekûn savaşa hazır olduğunu açıkladı; gerilim ve risk primi kanalları öne çıktı.
Cuneyd Erdogan ·

İran Genelkurmay Başkanlığı, ABD’nin olası bir kara harekâtına karşı “topyekûn kara savaşına hazır” olduğunu açıkladı ve böyle bir senaryoda ABD kuvvetlerine “tarihi bir yenilgi” yaşatacağını söyledi. Açıklamayı Genelkurmay Sözcüsü Tuğgeneral Ebulfazl Şikarçi devlet televizyonunda yaptı. Mesaj, iki ülke arasındaki gerilimin vekil unsurlar ve sınırlı operasyonlar çizgisinden daha doğrudan, konvansiyonel çatışma riskine kayabileceği endişesini büyüttü.
Şikarçi, ABD’nin İran’a dönük yaklaşımında “stratejik yanlış hesap” yaptığını savundu. İran’ın iç yapısı ve liderlik dinamikleri konusunda Washington’ın “cehalet” içinde olduğunu ileri sürdü. Devrim Rehberi Ayetullah Ali Hamaney’in hedef alınması halinde ülkenin “lidersiz kalacağı” varsayımını gerçekçi bulmadığını söyledi.
İranlı sözcü, ABD’yi “ciddi savaş suçları” işlemekle de suçladı. İddiaya göre ABD güçleri Minab kentinde bir okulu Tomahawk füzeleriyle vurdu ve 160’tan fazla çocuk öldü. Metinde bu iddiaları doğrulayan bağımsız bir kaynak yer almıyor; buna rağmen Tahran’ın söylemi, çatışmayı “meşru müdafaa” çerçevesine oturtma ve uluslararası kamuoyunda meşruiyet arama çizgisiyle uyumlu görünüyor.
Şikarçi, İran’ın “savaş kışkırtıcılığı yapmadığını”, saldırıya karşılık verdiklerini belirtti. Bu vurgu, İran’ın kriz dönemlerinde sık kullandığı caydırıcılık dilinin parçası olarak okunuyor. Aynı zamanda psikolojik harp unsurlarıyla, ABD’nin karar alma süreçlerinde maliyet algısını yükseltmeyi hedefleyen bir iletişim stratejisi izleniyor.
Sözcü, ABD’nin bölgedeki askeri varlığına dönük tehditlerini yineledi ve geçmişte bölgedeki Amerikan üslerini vurduklarını, askerlerin bu üsleri terk etmek zorunda kaldığını söyledi. ABD’nin kara savaşı kabiliyetine meydan okurken, Amerikan askerlerinin sivilleri “canlı kalkan” olarak kullandığını iddia etti. ABD güçlerinin kayıptan kaçınmak için ticari liman, fabrika, otel ve ofis gibi sivil alanlarda saklandığını öne sürdü.
İran tarafı, olası bir kara muharebesinde bu tür sığınakların işe yaramayacağını ve bu senaryoya karşı “çok güçlü hazırlık” yaptıklarını vurguladı. Bu çerçeve, İran’ın asimetrik savaş doktriniyle uyumlu bir sinyal seti veriyor: konvansiyonel üstünlüğü olan rakibe karşı yıpratma, psikolojik baskı ve bölgesel ağlar üzerinden maliyet üretme. Retoriğin sertleşmesi, diplomatik kanalların manevra alanını daraltırken, yanlış hesaplama veya provokasyon kaynaklı tırmanma riskini de artırıyor.
Olası Etkiler
Ülke Etkisi: Sertleşen söylem, İran’ın güvenlik gündemini iç siyasette daha merkezi hale getirebilir ve kriz yönetiminde askeri kurumların ağırlığını artırabilir. Meşru müdafaa vurgusu, dış politikada diplomatik pozisyonlamayı ve olası müzakere çerçevelerini etkileyebilir.
Sektör Etkisi: Bölgesel çatışma riski algısı, enerji, lojistik ve sigorta sektörlerinde operasyonel planlamayı ve risk primlerini etkileyebilir. Savunma ve siber güvenlik alanlarında tedarik, koruma ve süreklilik yatırımlarına dönük talep kanalları güçlenebilir.
Piyasa Etkisi: Tırmanma riski, jeopolitik risk primi üzerinden emtia fiyatları, navlun ve sigorta maliyetleri kanalıyla piyasalara yansıyabilir. Bölgeye maruz varlıklarda oynaklık artışı, güvenli liman talebi ve kur/ faiz beklentilerinde yeniden fiyatlama mekanizmalarını tetikleyebilir.