NATO’dan Türkiye savunma sanayisine stratejik övgü geldi
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, ittifakın savunma sanayisi üretimini artırma hedefinde Türkiye’nin bir model olduğunu belirtti.

Türkiye'nin Rolü Temmuz Zirvesi'nde Masada
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Ankara temasları sırasında yaptığı açıklamalarda, Türkiye'nin savunma sanayisindeki atılımlarının tüm ittifak için bir örnek teşkil ettiğini vurguladı. Rutte, artan küresel tehditler karşısında NATO'nun üretim kapasitesini hızla artırması gerektiğini belirtti.
Bu stratejik hedefe ulaşmada Türkiye'nin kaydettiği ilerlemenin önemli dersler içerdiğini ifade eden Rutte, bu konunun Temmuz ayında Washington'da düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi'nin ana gündem maddelerinden biri olacağını açıkladı. Genel Sekreter, ASELSAN ziyareti sırasında Türkiye'nin son yıllarda bir "savunma sanayisi devrimi" yaşadığını ve bu dönüşümün merkezinde ASELSAN gibi kurumların yer aldığını söyledi.
"Alaska'dan Ankara'ya Entegre Sanayi Üssü"
Rutte, NATO'nun gelecekteki savunma vizyonunun, üyeler arasında tam entegrasyon gerektirdiğine dikkat çekti. "Kelimenin tam anlamıyla Alaska'dan Ankara'ya kadar uzanan bir savunma sanayisine ihtiyacımız var" diyerek, transatlantik endüstriyel iş birliğinin önemini ortaya koydu.
Genel Sekreter, müttefiklerin birlikte üretmeye, birlikte yenilikler yapmaya ve birbirlerinden alım yapmaya devam etmesi gerektiğini savundu. Bu yaklaşımın hem kolektif güvenliği artıracağını hem de üye ülkelerin ekonomilerine katkı sağlayacağını belirtti. Rutte, ASELSAN'ın Polonya, Romanya, Arnavutluk ve Hırvatistan gibi diğer NATO üyeleriyle yürüttüğü faaliyetleri bu entegrasyon vizyonuna örnek gösterdi.
Rutte ayrıca, savunma sanayisinin geleceğinin genç mühendisler ve yenilikçi beyinler tarafından şekillendirileceğini ifade etti. Türkiye'deki genç profesyonellerin bu alanda çalışmayı seçmelerinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, hükümetlerin ve şirketlerin eğitime yatırım yapmasının kritik olduğunu ekledi.
Artan Tehditlere Karşı Kolektif Sorumluluk
NATO Genel Sekreteri, Rusya, Çin ve İran kaynaklı tehlikelerin arttığı tehlikeli bir dünyada yaşandığını hatırlattı. Bu durumun, savunma yeteneklerinin sürekli olarak geliştirilmesini zorunlu kıldığını söyledi.
Rutte, NATO'nun caydırıcılığının ve savunma kapasitesinin somut bir örneği olarak, yakın zamanda İran tarafından fırlatılan ve Türk hava sahasına giren balistik mühimmatın başarıyla durdurulduğunu belirtti. Bu olayın, ittifakın Türkiye'yi ve tüm müttefikleri her türlü tehdide karşı korumaya hazır olduğunu gösterdiğini ifade etti.
Güvenliğin sağlanmasının yalnızca orduların görevi olmadığını, savunma sanayisi sektörünün de bu konuda büyük bir sorumluluğu bulunduğunu vurguladı. NATO üyelerinin savunma harcamalarını artırma taahhüdü sayesinde sektöre daha fazla kaynak aktarıldığını ve bunun olumlu bir gelişme olduğunu sözlerine ekledi. Rutte'ye göre bu kaynaklar, daha fazla ve daha iyi üretim için kullanılmalıdır.
More stories
- "Rencide oldum" demişti: AKP'li eski Bakan Yardımcısı fon soruşturmasında tutuklandı
- Edirne'de yabancı uyruklu 13 çocuk kayıp: Aile Bakanlığı açıklama yaptı
- AKP'nin hayalini Cemil Tugay gerçekleştirecek
- Özgür Özel'den Bahçeli'ye 'Yemen' yanıtı
- 12 yaşındaki çocuğu kolonyayla yaktılar
- Bahçeli'den Çağrı: Türkiye Suudi Arabistan'a askeri destek sağlasın
- Aziz İhsan Aktaş davasında 3 tahliye talebi
- Demirtaş ve Mızraklı: Tahliye için gün saymıyoruz
- Marmaray intiharları artıyor: 10 günde dördüncü vaka
- Erken seçim çağrısı: İYİ Parti’den hükümete baskı
Son haberler
- Marotta ABD denizaltı programı için yeni sözleşme imzaladı
- Skydance grubunun medya birleşmesi ABD denetimini sınıyor
- Petrol Fiyatlarındaki Gerileme Küresel Piyasaları Rahatlattı
- Güney Kıbrıs'ın 'Türkiye' şikayetleri sürüyor: AB'ye 'boru hattı' şikayeti
- İngiltere'de İran ve Rusya kaynaklı güvenlik tehdidi artıyor
- Karadeniz'de gemi saldırıları Bulgaristan sınırına dayandı
- İsveç'te hükümet kurma görüşmeleri tıkanıklıkla sonuçlandı
- Gears of War E-Day oyuncu sayısı verileri tartışma yarattı.

